Kendi imkânlarıyla Doğu Türkistan’a seyahat eden akademisyen Doç. Dr. Ahmet Özkan, Çin idaresi altındaki bölgede yaptığı gözlemleri kamuoyuyla paylaştı. Özkan’ın aktardıkları, Doğu Türkistan Müslümanlarının dinî hayatına yönelik ağır baskının günlük hayattaki yansımalarını bir kez daha gözler önüne serdi.
“Olumlu hiçbir şey göremedik”
Özkan, dil, din ve ibadet hürriyeti bakımından bölgede olumlu bir durumla karşılaşmadıklarını belirterek, gördükleri camilerin ibadete kapalı olduğunu ifade etti. Bazı camilerin kapılarının belirli saatlerde açık tutulduğunu ancak içeri girişe izin verilmediğini söyledi.
Gulca (Yining) şehrindeki Beytullah Camii’nin çevresinin tamamen kapatıldığını aktaran Özkan, kendilerine bunun gerekçesi olarak “restorasyon” denildiğini kaydetti.
İydgâh Camii ibadete kapalı
Kaşgar’ın sembol yapılarından İydgâh Camii’nin ise belirli saatlerde turistik ziyarete açıldığını belirten Özkan, caminin asli vazifesi olan ibadet için kullanılamadığını söyledi. Özkan, caminin içerisinde namaz kılmanın mümkün olmadığını ifade etti.
Heyet ayrıca Türklerin İslâmiyet’i kabulünde müstesna bir yere sahip olan Abdülkerim Satuk Buğra Han’ın türbesini ziyaret etmek istedi. Ancak Özkan’ın aktardığına göre türbeye girişlerine izin verilmedi.
Müslümanlar teknolojiyle takip ediliyor
Özkan’ın dikkat çektiği bir diğer husus ise bölgedeki yoğun gözetim ağı oldu. Kamera ve ses kayıt sistemlerinden telefon uygulamalarına, internet üzerindeki kısıtlamalardan çeşitli teknolojik takip araçlarına kadar insanların sürekli kontrol altında tutulduğunu gözlemlediklerini söyledi.
Doğu Türkistan’ın başkenti Urumçi’de de çok sayıda cami gördüklerini belirten Özkan, bu camilerin kapalı ve kaderine terk edilmiş vaziyette olduğunu aktardı. Özkan’ın sahadaki gözlemleri, Çin yönetiminin Doğu Türkistan’da İslâmî hayat üzerindeki baskısının camilerden türbelere, ibadetten günlük hayata kadar geniş bir alanda hissedildiğini ortaya koyuyor.
Kaynak: Daily Islamist




