Dergi

Aylık Baran Dergisi 55. sayı çıktı

İnsanlığın zihnî ve ruhî bakımdan büyük bir karmaşaya sürüklendiği çağımızda, dağılmış fikirler ve ölçüsüzlük insanı istikametsiz bırakıyor. Dergimizde bu meseleyi ele aldık. Büyük Doğu’nun iman, fikir, ahlâk, sanat ve siyaseti aynı hakikat merkezinde toplayan yekpare dünya görüşünü inceledik.

Abone Ol

İnsanlığın zihnî ve ruhî bakımdan büyük bir karmaşanın içine sürüklendiği bir çağda yaşıyoruz. Bir tarafta birbirini tüketen fikirler, diğer tarafta hakikati parçalara ayırarak sunan anlayışlar… Ölçünün kaybolduğu, kavramların birbirine karıştığı ve insanın neye inanacağını, nasıl düşüneceğini ve hangi istikamette yürüyeceğini şaşırdığı böyle bir vasatta, ihtiyaç duyulan şey yeni bir fikir kırıntısı değil, bütünü kuşatan, parçaları yerli yerine oturtan bir sistemdir.


SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYINIZ


Üstad Necip Fazıl’ın, Büyük Doğu idealini tarif ederken ortaya koyduğu “Yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriliş manzumesi: Büyük Doğu” ifadesi, tam da bu ihtiyaca işaret ediyor. Büyük Doğu, birbirinden kopuk meseleler hakkında münferit hükümler vermekle sınırlı kalmaz. İmanı, fikri, ahlâkı, sanatı, siyaseti, cemiyeti ve insan telakkisini aynı merkez etrafında bütünleyen bir dünya görüşüdür. Bu yönüyle düşünceler toplamını aşan, hayatın tamamını anlamlandırma iddiasındaki yekpare bir nizâm teklifidir.

Bugün zihnimize yönelen tesirlerin çeşitliliği ve kuşatıcılığı düşünüldüğünde, böyle bir ölçü manzumesinin önemi daha da belirginleşmektedir. Modernizmin parçalayarak, sekülerliğin merkezden uzaklaştırarak, nefsaniyetin arzular üzerinden hükmederek oluşturduğu zihnî iklim karşısında tek tek itirazlar insanı korumaya yetmez. İnsanı koruyacak olan, bütün bu meseleleri aynı hakikat ölçüsü içerisinde değerlendirebilecek bir sistem şuurudur. Büyük Doğu’nun bunu yapıyor: Dağılmış olanı topluyor, birbirinden koparılmış olanı yeniden bir merkeze bağlıyor ve düşünceyi yeniden bir ölçüye kavuşturuyor.

Bu sayı, Üstad Necip Fazıl’ın “Yekpare bir inanış, görüş ve ölçülendiriliş manzumesi” olarak tarif ettiği Büyük Doğu’yu, çağın zihnî karmaşasına karşı yeniden düşünme gayretidir. Meselemiz, geçmişte kalmış bir fikir mirasını hatırlatmanın ötesinde, o mirasın ortaya koyduğu ölçüleri bugünün soruları karşısında yeniden konuşturabilmektir. Çünkü asrın ihtiyacı, daha fazla bilgi yığını değil, bilgiyi yerli yerine koyacak bir ölçü, parçaları birleştirecek bir bütünlük ve insanı yeniden hakikatin merkezine bağlayacak bir sistemdir.

İÇİNDEKİLER

İdea, İdeal, İdeoloji - Yılmaz Serbest

İdeolojinin Zarureti ve İslâm’a Muhatap Anlayış - Dr. Kâzım Albay

Fikirde Mesnetsiz, Hayatta İstikametsiz Olunamaz - İbrahim Tatlı

Şeriat-ı Mutahharra-i Muhammediyye - Handan Özduygu

Propaganda - Yavuz Arslan

Çekirdeğin Sicili - Betül Deniz

Geçmişimizle Bağı Koparmak İçin Dile Savaş Açan İsim: Nurullah Ataç - Murat Akdemir

Mekke’nin Hatibi Süheyl Bin Amr - Ahmet Bostancı

Eş-Şîrâzî’nin Düstûrü’l-Vüzerâ Eserinin Tercümesi - Ömer Faruk Sakin

Batılılaşmadan İnanç Krizine: Türkiye’nin İki Asırlık Yön Değişimi - Taha İnci

RÖPORTAJLAR

Vehbi Vakkasoğlu: Her Türlü Bozuluşu Topyekûn Düzeltmenin, Büyük Doğu Çığlığıyla Yeniden Ortaya Çıkma Zamanıdır

Doç. Dr. Can Ceylân: Artık Türkiye’nin Olmadığı Bir Düzen Mümkün Değildir

Mahmut Akay: Müfredattaki Eğitimler Birbirinden Kopuk Değil, Bir Anlam Dünyası Kuran Alanlar Şeklinde Ele Alınmalıdır

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }