Yeni neslin hayata bakışı

Abone Ol

Geleceğimizin teminatı olan gençlerimizi tanıyabilmemiz için önce gençlerimizin bilmemiz gerekiyor.
Gençliğini tanımayan bir millet geleceğini tehlikeye atar.

Her dönemde gençliğin sorunları dönemine göre farklılıklar gösterir.
Hem dönemin farklılıklarını bilmek hem de gençliğin dünyasını tanımak

her şey baş döndürücü bir hızla değişiyor.
Değişmeyen tek şeyin değişim olduğunu görüyoruz.
Bu değişim çarkı içerisinde

Çağa ve yeniliklerde en rahat uyum sağlayan gençler olduğuna göre, ortaya koymaya çalışalım.

1-) Sorumsuz ve ilgisiz tavırları:

Bugünün gençliğinin büyük çoğunluğu kendisine, ailesine, okuluna, işine karşı devamlı ”ilgisiz davranışlar sergiliyor.”

Önemli ve kale almıyor.

İşini yaparken "lakayt" davranıyor.

Futbolu, müziği, interneti ve eğlenceyi” çok ön planda tutuyor.

Sıradan davranışlarıyla, çalışıyor.
En önemlisi,

Yaptığı işi

İşiyle, geleceğiyle ilgili hep “kaçamak davranışlar içerisinde” oluyor.

Kitleleri yönlendirmeye yönelik yayınlar yapan "medyanın etki alanına
Ailesine, okuluna karşı oluyorlar.

birbirini tutmuyor.

Gerçek kimliklerini gizleyerek içerisinde oluyorlar.

Bu davranışlar onların "yalancı ve ikiyüzlü" olmalarına neden oluyor.

Bu durumu yüzdeye vuracak olsak, % 75'in üstünde olduğunu söyleyebiliriz.

2- ) Kolaycı tavırları:

Her şeyin kolayını ve ucuzunu tercih ediyorlar.
Yolda yürürken ayağına takılan engeli bile üşenip kaldırma külfetine girmiyor.
Eziyet çeker, zorlanır, kenarından geçer ama yine de o engeli kaldırmaya teşebbüs etmez bir nesil var karşımızda.
“Yalnız gençler değil, çağın insanı da zorlanmadan, alın teri dökmeden kolaycılığa kendini kaptırmış...

Teknolojinin hızıyla birlikte kolay yaşamayı, "köşe dönmeyi" yaşam tarzı haline getirmişler.

(Tabi bunun psikolojik ve sosyolojik nedenleri vardır, işin bu yönü ayrı bir konu…)
Günümüzün insanı kendini buldu.

Babaları, dedeleri gibi yokluk çekmediler, savaş görmediler.

Her şeyi kolay elde eden yeni nesil, kolay da harcıyor.

Yiyecek, giyecek özlemi çekmiyor.

Anne-baba hayatın bütün zorluklarına rağmen evlatlarına yokluk çektirmiyorlar.
"Biz çektik evlatlarımız çekmesinler" anlayışı,

3- ) Bütün idolleri futbol takıntısı:

Yeni neslin aşağı yukarı tüm dünyasını futbol dolduruyor diyebiliriz.

Futbol tutkusu normal spor tutkusu olmaktan çıkıp bir gencin dünyasını dolduran
Bu durum tesadüfen oluşan bir akım değildir.

Özellikle sistemler tarafından planlanan

Gençliğin enerjisini kanalize eden onların potansiyellerini kontrol altında tutan çok önemli bir "araç" olarak kullanılıyor.

Araçtan öteye, "amaç" haline dönüştü.
Genç ve dinamik insan potansiyeline sahip olan bizim gibi ülkelerin en çok başvurdukları oyalama taktiklerinden biri olan futbol, rejimlerin "can simidi" dir.
Futbol sayesinde gençleri oyalıyorlar.

Enerjilerini sahalarda coşturarak tüketiyorlar.

.”
Haksızlıklar ve keyfi uygulamalar karşısında genci tehlike safının dışında bırakıyorlar.
Bunun için de

Bu camianın insanlarını, sürekli gündemde tutarak gençlerin dünyalarını futbol ve futbolcularla dolduruyorlar.

Futbol ve futbolcularla oturup kalkan bir nesil, ne düşünebiliyor ne de etrafında olup biteni görebiliyor?
Genç dinamik beyinlerin enerjisi futbol sahalarında tüketilerek
Bu tutum öylesine yaygınlaştı öylesine tabi hale geldi ki; en küçük bir eleştiriye dahi tahammül edilemiyor.
Yeni nesil için futbol tutkunu olmak, takım tutmak “ bir kişilik, bir kimlik" meselesi haline geldi.

Takım tutmayan bir genç kendini toplumdan ve arkadaşlarından dışlanmış görüyor.
Genç, futbolla ve futbolcuların özel yaşantılarıyla kendini ispatlar duruma geldi.
Bu durum yalnız bizim ülkemizde değil, geri kalmış bütün ülkelerde uygulanan bir metot...

4-) Müzik ve eğlence tutkunluğu:

Her insanın müzik ve eğlenceye karşı bir zaafı vardır.

Müziği ve eğlenceyi sevmeyen insan çok azdır.

İnsanın hoşuna giden kişiyi dinlendiren bir tutkudur.
“ Meşru ve makul şartlar içerisinde” olduğu sürece de her insan yeri ve zamanı geldiğinde müziğini dinlemeli ve eğlencesini de yapmalıdır.

Ancak, müziği sürekli genç beyinlere pompalarsanız
Bugün yapılan da budur.

gündüzleri futbolla gencin beynini oyalamayı, geceleri de müzik ve eğlenceyle hayatını doldurarak

Bunun için de, futbolda olduğu gibi müzikte de sanatçıları cazibe merkezi haline getirip devamlı toplumun önünde tutuyorlar.
Gazetelerde, televizyonlarda, reklâmlarda sanatçı bay ve bayanlar,


Cinsellik, müzik, alkol ve eğlence birleşince gencin duygu dünyası cazibe merkezi haline getirilmiş oluyor.

Etrafında olup bitenden haberdar olabilir mi?

5-) Model alınacak önderlerin olmayışı:

Gençliğin yetişmesi, sağlıklı bir eğitimle birlikte "model alacağı" önderlerin de olmasına bağlıdır.
Yarım asırdan beri ülkemizde model olacak önderler pek yetişmiyor.

kendini dünyaya kabul ettirecek

Var olanlar da yeterli olmuyor.

Çok olacak ki birbirlerini destekleyebilsinler ve “kamuoyu oluşturabilsinler.”


Anne-baba okul ve toplum olarak gençliğe ne verirsek, karşılığında da ancak o kadarını alırız.

Bizlerin beklentileri çok ama, gençliğe verdiğimiz yeterli mi sorusunun karşılığı maalesef yok.

Elimizde, “zeki ve teknolojiyi çok iyi kullanabilen bir gençliğimiz var ama gereksiz şeylerle onları pasifize ettiğimizin farkında bile değiliz.
Hep sızlanıp söyleniyoruz ama söylemesini ve uygulamasını pek beceremiyoruz…

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }