Haberler

İsrail soykırımlarından Nekbe'yi konu alan "Dreams on a Pillow" oyun projesi

Batı merkezli oyun endüstrisi yıllardır "iyi adam" rolünü Washington’a, "kötü adam" rolünü ise Müslümanlara biçerken; Filistinli yazılımcı Rasheed Abueideh, Siyonist işgalin "Büyük Felaketi" olan 1948 Nekbe’yı dijital bir siper haline getiriyor. "Dreams on a Pillow" (Bir Yastıkta Hayaller) projesi, sadece bir oyun değil, hafıza kırımına karşı başlatılmış bir teknolojik intifada!

Abone Ol

Yıllardır ekranlarımızda aynı senaryo dönüp duruyor: Modern silahlarla donatılmış "uygar" Batılı askerler, "barbar" Doğuluları etkisiz hale getirirken bizden alkış bekliyorlar. Call of Duty’den Battlefield’a kadar devasa bütçeli yapımlar, emperyalizmin ve Siyonizmin halkla ilişkiler bürosu gibi çalışarak Müslümanlara yapılan katliamları meşrulaştırıyor. Ancak bugün bu dijital kuşatma, bizzat işgalin içinden yükselen bir sesle sarsılıyor.

1948-Nekbe: Bitmeyen felaket ve silinmek istenen hafıza

Filistin halkı için 1948, sadece bir takvim yaprağı değil; evlerin çalındığı, zeytinliklerin ateşe verildiği ve yüz binlerce insanın sürgün edildiği Nakba (Büyük Felaket)’nın adıdır. Terörist İsrail'in "halksız toprak" yalanıyla inşa etmeye çalıştığı sahte tarihe karşı en güçlü cevaplardan biri, bugün dijital dünyadan geliyor.

Rasheed Abueideh’in liderliğindeki ekip, bu travmayı ve direnişi "Dreams on a Pillow" ile oyun dünyasına taşıyor. Proje, sadece geçmişi anlatmıyor; bugünün dijital sansür ve dışlama politikalarına karşı bir varoluş mücadelesi veriyor.

Daha evvelki oyunlar engellenmişti

Abueideh’in bu ilk kavgası değil. 2016’da yayımlanan "Liyla and the Shadows of War" oyunu, Gazze’deki füze saldırılarından kaçan bir aileyi konu aldığı için teknoloji devi Apple tarafından engellenmişti. Sebep ise oldukça tanıdık: "Fazla politik!"

Terörist İsrail propagandasını öven "Israeli Heroes" gibi yapımlar uygulama mağazalarında baş köşeye kurulurken, Filistinli bir babanın kızını kurtarma çabasını "haber" kategorisine sürgün etmeye çalışan bu zihniyet, sömürgeciliğin dijital yüzünü ifşa ediyor. Rasheed bu durumu şöyle özetliyor:

"Bu büyük şirketler, Nakba’dan bu yana Filistinlilere yönelik etnik temizliği aklamada önemli bir rol oynadı. Sinemadan medyaya, şimdi de sosyal medya ve oyunlara kadar her alanda bizi insanlıktan çıkarmaya çalışıyorlar."

Bir yastıkta tezahür eden trajedi

Oyunun hikâyesi, bir halk masalından süzülüp gelen sarsıcı bir metafora dayanıyor. Genç bir anne olan Omm, Siyonist baskınlar sırasında can havliyle evinden kaçarken, kucağında bebeği olduğunu sanarak aslında bir yastığı sımsıkı sardığını fark eder. Bu unutuş, Nakba’nın bıraktığı psikolojik yıkımın ve "yurtsuzluğun" en acı ifadesidir.

Tantura’nın zeytin kokulu sokaklarından Lübnan sınırına uzanan bu zorlu yolculukta oyuncular, sadece bir karakteri yönlendirmiyor; aynı zamanda Siyonizm öncesi Filistin’in tarihsel belgelerle desteklenen gerçek yüzüyle tanışıyor. Oyun, pasif bir izleyici kitlesi değil, davanın içine giren ve hisseden bir bilinç inşa etmeyi amaçlıyor.

Yahudi tekeline karşı maşeri vicdanın imtihanı

Geleneksel oyun yayıncılarının kapıları Filistin’e kapalıyken, "Dreams on a Pillow" gücünü küresel vicdandan alıyor. Dokuz kişilik ekip, projeyi tamamlamak için kitle fonlaması (LaunchGood) üzerinden ilerliyor.

Oyun tamamlandığında bizi bekleyen tablo belli: Büyük platformlar muhtemelen kapılarını kapatacak, "topluluk kuralları" bahanesine sığınacaklar. Ancak Filistinli geliştiricilerin ve bu davaya omuz verenlerin kararlılığı, bu dijital duvarları aşmaya yetecek güçte. Çünkü bu oyun, sadece bit bit (pixel) verilerden oluşmuyor; içinde zeytin ağaçlarının kökleri, şehitlerin hatırası ve özgür bir Kudüs’ün hayali var.

Baran Dergisi, Bianet

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }