Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Mahinur Özdemir Göktaş, Aile ve Gençlik Fonu’na başvuruların 262 bin 388’e ulaştığını açıkladı. Genç çiftlere 200 bin ile 250 bin lira arasında, 48 ay vadeli ve 2 yıl geri ödemesiz kredi desteği verildiğini belirten Göktaş, bugüne kadar 151 bin 412 gence toplam 12 milyar 898 milyon lira destek sağlandığını bildirdi.
Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı tarafından yürütülen Aile ve Gençlik Fonu’nun güncel verileri, devletin gençlerin yuva kurma niyetine maddi bir omuz verme gayretini gösteriyor. Kuşkusuz, ekonomik zorlukların evliliklerin önünde büyük bir bariyer oluşturduğu günümüzde, gençlere sağlanan bu finansal destekler kıymetlidir. Ancak, aileyi koruma ve güçlendirme ülküsünü sadece bütçe rakamlarına, kredi vadelerine ve nakdi hibelere indirgemek, meselenin esasını gözden kaçırma riskini barındırmaktadır.
Çünkü aile, yalnızca ekonomik bir kriz yönetimiyle veya bütçe planlamasıyla ayakta tutulabilecek maddi bir yapı değildir. Aile, her şeyden önce manevi bir bağ, fikrî bir zemin ve insan fıtratının muhafaza edildiği en temel kaledir.
Kadını Evinden Koparan Sisteme Karşı "Yuvayı" Merkez Almak
Bugün aile yapımızı tehdit eden en büyük yapısal problem, modern ekonomik düzenin dayatmalarıyla kadının ve dolayısıyla "annelik" mefhumunun fıtri zemininden uzaklaştırılmasıdır. Devletin bir yandan aileyi güçlendirmek için evlilik fonları dağıtırken, diğer yandan kadını tamamen üretim çarklarının bir parçası haline getirmeyi hedefleyen, onu evinden ve çocuklarından koparan istihdam politikalarını teşvik etmesi ciddi bir çelişki barındırmaktadır.
Kadın, modern dünyanın iddia ettiği gibi yalnızca "ekonomik bir aktör" ya da iş gücü piyasasının bir unsuru olarak görüldüğünde, ev bir yuva olmaktan çıkıp sadece akşamları uğranan bir otele dönüşmektedir. Aileyi koruma iddiasındaki bir politikanın, kadının evdeki kurucu ve koruyucu rolünü zayıflatan bu küresel dayatmalara karşı durması gerekir. Kadını sadece iş hayatında var olmaya zorlayan ve anneyi evinden uzaklaştıran her teşvik, uzun vadede nesillerin bağını koparacak ve ailenin içini boşaltacaktır.
Sadece Evliliği Değil, "Annelik Hürmetini" Yeniden İnşa Etmek Elzem
Bakanlığın attığı adımların pansuman tedbirler olmaktan çıkıp kalıcı birer çözüme dönüşebilmesi için politikalarda ciddi bir değişimine ihtiyaç var. Bu doğrultuda şu temel adımların atılması bir zorunluluktur:
-
Ekonomik Teşviklerin Yönü Değişmeli: Devlet, kadını sadece evden çıkıp dışarıda çalışmaya başladığında ödüllendiren ya da destekleyen politikalardan vazgeçmelidir. Aksine, evinde kalıp çocuklarını büyütmek, neslini muhafaza etmek ve yuvasını ayakta tutmak isteyen kadınlara yönelik "ev hanımlığı ve annelik tazminatı/emekliliği" gibi doğrudan yuvayı merkeze alan kalıcı ekonomik güvenceler geliştirilmelidir.
-
İstihdam Baskısı Azaltılmalı: Genç çiftlerin tek bir maaşla, kimseye muhtaç olmadan ve kadının çalışmak zorunda kalmadığı bir refah seviyesinde yaşayabilmesi sağlanmalıdır. Erkeğin "ailenin geçimini sağlama" sorumluluğu maddi politikalarla desteklenmeli, kadının üzerindeki ekonomik hayata atılma baskısı hafifletilmelidir.
-
Eğitimlerin Muhtevası Fıtrata Dönmeli: Bakanlığın gençlere sunduğu evlilik öncesi eğitimler, Batı menşeili ve bireyciliği kutsayan modern psikoloji kalıplarından arındırılmalıdır. Gençlere kadını kadın, erkeği erkek yapan kadim medeniyet değerlerimiz aktarılmalı, evliliğin hak ve sorumluluk dengesi, modern seküler söylemlerle değil, fıtrat şuuru ve aile ahlakı üzerinden inşa edilmelidir.
Netice Olarak
Milyarlarca liralık fonlar, borç ertelemeleri ve hibe paketleri ancak sağlam bir temel üzerine inşa edilirse bir mana ifade eder. Temeli modern dünyanın rüzgarlarıyla sarsılan, annenin evden çekilmesiyle kalbini kaybeden bir yapıyı sadece maddi yardımlarla ayakta tutamayız.
Devletin görevi, fona başvuran çift sayısının çokluğuyla yetinmek olmamalı. Kadını ve anneyi modern dünya ideolojilerinin elinden kurtararak yeniden evinin hürmet makamına yerleştirecek köklü bir zihniyet dönüşümüne öncülük etmektir. Çözüm evi, anneyi ve fıtratı koruyacak bir medeniyet şuurunu yeniden ihya etmektedir.