Haberler

Hindistan'da Müslümanlar işkence görüyor!

Hindu putperestlerin son zamanlarda Müslümanlara yönelik saldırıları münferit vakaların ötesine geçerek ciddi bir toplumsal ve siyasî meseleye dönüştü. “İnek koruma” adı altında örgütlenen Hindu çeteleri Müslümanları darbediyor, saldırılarını kameraya kaydediyor ve milyonlarca kişiye ulaştırıyor.

Loading...

Abone Ol

Hindistan'da yaklaşık 200 milyon Müslüman, Narendra Modi döneminde güç kazanan Hindu putperestlerin giderek ağırlaşan baskısıyla karşı karşıya. Hindistan hükümetinin 2023 yılı için yaptığı projeksiyonda Müslüman nüfus 197,5 milyon olarak hesaplanırken, Human Rights Watch son yıllarda Müslümanlara yönelik şiddet, baskı ve Hindu çetelerin faaliyetlerinde ciddi artış yaşandığını bildiriyor.

Özellikle kendilerini “inek koruyucuları” olarak tanımlayan Hindu çeteleri, sığır taşıdığı veya sığır eti tükettiği iddia edilen Müslümanları yollar üzerinde durdurup darbediyor. Human Rights Watch'ın kayıtlarına göre yalnızca Mayıs 2015-Aralık 2018 arasında bu tür saldırılarda en az 44 kişi öldürüldü. Öldürülenlerin 36'sı Müslümandı. Aynı dönemde 20 eyalette 100'den fazla vakada yaklaşık 280 kişi yaralandı. Saldırılar sonraki yıllarda da devam etti.

Şiddetin yeni cephesi ise sosyal medya. Center for the Study of Organized Hate'ın araştırmasına göre Şubat-Ağustos 2024 arasında Hindu “inek koruma” gruplarıyla bağlantılı 1.023 Instagram hesabı incelendi. Hesapların yüzde 30'unda, çoğunlukla Müslümanların hedef alındığı fizikî şiddet görüntüleri bulundu. İncelenen yalnızca 121 şiddet videosu 8,3 milyondan fazla izlenmeye ulaştı. Bazı hesapların Instagram üzerinden para kazanmasına dahi imkân sağlandığı tespit edildi.

Devlet teşvikiyle Müslümanlara saldırı

Müslümanlara saldıranların siyasî çevrelerde karşılık bulduğuna dair en çarpıcı hadiselerden biri ise 2018'de yaşandı. Müslüman et tüccarı Alimuddin Ansari'yi linç ederek öldürmekten mahkûm edilen ve temyiz sürecinde kefaletle serbest bırakılan kişiler, dönemin BJP'li Birlik Bakanı Jayant Sinha tarafından çiçeklerle karşılandı. Sinha, linç davasında mahkûm edilmiş kişilere kendi elleriyle çelenk taktı. Daha sonra şiddeti tasvip etmediğini söyleyen Sinha'nın bu tavrı, Hindu çetelerine verilen siyasî desteğin sembollerinden biri hâline geldi.

Baskı sokak çeteleriyle de sınırlı kalmadı. Amnesty International, beş eyalette Müslümanlara ait en az 128 ev, iş yeri ve ibadethanenin cezalandırma maksadıyla yıkıldığını ve bu uygulamalardan en az 617 kişinin etkilendiğini belgeledi. Human Rights Watch da 2024'te Hindu grupların Müslümanlara yönelik saldırılarında yeniden artış kaydedildiğini, bazı BJP yönetimlerinin Müslümanların ev ve iş yerlerini “buldozer adaleti” adı verilen uygulamalarla yıktığını bildirdi. Hindistan Yüksek Mahkemesi Kasım 2024'te yargılama yapılmadan gerçekleştirilen bu tür yıkımları hukuka aykırı buldu.

2025 ve 2026'ya gelindiğinde tablo değişmedi. Human Rights Watch, Keşmir'deki saldırının ardından Müslümanlara yönelik nefret söyleminde büyük artış yaşandığını, farklı eyaletlerde Müslümanların saldırıya uğradığını ve yüzlerce Bengalce konuşan Müslümanın hukukî süreç işletilmeden Bangladeş'e sürüldüğünü kaydetti. Amnesty International da Müslümanların ayrımcı kanunlar, zorla tahliyeler ve cezalandırıcı yıkımların hedefi olmaya devam ettiğini bildiriyor.

Hindistan'da ortaya çıkan manzara, Hindu putperestlerin sokak çeteleri, sosyal medya ve devlet politikaları üzerinden Müslümanlar üzerinde kurduğu baskının giderek kurumsallaştığını gösteriyor. Müslümanları darbedenlerin saldırı görüntülerini milyonlara ulaştırabildiği, bazı faillerin siyasî isimler tarafından karşılandığı ve Müslüman ailelerin evlerinin devlet eliyle yıkıldığı ülkede, Modi yönetiminin “Hindu Hindistan” siyaseti Müslümanların can, mal ve din emniyetini giderek daha ağır biçimde tehdit ediyor.

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }