Haberler

Atatürk’ün bankasından Ramazan provokasyonu

Bu bir reklam değildir. Bu, sermayenin hangi değerler manzumesine yaslandığını açık eden bir ilandır. Ve Müslüman Anadolu bunu görmektedir. Toplum kutuplaşıyor diye ağlıyorsunuz ya, bunlar iyi günleriniz. Hesaplaşırken, ağlamaya bile fırsat bulamayacaksınız!

Loading...

Abone Ol

İş Bankası’nın Ramazan ayı için reklamını yayımladığı bir kredi kartı kampanyası.

Ve o kampanyada özellikle seçilmiş bir figür:

Kadın kılığına sokulmuş bir erkek oyuncu.

Bu artık “mizah” değil.

Bu düpedüz meydan okumadır.

Hiç kimse büyük kurumsal yapıların saf/salak olduğuna inanmasın. Bu ölçekteki bir finans devinde her kare, her kostüm, her jest, her yayın tarihi bilinçli onay süreçlerinden geçer. Hangi sembolün kimi rahatsız edeceği, hangi zamanlamanın nasıl okunacağı santimine kadar hesaplanır.

Dolayısıyla burada “denk geldi” denemez.

Burada tercih vardır. Kurucu/kuruluş zihniyetini en sefil şekilde yansıtan bir tercih.

Ramazan, Müslüman Anadolu’nun en hassas zaman dilimidir. İnançla, ibadetle, mahremiyetle örülüdür. Tam da bu ayda, her türlü sınırı zorlayan bir dönmenin reklam kampanyasında özellikle tercih edilmesi; sıradan ticarî refleks değil, İslâm düşmanı bir konumlanmadır.

Bu mesaj nettir:

“Biz sizin kutsal takviminize göre hizalanmayız.”

“Bizim referansımız bu toplumun inanç zemini değildir.”

Bu, ekonomik gücün kültürel üstenciliğe dönüşmüş halidir.

Yıllardır aynı zihniyet, gelenekle arasına mesafe koymayı ilerleme sandı. Toplumun değerlerini kamusal alanda görünmez kılmayı modernlik zannetti. Şimdi aynı refleks, reklam estetiği üzerinden yeniden servis ediliyor.

Kadın kılığına sokulmuş bir erkek figürü…

Ramazan teması…

Kredi kartı borçlanması…

Bu üçlü yan yana getirildiğinde ortaya çıkan şey “tesadüf” değil; şuurlu bir sınır testidir.

Bu bir kültürel nabız yoklamasıdır.

“Ne kadarına tepki gelecek?” denemesidir.

“Toplum alıştı mı?” yoklamasıdır.

Sermaye hiçbir zaman nötr değildir. Hele ki bu ölçekteki kurumlar, yalnızca finans üretmez; norm üretir, algı üretir, kültür yönlendirir. Bu yüzden atılan her adım politiktir.

Sorun bir kostüm değil.

Sorun bir oyuncu değil.

Sorun, Ramazan’ın ruhunu şuurlu biçimde arka plana iten ve onun yerine kültürel meydan okumayı koyan zihniyettir.

Bu toplum kredi kartı kullanıyor olabilir.

Ama hafızasını kaybetmiş değil.

Ekonomik güç, kültürel dokunulmazlık sağlamaz.

Toplumsal hassasiyetleri küçümseyerek kalıcı bir meşruiyet inşa edilemez.

Bu bir reklam değildir.

Bu, sermayenin hangi değerler manzumesine yaslandığını açık eden bir ilandır.

Ve Müslüman Anadolu bunu görmektedir.

Toplum kutuplaşıyor diye ağlıyorsunuz ya, bunlar iyi günleriniz.
Hesaplaşırken, ağlamaya bile fırsat bulamayacaksınız!

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }