Rusya Devlet Yasa Bilgi Sistemi'nde yayımlanan kararnameye göre, 1 milyon 535 bini asker olmak üzere Rusya Silahlı Kuvvetleri personel sayısı 2 milyon 426 bin 130 olarak belirlendi.

İrlanda'dan Yahudi işgalcilere ambargo
İrlanda'dan Yahudi işgalcilere ambargo
İçeriği Görüntüle

Söz konusu karar, 1 Ağustos'tan itibaren yürürlüğe girecek.

Böylece 25 bini asker olmak üzere Rus ordusundaki personel sayısı toplam 27 bin kişi arttı.

Putin, Haziran 2026'da imzaladığı kararname ile Rus ordusundaki personel sayısını, 1 milyon 510 bini asker olmak üzere 2 milyon 399 bin 130'a çıkarmıştı.

Geçen yılın sonunda Putin, Ukrayna'daki savaşta 700 binden fazla askerin savaştığını bildirmişti.

Rus ordusunda, Ukrayna'da savaşmak üzere ayrıca sözleşmeli ve gönüllü askerler de görev yapıyor.

Türkiye'nin gözü Karadeniz'de

Rus ordusunun personel sayısını artırması, Ankara açısından jeopolitik, askeri ve diplomatik boyutları bulunan stratejik bir gelişme niteliği taşıyor.

Karadeniz Güvenliği ve Montrö Hassasiyeti Karadeniz'e kıyıdaş olan Rusya'nın askeri kapasitesini artırması, kuzey deniz sınırlarımızdaki güç dengesini etkileme potansiyeline sahip. Türkiye, halihazırda Boğazlar Sözleşmesi'ni uygulayarak Karadeniz'deki istikrarı koruma görevini yürütüyor. Rus personel sayısındaki artış, Türk Deniz Kuvvetleri ile Hava Kuvvetleri'nin bölgedeki devriye, denetim ve caydırıcılık faaliyetlerini daha yüksek bir teyakkuz seviyesinde tutmasına sebep oluyor.

Suriye, Kafkasya ve Libya

Türkiye ve Rusya; Suriye, Güney Kafkasya ve Libya gibi kritik sahalarda doğrudan etkileşim halinde... Rus ordusunun büyümesi, Moskova'nın kriz alanlarındaki pazarlık gücünü tahkim ediyor. Ankara, kendi çıkarlarını korumak ve sahadaki dengeleri muhafaza etmek adına diplomatik temaslarını ve askeri varlığını güçlendirme ihtiyacı duymaktadır. Rusya'nın insan kaynağını artırması, iki ülke arasındaki saha koordinasyonunun önemini daha görünür hale getiriyor.

NATO ittifakı ve denge politikası

Türkiye, NATO'nun en güçlü ordularından birine sahip durumda. Rusya'nın ordu ölçeğini büyütmesi, NATO genelinde bir güvenlik tehdidi algısı oluşturuyor. Türkiye, bir yandan ittifak bünyesindeki sorumluluklarını yerine getirirken, diğer yandan Ankara-Moskova hattındaki diyalog kanallarını açık tutmaktadır. Bu gelişme, Türkiye'nin yürüttüğü hassas denge politikasının stratejik değerini ve zorluğunu artırmaktadır.

Bölgedeki askeri hareketlilik ve sınır komşularındaki kuvvet artışı, Türkiye'nin yerli ve milli savunma sanayii projelerine ivme kazandırıyor. İnsansız hava araçları, katmanlı hava savunma sistemleri ve deniz platformlarındaki teknolojik üstünlük, sayısal olarak büyüyen ordular karşısında Türkiye'nin sahadaki kritik rolününe önem kazandırıyor.