Haberler

Avustralya'da Filistinli yazarı festivalden çıkaran kadro istifa etmek zorunda kaldı

Yıllardır "demokrasi" ve "özgürlük" masallarıyla dünyayı uyutan Batı nizamı, Filistinli bir yazarın haklı sesinden korkarak kendi değerlerini ayaklar altına aldı. Ancak bu sefer hesap tutmadı; sivil iradenin şahlanışı karşısında festival yönetimi darmadağın oldu. Kurulu düzenin çarkları tersine dönüyor.

Abone Ol

Avustralya’da düzenlenen Adelaide Festivali, Batı’nın iki yüzlülüğünün son sahnelerinden biri oldu. Filistin asıllı yazar Randa Abdel-Fattah’ın, sırf Filistin davasını savunduğu ve siyonist zulmü ifşa ettiği için programdan çıkarılması, Müslüman Filistin'e karşı bir çifte standart olarak kayıtlara geçti. Ancak, artık o eski "her istediğini yapan Batı" devri kapandı.

Siyonist lobinin Filistinli korkusu ve sansür rezaleti

Aralık 2025'te Bondi Plajı’nda yaşanan ve Filistinlilerin hiçbir dahlının olmadığı münferit bir saldırıyı bahane eden festival yönetimi, Abdel-Fattah’ı "kültürel hassasiyet" kılıfıyla sansürledi. Eyalet Başbakanı Peter Malinauskas’ın da bu sansüre açık destek vermesi, Batı’daki "siyaset-siyonizm" sarmalını bir kez daha açığa çıkardı. Yazarın bu durumu "açık ve utanmaz bir Filistin karşıtı ırkçılık" olarak nitelediği feryadı, dört bir yandaki vicdan sahiplerinde yankı buldu.

Sivil inisiyatifin zaferi

Festival yönetimi, bu sansürle Filistin sesini kısacağını sanırken beklemediği bir tokatla sarsıldı. Davetli yazarların yüzde 90’ından fazlası, "Zulmün olduğu yerde tarafsızlık namussuzluktur" dercesine programı boykot etti. Batı’nın kurguladığı o sözde "entelektüel" camia bile artık sivil inisiyatifin baskısıyla safını belirlemek zorunda kalıyor.

Festivalin Yönetim Kurulu Başkanı ve üyeleri, oluşturulan bu baskı karşısında istifa etmek zorunda kaldı. Bu, sadece bir festival yönetiminin değişmesi değil; küresel nizamın dayattığı korku duvarlarının yıkılmasıdır.

Küresel intifada artık her yerde

Bu hadise göstermiştir ki; Filistin davası artık sadece Ortadoğu’nun bir meselesi değil, küresel bir vicdan hareketine, bir "dünya intifadasına" dönüşmüştür. Batı, kendi yetiştirdiği yazarları, sanatçıları ve halkları bile artık dizginleyemiyor.

Yıllardır süslü kavramlarla dünyayı sömürenlerin, Filistinli bir kadının kaleminden çıkan hakikatlerden korkup kaçacak delik araması, diriliş ve inkılabın habercisidir. Sivil iradenin bu kararlı duruşu, sahte özgürlük maskelerini düşürmüş ve düzeni tersine çevirmiştir. Şimdi kaçma sırası, o sahte putlara tapan yönetimlerdedir!

Filistinli yazarın çıkarılmasıyla "itibarlarını koruyacaklarını" sananlar, bugün o itibarın enkazı altında kalmışlardır. Adalet, kalemle ve dik duruşla gelmeye devam ediyor.

Baran Dergisi

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }