Haberler

ATV'de tesettürlü kadın "saldırgan", teşhirciler ve laikler "mağdur" diye sunuldu

ATV’de yayınlanan “Aynı Yağmur Altında” dizisi, teşhirciliğe itiraz eden tesettürlü kadını “saldırgan”, teşhirciyi savunan laik kadının "Afganistan'a git" diyerek dağdan gelip bağdakini kovan şirreti ise “aydın” gibi sunarak değerleri tersyüz eden bir algı operasyonuna imza atıyor. Müslüman Anadolu insanını hedef alan bu zihniyet, ekranlar üzerinden mukaddesata kinini kusuyor.

Loading...

Abone Ol

Türkiye’de yıllardır değişmeyen ekranlar üzerindeki algı ve İslami değerlere karşı propaganda içeren senaryolardan biri yeniden sahnede. Bu toprağın ruh köküne düşman olan sözde "yerli ve milli" kanallar, Müslüman Anadolu insanın mukaddesatını hedef almaya devam ediyor. Son olarak ATV ekranlarında arz-ı endam eden “Aynı Yağmur Altında” isimli dizi, bu ülkenin asıl sahiplerini "gerici ve saldırgan" gösterme alçaklığında vites yükseltti.

Rejimin imal ettiği "aydın" müptezelliği!

Dizideki skandal sahnede, kamusal alandaki teşhirciliğe, yani ahlaksızlığın alenileşmesine karşı sesini çıkaran başörtülü bir kadın saldırgan bir tavırla gösterilerek adeta bir "nefret öznesi" haline getirildi. Senaryoda araya giren bir laik dinozor zihniyeti kadın, “Burası Türkiye Cumhuriyeti, beğenmiyorsan Afganistan’a git!” diyerek rejimin köhneleşmiş, ev sahibini evinden kovmaya kalkan ve Batı hayranı genetik kodlarını kustu.

Bu ifade, Müslüman Anadolu insanını kendi öz vatanında parya görme küstahlığının, dağdan gelip bağdakini kovmaya kalkan Kemalist rejim zihniyeti artıklarının bitmeyen kininin tezahürüdür!

Gerçekler ters yüz ediliyor

Bu ülkede kim, ne zaman açık olduğu için linçlendi? Kim, mini eteği yüzünden sokakta darp edildi? Hiç kimse! Ancak her Allah'ın günü; metroda, otobüste, sokakta Allah’ın emrini yerine getirdiği için saldırıya uğrayan, hakarete maruz kalan, "Arap" diye aşağılanmaya çalışılan tesettürlü kadınların haberlerini okuyoruz. ATV ve benzeri mecralar, bu hayatın gerçeğini tam tersiymiş gibi sunarak algı operasyonu yapıyor. Mağdur olan Müslümanı "saldırgan", mütecaviz olan laiki ise "haklı ve aydın" konumuna yerleştirerek açıkça kültürel bir soykırıma soyunuyorlar.

Bu vatanı "mini etekliler" değil, "tesettürlüler" kurtardı!

Bu vatan, cepheye mermi taşıyan şalvarlı, çarşaflı, başörtülü nenelerimizin duası ve kanıyla kurtarıldı! Fransız işgalcisine karşı Maraş’ta ilk kurşunu, bacısının peçesine el uzatıldığı için sıkan Sütçü İmam’ın ruhu, bugün dizilerinizde aşağılamaya çalıştığınız o örtünün altındadır.

Bu toprakların kurtuluşunda zerre emeği olmayan, ruhunu Batı’nın çöplüğüne satmış, nerden geldiği meçhul devşirme zihniyet, bugün kimseye ne medeniyet ne aydınlık dersi veremez! Eğer birileri bu ülkeden gidecekse; o, bu vatanın mukaddesatına söven, iffet abidesi kadınlarına "Afganistan yolu" gösteren teşhirci güruhtur. Bu topraklar Müslümanlarındır, Batı uşaklarının ve Kemalist azgın azınlığın değil!

Nehy-i anil münker (kötülükten alıkoymak) farzını "suç" gibi yansıtan, Müslüman kadını kendi yurdunda hedef tahtasına koyan bu diziler ve kanallar, laik-kemalist zihniyetin nefretini kustuğu mecralar olmuştur. Esra Erol’undan dizilerine kadar İslami değerlere savaş açan bu kanallar, bu millete ait olmadığını bir kez daha göstermiştir.

RTÜK yine uyku modunda mı?

RTÜK, milletin mukaddesatını hedef alan bu sahneler yayınlanırken ölüm uykusunda mı yatıyor? Müslüman kadına "Afganistan'a git" diyerek hedef alan küstah sahnelere karşı neden tek bir yaptırım, tek bir kapatma cezası uygulanmıyor?

Dini değerleri aşağılamak, bir kesimi inancından dolayı hedef göstermek ve toplumu kutuplaştırmak anayasal suç değil midir? RTÜK, bu dizi müsveddelerine karşı harekete geçmek için daha neyi bekliyor? Eğer bu toprağın değerlerini korumayacaksanız, o koltukları işgal etmenizin bu aziz millete ne faydası var? Bu rezalet derhal durdurulmalı, ATV ve bu zihniyetteki tüm yapımlar en ağır bedeli ödemelidir.

Baran Dergisi

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }