İsrail Diaspora ve Antisemitizmle Mücadele Bakanlığı, Türkiye’de yürütülen söz konusu çalışmaları hazırladığı özel raporda “yüksek riskli” kategorisine aldı. Raporun ardından The Jerusalem Post ve YNet gibi İsrail basınının önde gelen yayın organları da harekete geçerek aktivistleri ve suç duyurusunda bulunan hukukçuları hedef alan yayınlara başladı.
İsrail medyası, çifte vatandaşların kimliklerinin ve faaliyetlerinin ortaya çıkarılmasını “Yahudi avcılığı” şeklinde sunarken çalışmaları “siyasî ve istihbarî faaliyet” olarak nitelendirmeye yöneldi. Böylece İsrail ordusunda görev alan kişilere yönelik hukukî girişimler, antisemitizm söylemi üzerinden etkisizleştirilmeye çalışıldı.
İsrail makamları ve medyasındaki bu reaksiyon, Türkiye’de yürütülen çalışmaların Tel Aviv cephesinde ne ölçüde rahatsızlık meydana getirdiğini ortaya koyuyor. Buna karşılık İsrail ordusunda görev yaptığı tespit edilen çifte vatandaşlar hakkında Türkiye’de henüz kapsamlı ve sonuç alıcı bir hukukî sürecin işletilememesi, meselenin ciddiyetini koruduğunu gösteriyor.