atv, Türkiye’nin en çok izlenen televizyon kanalı olma unvanını son 10 yıldır elinde tutmaya devam ediyor. Fifty5 Blue Temmuz 2026 verilerine göre kanal, “Tüm Gün-Tüm Kişiler” ile “Prime Time-Tüm Kişiler” kategorilerinde ayı birinci sırada tamamladı.

32 yıldır yayın hayatını sürdüren kanal; dizileri, yarışmaları, haber programları, yerli ve yabancı filmleriyle Temmuz ayında da izlenme oranlarında zirvede yer aldı.

Terörist Yahudiler Türk vatandaşını Mescid-i Aksa'ya almadı
Terörist Yahudiler Türk vatandaşını Mescid-i Aksa'ya almadı
İçeriği Görüntüle

Bütün pislik furyası bu kanallardan akıyor

atv’nin “reyting başarısı” olarak takdim ettiği tablo, Türkiye’de televizyon yayıncılığının ulaştığı ahlâkî çöküşü de açıkça ortaya koyuyor. Aile mahremiyetlerinin milyonların önüne döküldüğü, her türlü rezilliğin yayınlandığı, katillerin ve suçluların ekranlarda oturup itiraflarda bulunduğu, yalan söylediği ve ahlâksızlığın gırla gittiği bu kanal, Türkiye’nin en çok izlenen kanalı olmuş durumda.

Bütün pislik furyası bu kanaldan ve bunun gibi kanallardan akıyor. Suç, cinayet, ihanet, aile içi facialar ve türlü ahlâksızlıklar reyting uğruna saatlerce ekranda tutuluyor. İnsanların en mahrem meseleleri teşhir edilirken toplumun utanma duygusu aşındırılıyor, rezillik olağanlaştırılıyor.

İşte ahlâksızlığın mimarisi böyle böyle inşa ediliyor. Suçluların, yalancıların ve ahlâksızların ekranlarda görünür hâle getirilmesi, kötülüğü engellemek yerine onu seyirlik bir eğlenceye dönüştürüyor. Toplum da her gün maruz kaldığı bu çürümeyi zamanla kanıksamaya başlıyor.

Münafık yayıncılığın açık alameti

Günümüzde muhafazakâr-milliyetçi ve iktidar-hükümet çizgisine yakın bir yayın politikasına sahip olduğunu iddia eden atv, laik ve seküler medyanın karşısında duruyormuş görüntüsü veriyor. Mevcut iktidarın siyasi söylemleri ve toplumun değerleriyle paralel bir duruş sergilediğini ileri süren kanalın yayınları ise bunun tam aksini gösteriyor.

Bu münafık tayfa ne Müslüman olabilmiş ne de laik kimliğini açıkça ortaya koyabilmiştir. Her esen rüzgâra göre yön değiştiren bu yayın anlayışı, her şartta laikliği ve sekülerliği besliyor; alttan alta İslâm’a laf sokuyor, ahlâkî olan her şeyi kirletiyor ve aile müessesesini yerle bir ediyor.

Bir taraftan muhafazakâr kitleye seslenip dinî ve millî değerleri istismar eden, diğer taraftan aileyi, mahremiyeti ve ahlâkı reyting uğruna parçalayan bu kanalizasyon, ekranlardan topluma irin saçıyor.

Muhafazakârlığı ticari bir maske, İslâmî hassasiyetleri ise seyirci toplama vasıtası olarak kullanan bu kanalın yayın çizgisi tam bir münafıklık alametidir. Söyleminde değerlerden, ailesinden ve toplumdan bahsedenler; yayınlarında sekülerliği, ahlâksızlığı ve çürümeyi körüklüyor.

Türkiye’nin en çok izlenen televizyon kanalının bu hâle gelmesi, televizyonların toplumu nasıl zehirlediğini ve ahlâksızlığın ekranlar vasıtasıyla nasıl sistemli biçimde yayıldığını göstermektedir.

Baran Dergisi