Haberler

Gazze'de Nekbe ruhuyla vatan nöbeti

Gazze Şeridi’nde ağır kuşatma ve saldırılar altında varlık mücadelesi veren Filistin halkı, Nekbe’nin (Büyük Felaket) 78’inci yıl dönümünde vatanlarına olan bağlılıklarını tüm dünyaya bir kez daha ilan etti. İsrail'in estirdiği teröre ve yıkıma rağmen Gazzeliler, Han Yunus ve Deyr el-Belah başta olmak üzere bölgenin dört bir yanında tertiplenen etkinliklerle geri dönüş iradesini tazeledi

Abone Ol

Han Yunus’ta geri dönüş festivali

Gazze’nin güneyindeki Han Yunus kenti, Filistin Kurtuluş Örgütü Mülteci İşleri Dairesi’nin organizesiyle tarihi bir buluşmaya ev sahipliği yaptı. Nasır Hastanesi yakınlarında gerçekleştirilen 'Ulusal Geri Dönüş Festivali', her yaştan Filistinlinin katılımıyla devasa bir gövde gösterisine dönüştü. Ellerde dalgalanan Filistin bayrakları ve sürgün edilen atalarından kalan evlerin anahtarları, vatan toprağına duyulan özlemin ve mülkiyet hakkının sarsılmaz sembolleri olarak meydandaydı. Geleneksel debke dansları ve folklor gösterileri, Filistin kimliğinin kültürel bir direniş biçimi olarak dimdik ayakta olduğunu kanıtladı.

"Toprağımızda kök salmaya devam ediyoruz"

Deyr el-Belah’taki Halk Mülteci Komitesi temsilcisi Abdurrahman el-Kurdi, bu yılki anma faaliyetlerinin büyük bir savaş ve zorunlu yerinden edilme girişimlerinin gölgesinde yaşandığını vurguladı. El-Kurdi, yaşanan acıların halkın azmini pekiştirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:

"Öldürme, yıkım ve açlık politikaları bizi topraklarımıza daha sıkı bağladı. Burada kalmaya ve haklarımızı savunmaya devam ediyoruz. Bağımsız Filistin devleti kurulana dek mücadelemiz sürecek."

Yazar Ahlam Ebu Suud ise Filistinlilerin ellerinde taşıdığı anahtarların ve tapuların, 1948’de terk edilmek zorunda bırakılan evlerin hukuki ve manevi mirası olduğunu hatırlattı. Ebu Suud, son saldırıların halkı köklerinden koparma amacı taşıdığını ancak Filistinlilerin bu topraklarda asırlık ağaçlar gibi kök saldığını ifade etti.

Nekbe’nin kanayan yarası: Esirler

Nekbe’nin 78. yılındaki bir diğer önemli durak Gazze kentindeki Uluslararası Kızılhaç Komitesi (ICRC) binasının önüydü. Onlarca Filistinli, İsrail zindanlarındaki esirlerin yaşadığı zulmü protesto etmek amacıyla bir araya geldi. Göstericiler, esir meselesini 1948’den bu yana devam eden işgalin ve büyük felaketin bir parçası olarak nitelendirdi.

'Esirler için Vaad Derneği' Direktörü Abdullah Kandil, Nekbe’nin sadece geçmişte kalan bir olay olduğunu kabul etmenin hata olacağını, bu sürecin bugün zindanlardaki işkencelerle devam ettiğini söyledi. Kandil, 1948’den bu yana 1,5 milyondan fazla Filistinlinin tutuklanmasının büyük bir trajediye sebep olduğunu aktardı. İsrail’in 'yavaş ölüm' olarak adlandırılan tıbbi ihmal ve baskı politikalarıyla esirlerin hayatını tehlikeye attığına dikkat çeken Kandil, uluslararası kurumları sorumluluk almaya çağırdı.

Uluslararası hukuk ve hesap verebilirlik

Filistin Sivil Toplum Kuruluşları İttifakı Başkanı Teysir Muhaysin ise işgalin ve yerinden edilme süreçlerinin 78 yıldır kesintisiz sürdüğünü ifade etti. Muhaysin, bugün itibarıyla 9 bin 600’den fazla Filistinlinin hapishanelerde ağır koşullarda tutulduğunu ve bu durumun uluslararası insani hukukun açık bir ihlali olduğunu belirtti.

Filistinliler için 15 Mayıs, sadece bir anma günü değil; atalarının topraklarına kavuşma inancının her yıl yeniden filizlendiği bir milat olma özelliğini koruyor. Gazze halkı, yaşadığı tüm yıkıma rağmen "Ne kadar uzun sürerse sürsün, bir gün mutlaka evimize döneceğiz" haykırışıyla Nekbe’nin 78. yılında direnişin sancağını yükseltiyor.

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }