Haberler

Dünya yeni savaşların eşiğinde: Askerî harcamalar 3 trilyon dolara dayandı

Küresel askerî harcamalar 2025’te 2 trilyon 887 milyar dolara ulaşarak 3 trilyon dolar eşiğine yaklaştı. Avrupa’da Ukrayna savaşı, Asya-Pasifik’te Çin merkezli gerilimler, Orta Doğu’da süren çatışmalar ve ABD’nin 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi talebi, dünyada yeni bir silahlanma dönemine girildiğini gösteriyor.

Abone Ol

Dünya genelinde askerî harcamalar 2025’te 2 trilyon 887 milyar dolara yükselerek 3 trilyon dolar sınırına dayandı. Stockholm Uluslararası Barış Araştırmaları Enstitüsü’nün (SIPRI) yayımladığı verilere göre küresel askerî harcamalar 2024’e kıyasla reel olarak yüzde 2,9 arttı. Böylece dünya askerî harcamaları üst üste 11’inci yılında da yükselişini sürdürdü.

SIPRI verilerine göre 2016-2025 döneminde küresel askerî harcamalar toplamda yüzde 41 artarken, askerî harcamaların küresel gayrisafi yurt içi hasılaya oranı 2025’te yüzde 2,5’e çıktı. Bu oran, 2009’dan bu yana kaydedilen en yüksek seviye olarak öne çıktı.

Küresel artışın yavaşlamasında ABD harcamalarındaki geçici düşüş etkili olurken, Avrupa ile Asya ve Okyanusya’daki yükseliş dünya genelindeki silahlanma eğiliminin sürdüğünü ortaya koydu. SIPRI, 2025’te askerî harcamaların Amerika kıtası dışında tüm bölgelerde arttığını bildirdi.

ABD, Çin ve Rusya toplamın yarısından fazlasını yaptı

Dünyanın en büyük üç askerî harcama yapan ülkesi ABD, Çin ve Rusya oldu. Bu üç ülkenin toplam askerî harcaması 2025’te 1 trilyon 480 milyar dolara ulaştı. Bu rakam, dünya toplam askerî harcamalarının yüzde 51’ine karşılık geldi.

ABD, 2025’te 954 milyar dolarlık askerî harcamayla ilk sıradaki yerini korudu. Ancak Washington’un harcamaları 2024’e göre reel olarak yüzde 7,5 azaldı. SIPRI’ye göre bu düşüşte, 2025 boyunca Ukrayna’ya yeni askerî yardım paketlerinin onaylanmaması etkili oldu.

Buna rağmen ABD’nin savunma harcamalarında kalıcı bir geri çekilmeden söz edilmiyor. Beyaz Saray’ın 2027 mali yılı bütçe teklifinde toplam savunma kaynakları için 1,5 trilyon dolar talep edildi. ABD yönetimi bu talebi, 2026’da kabul edilen 1 trilyon dolarlık savunma tavanının üzerine inşa edilen tarihî bir artış olarak sundu.

Reuters’ın aktardığına göre söz konusu 1,5 trilyon dolarlık teklif; gemi inşası, savaş uçakları, füze savunması, insansız sistemler, yapay zeka temelli savaş teknolojileri ve savunma sanayi altyapısının güçlendirilmesi gibi başlıklara ayrılıyor.

ABD bütçesinde yeni savaş teknolojileri öne çıkıyor

ABD’nin 2027 savunma bütçesi talebi, klasik askerî harcamaların yanı sıra yeni nesil savaş teknolojilerine yönelimi de gösteriyor. Pentagon’un bütçe planında insansız hava araçları, otonom sistemler, yapay zeka destekli savaş altyapısı, füze savunması ve donanma modernizasyonu dikkat çekiyor. Reuters, bütçe teklifinde gemi ve savaş uçakları için yaklaşık 750 milyar dolarlık kaynak öngörüldüğünü bildirdi.

The Guardian’ın haberine göre Pentagon, 2027 bütçesinde yapay zeka destekli savaş kapasitesi ve otonom sistemler için 54 milyar dolarlık kaynak talep etti. Bu yönelim, savaş teknolojilerinde insanlı platformlardan insansız, yarı otonom ve veri merkezli sistemlere geçişin hızlandığına işaret ediyor.

Uzmanlara göre ABD’nin bu bütçe tercihi, Çin’le Hint-Pasifik’te yaşanan rekabet, Rusya tehdidi, Orta Doğu’daki çatışmalar ve küresel askerî üstünlüğü koruma arayışıyla doğrudan bağlantılı.

Avrupa’da Ukrayna savaşı sonrası yeniden silahlanma

Küresel askerî harcamalardaki artışın en dikkat çekici merkezlerinden biri Avrupa oldu. SIPRI verilerine göre Avrupa’nın askerî harcamaları 2025’te yüzde 14 artarak 864 milyar dolara yükseldi. Bu artışta Rusya-Ukrayna savaşının dördüncü yılına girmesi ve Avrupa ülkelerinin savunma kapasitelerini hızla artırma arayışı belirleyici oldu.

Avrupa’daki NATO üyeleri 2025’te toplam 559 milyar dolarlık askerî harcama yaptı. SIPRI’ye göre 32 NATO üyesinin toplam askerî harcaması 1 trilyon 581 milyar dolara ulaştı ve bu rakam küresel harcamaların yüzde 55’ine denk geldi.

Avrupa’da özellikle Almanya, Polonya, Fransa, İngiltere ve Baltık ülkeleri savunma harcamalarını artıran ülkeler arasında öne çıktı. Ukrayna savaşı, Avrupa güvenlik mimarisinde Soğuk Savaş sonrası dönemin sona erdiği yorumlarını güçlendirdi.

Almanya’da “dönüm noktası” bütçeye yansıdı

Almanya, Avrupa’daki yeniden silahlanma dalgasının en dikkat çekici örneklerinden biri oldu. SIPRI’ye göre Almanya’nın askerî harcamaları 2025’te yüzde 24 artarak 114 milyar dolara çıktı. Böylece Almanya’nın askerî harcamalarının GSYH’ye oranı 1990’dan bu yana ilk kez yüzde 2’nin üzerine çıkarak yüzde 2,3 seviyesine ulaştı.

Berlin yönetimi, Rusya-Ukrayna savaşının ardından ilan ettiği “Zeitenwende” yani “dönüm noktası” politikası kapsamında savunma tedariklerini hızlandırdı. Alman basınına dayandırılan haberlerde, Almanya’nın 2022’den bu yana yaklaşık 47 bin savunma tedarik sözleşmesi imzaladığı ve bu sözleşmelerin toplam değerinin 111 milyar avro seviyesinde olduğu belirtildi.

Almanya’da yalnızca silah alımları değil, askerî personel politikası da tartışma konusu oldu. Berlin, 2011’de askıya alınan zorunlu askerliği doğrudan geri getirmiş değil; ancak gönüllü hizmeti merkeze alan, ihtiyaç halinde zorunlu hizmet ihtimalini açık bırakan yeni bir model üzerinde çalışıyor. Reuters’a göre Almanya, Bundeswehr’in personel kapasitesini artırmayı ve uzun vadede aktif asker sayısını 260 bine, yedek personel sayısını ise 200 bine çıkarmayı hedefliyor.

Asya-Pasifik’te Çin merkezli güvenlik yarışı

Asya ve Okyanusya’da askerî harcamalar 2025’te yüzde 8,1 artarak 681 milyar dolara ulaştı. SIPRI’ye göre bu, bölgede 2009’dan bu yana kaydedilen en hızlı yıllık artış oldu.

Çin, 2025’te askerî harcamalarını yüzde 7,4 artırarak 336 milyar dolara çıkardı. Böylece Pekin, üst üste 31’inci yılda da askerî harcamalarını artırmış oldu. Çin’in donanma, füze kapasitesi, hava kuvvetleri, uzay teknolojileri ve Tayvan çevresindeki askerî faaliyetleri, bölge ülkelerinin savunma bütçelerini de yukarı çekti.

Japonya ve Tayvan’daki artışlar da bölgedeki gerilimin göstergesi oldu. Japonya, İkinci Dünya Savaşı sonrası dönemin sınırlı savunma politikasından giderek uzaklaşırken; Tayvan, Çin’in artan askerî baskısı karşısında savunma kapasitesini büyütmeye yöneldi.

Hindistan da 2025’te dünyanın en büyük beşinci askerî harcama yapan ülkesi oldu. Hindistan’ın savunma harcaması yüzde 8,9 artarak 92,1 milyar dolara ulaştı. Pakistan’ın askerî harcaması ise yüzde 11 artışla 11,9 milyar dolara çıktı.

Türkiye’nin askerî harcamaları 30 milyar dolara çıktı

Türkiye’nin askerî harcamaları da 2025’te artış gösterdi. SIPRI verilerine göre Türkiye’nin askerî harcamaları yüzde 7,2 artarak 30 milyar dolara ulaştı. Türkiye’nin askerî harcamalarının GSYH’ye oranı yüzde 1,9 olarak hesaplandı.

Türkiye’nin harcamalarındaki artış, sınır ötesi askerî operasyonlar, savunma sanayii yatırımları, yerli silah sistemleri, hava savunma projeleri, deniz platformları, insansız hava araçları, elektronik harp ve mühimmat üretimi gibi alanlarla birlikte değerlendiriliyor.

SIPRI verilerine dayanan haberlerde, Türkiye’nin savunma sanayiini destekleyen özel fon kaynaklarının 2025’te yıllık bazda yüzde 25 arttığı ve toplam askerî harcamalar içinde önemli bir paya ulaştığı belirtildi.

Türkiye’nin askerî harcamaları ABD, Çin, Rusya, Almanya ve Hindistan gibi ülkelerle karşılaştırıldığında daha sınırlı görünse de savunma sanayii ihracatı, İHA/SİHA kapasitesi, bölgesel askerî varlık ve operasyonel tecrübe bakımından Ankara’nın etkisi bütçe büyüklüğünün ötesine geçiyor.

Orta Doğu’da savaşlar bütçeleri şekillendiriyor

Orta Doğu’da askerî harcamalar 2025’te 218 milyar dolar seviyesinde gerçekleşti. Bölgesel toplamda büyük bir sıçrama olmasa da İsrail’in Gazze savaşı, İran’la gerilim, Kızıldeniz’deki güvenlik krizi, Suriye ve Irak sahalarındaki istikrarsızlık, bölgenin askerî yoğunlaşmasını sürdürüyor.

SIPRI’ye göre İsrail’in askerî harcaması 2025’te düşüş gösterse de 2022 seviyesinin oldukça üzerinde kaldı. Suudi Arabistan ise 83,2 milyar dolarlık askerî harcamayla dünyanın en büyük savunma harcaması yapan ülkeleri arasında yer aldı.

İran’ın resmî askerî harcamaları daha düşük görünse de füze programı, insansız hava araçları, bölgesel vekil güç ağları ve savunma sanayii kapasitesi, yalnızca resmî bütçe rakamlarıyla ölçülemeyecek bir askerî etki alanı oluşturuyor.

Silahlanma yalnızca savaş tehdidinin değil, sanayi yarışının da göstergesi

Küresel askerî harcamalardaki artış, sadece güvenlik tehdidiyle açıklanmıyor. Savunma sanayiinde üretim kapasitesi, mühimmat stokları, elektronik harp, yapay zeka, uydu sistemleri, siber güvenlik, insansız platformlar ve füze savunma sistemleri yeni dönemin stratejik rekabet başlıkları arasında yer alıyor.

Ukrayna savaşı, modern savaşlarda mühimmat tüketiminin ve insansız sistemlerin belirleyici rolünü ortaya koyarken; Gazze savaşı, şehir savaşları, hava savunma sistemleri ve yüksek maliyetli mühimmat kullanımı konularını yeniden gündeme taşıdı. Hint-Pasifik’te ise deniz gücü, uzun menzilli füzeler, ada savunması, otonom sistemler ve uzay tabanlı gözetleme teknolojileri ön plana çıktı.

Bu nedenle ülkeler yalnızca ordu bütçelerini artırmıyor; aynı zamanda savunma sanayi tabanlarını yeniden kurmaya, tedarik zincirlerini güvenceye almaya ve savaş ekonomisine daha hazırlıklı hale gelmeye çalışıyor.

Yeni dönemin ana eğilimi: Daha fazla bütçe, daha fazla teknoloji, daha fazla belirsizlik

2025 verileri, dünyada askerî harcamaların artık geçici krizlere verilen kısa vadeli tepkilerden ibaret olmadığını gösteriyor. Avrupa Rusya tehdidine karşı, Asya-Pasifik Çin’in yükselişine karşı, Orta Doğu bölgesel savaşlara karşı, ABD ise küresel üstünlüğünü koruma hedefiyle savunma bütçelerini büyütüyor.

Küresel harcamaların 3 trilyon dolar sınırına yaklaşması, savaş ihtimalinin doğrudan arttığı anlamına gelmese de devletlerin daha çatışmalı, daha parçalı ve daha güvensiz bir uluslararası düzene hazırlandığını gösteriyor.

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }