Balkanlar’da Batı’nın ve Siyonizm’in ileri karakolu olma görevine soyunan Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, İsrail ziyaretiyle gerçek yüzünü faş etti. Terörist çetenin elebaşı Netanyahu ile bir araya gelen Rama, sadece diplomatik temaslarda bulunmakla kalmadı, kendisinin ve halkının itibarını ayaklar altına alan açıklamalara imza attı.
Filistin gösterisi yaptırtmamakla övünen kukla siyonist
Edi Rama’nın en çok tepki çeken sözü, ülkesinde Filistin’e destek gösterileri yapılmamasıyla "övünmesi" oldu. Arnavut halkının kalbindeki Kudüs sevdasını baskı ve manipülasyonla bastırmaya çalışan Rama, bu durumu bir "başarı" olarak Siyonistlere pazarladı. Kendi halkının vicdanını susturmakla övünen bir "başbakan", kimin temsilcisidir? Tiran’ın mı, yoksa Tel Aviv’in mi?
İftirada siyonistlerden ileriye gitti
Görüşme esnasında Rama’nın, Hamas’a yönelik asılsız ve kanıtsız suçlamaları, Siyonist medyayı bile şaşırttı. Serbest bırakılan rehinelerin dahi dile getirmediği "tecavüz ve işkence" iftiralarını katil Netanyahu’nun kulağına fısıldayan Rama, adeta Siyonizm’in gönüllü sözcülüğüne soyundu. Gazze’de bebekler katledilirken, Rama’nın bu iftira korosuna dahil olması, ruh dünyasının ne denli karardığının ispatıdır.
Yahudilerin Balkanlar'daki suç ortağı
Kudüs’te işgal altındaki Batı Duvarı’na giderek burada dua eden Rama, sembolik olarak Müslüman Anadolu’nun ve Balkanlar’ın ruh köküne sırtını döndüğünü ilan etmiştir. Şovmenlikte sınır tanımayan Rama’nın bu tavrı, bölgedeki Müslüman unsurları sindirmeye yönelik planın bir parçasıdır.
Batı’nın "modernist" maskesi altındaki bu kukla yönetimler, elbet bir gün halkın vicdan duvarına çarpıp devrilmeye mahkumdur.
Akit, Baran Dergisi