KÜLTÜR

Kültür, içe doğru toplumu mayalandırırken, dinamik olduğu için dışa doğru da tebliğden ziyade devletin telkin dilini teşkil eder. Kimlik ve birlik duygusu, yumuşak güç, diplomasi, turizm ve ekonomik etkileri, iletişim ve tolerans gibi etkileriyle kültür, devletin siyasî gücünü destekler, devleti dışa doğru teshir edici kılar ve toplumun birlik ve beraberlik içinde hareket etmesini sağlar.

Kendi ülkesinde senelerdir iktidara geliyor olmasına rağmen iktidarı bir türlü ele geçiremeyecek bilhassa kültür planında parya statüsünde kalıp kültürel iktidarı ele geçiremeyenlerin siyasî bir güç iddiası taşımaları çelişkili bir görüntü arz eder.

Kültürün siyasî bir gücün oluşumunda ve sürdürülmesindeki önemli etkilerine gelirsek.

Kimlik ve Birlik: Kültür, bir devletin kimliğini ve birliğini belirleyen önemli bir unsurdur. Müşterek değerler, insanın “temel meseleler”ine verilen müşterek cevablar, dil, gelenekler, sanat ve diğer kültürel unsurlar, toplumun bir arada tutunmasını ve ortak bir kimlik oluşturmasını sağlar. Bu da devletin siyasî gücünü artırır ve toplumun birlik ve beraberlik içinde hareket etmesini sağlar.

Yumuşak Güç: Kültür, bir devlete yumuşak güç sağlar. Yumuşak güç, bir devletin diğer ülkeleri etkileme ve çekim gücünü ifade eder. Kültür, sanat, edebiyat, sinema, spor gibi alanlarda üretilen eserler ve faaliyetler, bir devletin kültürel zenginliğini yansıtır ve diğer ülkeler üzerinde etkileyici bir tesir bırakır. Bu da devletin siyasî gücünü artırır ve milletlerarası alanda daha görünür olmasını sağlar.

Diplomasi ve İletişim: Kültür, diplomasi ve iletişimde önemli bir araçtır. Kültürel etkileşimler, farklı kültürler arasında anlayışı ve işbirliğini artırır. Kültürel diplomasi, bir devletin diğer ülkelerle kültürel alanda ilişkiler geliştirmesini sağlar ve kültürel değişimleri teşvik eder. Bu da devletin siyasi gücünü artırır ve uluslararası ilişkilerini güçlendirir.

Yapısal reformlar olmadan bir fikrin ideoloji olarak kök salması mümkün değildir Yapısal reformlar olmadan bir fikrin ideoloji olarak kök salması mümkün değildir

SANAT VE EDEBİYAT

Sanat ve edebiyatın siyasi bir gücün oluşumunda ve sürdürülmesindeki önemli etkileri:

Kültürel Mirasın Yansıtılması: Sanat ve edebiyat, bir devletin kültürel mirasını yansıtan önemli bir araçtır. Sanat eserleri, edebi eserler ve diğer kültürel ürünler, bir devletin tarihi, değerleri, mitolojisi ve kimliği hakkında bilgi verir. Bu da devletin kültürel zenginliğini ve çeşitliliğini ortaya koyar ve siyasi gücünü artırır.

Yumuşak Güç: Sanat ve edebiyat, bir devlete yumuşak güç sağlar. Sanatın ve edebiyatın gücü, insanları etkileme, düşündürme ve duygusal bir bağ kurma yeteneğindedir. Sanat ve edebiyat eserleri, başka ülkelerdeki insanlar üzerinde etkileyici bir tesir bırakır ve devletin milletlerarası alanda daha görünür olmasını sağlar. Bu da devletin siyasi gücünü artırır.

Farklı Perspektiflerin Sunulması: Sanat ve edebiyat, farklı perspektifleri ve düşünceleri sunma ve tartışma alanı sağlar. Sanat eserleri ve edebî eserler, içtimâi, siyasî ve felsefî konuları ele alır ve alternatif bakış açıları sunar.

Toplumsal Değişim ve Aktivizm: Sanat ve edebiyat, içtimâi değişim ve aktivizm için önemli bir vasıtadır. Sanat eserleri ve edebî eserler, içtimâî sorunlara dikkat çeker, adalet, eşitlik ve insan hakları gibi değerleri vurgular ve içtimâî şuuru uyandırır. Bu da devletin iç düzenini ve sosyal adaleti sağlama çabalarını destekler. Sanat ve edebiyat da dâhil olmak üzere bir memlekette kültürel iktidar kimdeyse, toplumun içtimâî şuur seviyesini de onlar belirler. Bu sebeble kültürel iktidar olma bahsi iktidarın ele geçirilmesi noktasında son derece stratejiktir.  

Sonuç olarak, sanat ve edebiyat bir devletin siyasi bir güç olabilmesinde önemli bir role sahiptir. Kültürel mirasın yansıtılması, farklı perspektiflerin sunulması, içtimâî değişim ve aktivizm, uluslararası iletişim ve kültürel diplomasi gibi etkileriyle sanat ve edebiyat, devletin siyasî gücünü destekler ve toplumun kültürel zenginliğini yansıtır.

Yazı: Ömer Emre Akcebe

Yazının tamamı için TIKLAYINIZ