Pakistan Dışişleri Bakanı İshak Dar’ın Pekin’de Çinli mevkidaşı Wang Yi ile gerçekleştirdiği üst düzey görüşmenin ardından, iki ülkeden Ortadoğu’da barış ve istikrarın tesisi için ortak bir deklarasyon geldi.
31 Mart 2026 tarihli açıklamada, krizin derinleşmesinin küresel etkilerine dikkat çekildi.
5 maddelik çözüm planı
Bölgedeki tansiyonu düşürmeyi amaçlayan girişim şu 5 temel maddeyi kapsıyor:
1 - Saldırıların derhal durdurulması ve en kısa sürede barış görüşmelerine başlanması.
2 - Sivillere yönelik saldırıların sonlandırılması; özellikle enerji tesisleri ve su arıtma istasyonları gibi hayati altyapıların korunması.
3 - Su yollarının güvenliğinin sağlanması ve Hürmüz Boğazı'ndaki ticari gemi trafiğinin kesintisiz devam etmesinin garanti altına alınması.
4 - Kalıcı barışın, Birleşmiş Milletler (BM) Şartı ve uluslararası hukuk ilkeleri temelinde inşa edilmesi.
5 - Tarafların güç kullanma tehdidinden kaçınması ve diplomasinin "tek gerçekçi çözüm yolu" olarak benimsenmesi.
Pakistan yönetimi, Vaşington ve Tahran arasında yapılacak "anlamlı" görüşmelere ev sahipliği yapmaya hazır olduğunu yineledi.
İran’ın yarı resmi haber ajansı Tasnim; Tahran’ın, ABD Başkanı Donald Trump’ın sunduğu 15 maddelik barış planına cevabını İslamabad üzerinden Vaşington’a ilettiğini bildirdi.
İran yönetimi resmi düzeyde ABD ile doğrudan görüşmeyi reddetse de Pakistan üzerinden yürütülen dolaylı diplomasi trafiği sürüyor.
İran’ın en büyük ekonomik ortağı olan Çin, savaşın başından bu yana Tahran’a herhangi bir askeri destek açıklamadı.
Pekin, bölgesel istikrarın korunması adına sürekli olarak ateşkes vurgusu yapıyor.
Aynı zamanda Pakistan ve Afganistan arasındaki gerilimlerde de ara bulucu rolü üstlenen Çin, bölge genelinde bir "itidal" bloğu oluşturmaya çalışıyor.