Türkiye Yapay Zekâ Eylem Planı (2026-2030), 18 Ağustos 2026 tarihli ve 33344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 2026/9 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi ile yürürlüğe girdi. Plan, 2021-2025 dönemini kapsayan Ulusal Yapay Zekâ Stratejisi’nin ardından Türkiye’nin önümüzdeki dört yıllık yeni yol haritasını oluşturuyor.

Irak geçit vermedi: Filistin Konvoyu Türkiye’ye döndü
Irak geçit vermedi: Filistin Konvoyu Türkiye’ye döndü
İçeriği Görüntüle

Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı koordinasyonunda kamu kurumları, özel sektör, üniversiteler ve sivil toplum kuruluşlarının iştirakiyle hazırlanan planın merkezinde “insan odaklılık, güvenilirlik, etik sorumluluk, dijital egemenlik ve sürdürülebilir kalkınma” ilkeleri bulunuyor. Genelgede yapay zekâ alanındaki yetkinliğin ülkelerin rekabet gücü ve teknolojik bağımsızlığını doğrudan etkileyen bir unsur hâline geldiğine dikkat çekildi.

Dört temel eksen: Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet

Eylem Planı, “Fark Et, İstifade Et, Üret ve Yönet” başlıklarından oluşan dört ana eksen üzerine kuruldu. Bu kapsamda yapay zekâ okuryazarlığının yaygınlaştırılmasından yerli büyük dil modellerine, veri merkezlerinden kamu hizmetlerinin dönüşümüne, yeni yatırım fonlarından Türk dünyasının ortak dil modeline kadar geniş bir program öngörülüyor.

“Fark Et” başlığı altında Ulusal Yapay Zekâ Okuryazarlığı Programı hayata geçirilecek. Türkiye’nin 81 ilinde kurulacak atölyeler aracılığıyla iki yıl içerisinde 5 milyon kişiye eğitim verilmesi, ayrıca 10 bin ileri düzey yapay zekâ uzmanı ve 100 bin yapay zekâ uygulama profesyoneli yetiştirilmesi hedefleniyor.

2 bin kamu veri seti kullanıma açılacak

Veri altyapısının geliştirilmesi de planın temel unsurları arasında bulunuyor. Sağlık, tarım, savunma ve elektronik ticaret başta olmak üzere en az 2 bin kamu veri setinin Ulusal Veri Kütüphanesi üzerinden araştırmacıların, girişimcilerin ve vatandaşların kullanımına sunulması planlanıyor. Bunun yanında yapay zekâ kullanımına ilişkin, kullanıcı hakları ile mahremiyeti koruyan ve yatırımcı açısından öngörülebilirlik sağlayan risk temelli bir düzenleyici çerçeve hazırlanacak.

Veri merkezi kapasitesi 1 gigavata çıkarılacak

“İstifade Et” ekseninde yapay zekânın kamu, sanayi, eğitim, sağlık, tarım ve güvenlik gibi sahalarda yaygınlaştırılması öngörülüyor. Türkiye’nin veri merkezi kurulu gücünün 2030'a kadar en az 1 gigavata çıkarılması hedeflenirken, e-Devlet'in yapay zekâ destekli kamu hizmetlerinin vatandaş tarafından doğrudan kullanılabileceği başlıca alanlardan biri hâline getirilmesi planlanıyor.

Kamu yatırımlarında da yapay zekâya özel pay ayrılacak. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın haziran ayında açıkladığı hedef doğrultusunda kamu yatırım programlarından yapay zekâ projelerine en az yüzde 2 pay ayrılması öngörülüyor. Kamu kurumlarının başarılı yerli yapay zekâ ürünlerinin ilk müşterilerinden olması hedeflenirken sağlık, enerji ve akıllı üretim gibi alanlarda KOBİ'ler “yapay zekâ kuponları” ile desteklenecek.

Yerli yapay zekâ modellerine destek

Planın “Üret” ayağında Türkiye’nin kendi yapay zekâ teknolojilerini geliştirmesi öne çıkıyor. Enerji ve teknik altyapısı hazırlanmış yapay zekâ büyüme bölgelerinin kurulması, araştırmacılar ile KOBİ'lerin yüksek hesaplama kapasitesine erişiminin kolaylaştırılması öngörülüyor.

Ayrıca Ulusal Yapay Zekâ Araştırma Fonu ile akademik ve teknolojik çalışmalar, Yapay Zekâ Büyüme Fonu ile girişimlerin büyümesi desteklenecek. Türkçe büyük dil modeli çalışmalarının geliştirilmesi de dijital egemenlik politikalarının önemli başlıklarından biri olacak. TÜBİTAK'ın geliştirdiği “Bilge” ile T3 Vakfı-Baykar ve HAVELSAN tarafından yürütülen büyük dil modeli çalışmaları bu kapsamda öne çıkan projeler arasında gösteriliyor.

10 milyar dolarlık yatırım hedefi

Planın en dikkat çekici ekonomik hedeflerinden biri ise yapay zekâ altyapısına yapılacak yatırımlar. Veri merkezi, bulut bilişim ve yapay zekâ altyapılarında özel sektör ağırlıklı en az 10 milyar dolarlık kaynağın harekete geçirilmesi amaçlanıyor. Yabancı yatırımcılara yönelik süreçlerde de tek pencere sistemi kurulması ve yatırım yol haritasının en fazla 30 iş gününde sunulması hedefleniyor.

İstanbul'un ise Türkiye'nin yapay zekâ alanındaki uluslararası vitrini ve “yatırım diplomasisi şehri” olarak konumlandırılması planlanıyor. Terminal İstanbul'un yerli girişimler ile uluslararası yatırımcıların buluşma merkezlerinden biri hâline getirilmesi öngörülüyor.

Türk dünyasına ortak yapay zekâ modeli

Eylem Planı'nın uluslararası boyutunda Türk dünyasına yönelik dikkat çekici bir hedef de bulunuyor. Türkiye, Türk Devletleri Teşkilatı bünyesinde Oğuz, Kıpçak ve Karluk dil gruplarını kapsayan ortak bir Türk dilleri büyük dil modeli geliştirmeyi hedefliyor. Böylece Türk dillerinin küresel yapay zekâ ekosistemindeki temsilinin ve teknolojik kapasitesinin artırılması amaçlanıyor.

En az beş öncelikli sektörde ise yeni yapay zekâ uygulamalarının kontrollü biçimde denenebileceği düzenleyici deney alanları kurulacak. Planın genel yönetişimini Ulusal Yapay Zekâ Kurulu üstlenecek; Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı da ilgili kurumlarla birlikte uygulamaların takibini gerçekleştirecek.

1 trilyon liranın üzerinde katma değer bekleniyor

Eylem Planı kapsamında harekete geçirilecek kaynakların ekonomide 1 trilyon lirayı aşan katma değer üretmesi bekleniyor. Böylece Türkiye'nin yapay zekâyı kullanan bir pazar olmanın ötesine geçerek kendi teknolojisini geliştiren, üreten, ihraç eden ve yöneten ülkeler arasında yer alması hedefleniyor.

Resmî Gazete’de yayımlanan genelgeyle bütün kamu kurum ve kuruluşlarına plan kapsamındaki görevlerini yerine getirme ve uygulama sürecinde ihtiyaç duyulan desteği sağlama yükümlülüğü getirildi. Böylece haziran ayında kamuoyuna açıklanan yapay zekâ yol haritası, 18 Ağustos itibarıyla resmî uygulama çerçevesine kavuşmuş oldu.