Haberler

ABD-İsrail’in İran’a karşı savaşı başarısızlığa mahkûm

Ammiel Alcalay, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın başarısızlığa mahkûm olduğunu ifade etti. ABD’nin Irak ve Afganistan’da askerî üstünlüğe rağmen kalıcı sonuç elde edemediğini, aynı yaklaşımın İran’a karşı sürdürüldüğünü ve bunun da benzer bir başarısızlıkla neticeleneceğini söyledi.

Abone Ol

Ammiel Alcalay'ın Middle East Eye’da yayımlanan “ABD-İsrail’in İran’a karşı savaşı başarısızlığa mahkûm” başlıklı yazısında, ABD ve İsrail’in İran’a karşı yürüttüğü savaşın başarısızlığa mahkûm olduğunu ifade etti.

ABD’nin son yıllarda Irak ve Afganistan başta olmak üzere yürüttüğü savaşların kalıcı bir sonuç üretmediğini, bu süreçlerin askerî üstünlüğe rağmen siyasi ve stratejik başarısızlıkla neticelendiğini dile getirdi. Bu tabloya rağmen aynı yaklaşımın İran’a karşı sürdürüldüğünü, bunun da benzer bir sonuç doğuracağını söyledi. ABD’nin daha önce zayıf aktörlere karşı yürüttüğü savaşlarda dahi hedeflerine ulaşamadığını, İran gibi daha güçlü ve örgütlü bir yapıya karşı bunun daha açık bir başarısızlık riski taşıdığını belirtti.

ABD ve İsrail’in bu süreçte askerî söylemi sertleştirdiğini, ancak sahadaki gerçekliğin bu söylemi desteklemediğini ifade etti. İran’daki üst düzey isimlerin saldırılar sonrasında kamuoyu önünde görünmeye devam ettiğini ve bunun, hedef alınan yapının çöktüğü yönündeki iddialarla çeliştiğini söyledi. Çatışmanın bölgesel ölçekte genişleme potansiyeli taşıdığını ve mevcut yaklaşımın krizi derinleştirdiğini dile getirdi.

ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in İran’a yönelik saldırılarda “merhamet gösterilmeyeceği” yönündeki sözlerine yer vererek bu yaklaşımı aktardı. Pentagon’daki yolsuzlukları ifşa eden Wes J. Bryant’ın bu açıklamaları “kan dökme arzusu” olarak nitelediğini ve Hegseth’in göreve uygun olmadığını söylediğini belirtti. ABD’nin İran’daki Minab kentinde bir kız okuluna düzenlediği Tomahawk saldırısında en az 168 kız çocuğunun hayatını kaybettiğini, olayın ardından yardım için gelen bazı veli ve öğretmenlerin de yaralandığını ifade etti.

İsrail’in Lübnan’da iç savaş şartlarını zorladığını ve Beyrut’u Han Yunus’a benzetme tehdidinde bulunduğunu dile getirdi. Yerinden edilmiş aileler, sağlık çalışanları ve kurtarma ekiplerinin hedef alındığını söyledi. Gazze ve Batı Şeria’daki gelişmelerin uluslararası gündemde geri plana itildiğini, İsrail hapishanelerinde yaklaşık 10 bin Filistinlinin bulunduğunu ve Batı Şeria’da yerleşimcilerin Filistinlilere ait ev, araç ve hayvanlara yönelik saldırılarının sürdüğünü ifade etti.

15 Mart Pazar günü Gazze’de en az 13 Filistinlinin hayatını kaybettiğini, ölenler arasında Salah al-Din Caddesi’nde görev yapan dokuz polis ile Nuseirat’ta yaşayan Kamel Ayyash, hamile eşi Halima ve oğulları Ahmed’in bulunduğunu aktardı. Aynı gün Nablus’tan bayram alışverişinden dönen bir ailenin İsrail güçlerinin pususuna uğradığını, Ali ve Waad Bani Odeh ile çocukları Muhammed ve Osman’ın vurularak öldürüldüğünü, hayatta kalan iki çocuğun ise darbedildiğini söyledi. İran’ın direncinin, ABD ve İsrail’in askerî kapasitesine rağmen çatışmanın seyrini etkileyebilecek bir unsur olduğunu ifade etti.

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }