Davutoğlu, "Gelecek Partisi'ni bugüne taşıyan dava arkadaşlarımızla yaptığımız istişareler neticesinde, kirlenmiş siyasi iklimin bir parçası olmamak amacıyla parti siyasetinden çekilme ve Gelecek Partisi'nin siyasi faaliyetlerini sonlandırma kararı almış bulunuyoruz." ifadelerini kullandı.

Başbakanlığı döneminde alınan yüzde 49’luk oyu şahsî hanesine yazan Davutoğlu, bu kibirden uzun müddet taviz vermedi. Kendi ismi ve partisiyle milletin karşısına çıktığında ise aldığı binde seviyesindeki oy ile birlikte hafifliğinin ölçüsünü gördü. Erdoğan’ın tabanından büyük bir kitle koparacağını düşünen Davutoğlu, millet nezdinde hiçbir karşılık bulamadı.

"Bu memlekete bu ucube heykel yakışmıyor"
"Bu memlekete bu ucube heykel yakışmıyor"
İçeriği Görüntüle

Davutoğlu, siyasî hezimeti kabul etmek yerine akademik cümlelerin ve soyut ahlâk nutuklarının arkasına saklandı. Sayfalarca demokrasi, ahlâk ve siyasî ilke anlatırken, milletin neden kendisine itibar etmediğini cevaplayamadı.

CHP’nin desteğiyle yeni bir merkez oluşturmak için yola çıkan Davutoğlu, sonunda kendi kazdığı kuyuya düştü. Gelecek Partisi'nin vardığı nokta, şahsî ihtiras ve makam hırsıyla yürütülen bir siyasetin kaçınılmaz akıbeti oldu.