Haberler

Modern dünyanın afyonu: 331 milyon 'canki'!

Birleşmiş Milletler'in yayınladığı küresel veriler, modern dünyanın uyuşturucu kıskacında nasıl can çekiştiğini ve göstermelik "mücadele" günlerinin küresel çürümeyi gizlemekte aciz kaldığını açıkça ortaya koyuyor. İnsanlığı büyük bir manevi boşluğa ve bunalıma sürükleyen mevcut küresel sistem, uyuşturucu pazarını devasa boyutlara ulaştırarak milyonlarca insanı birer 'canki' (junkie) haline getiriyor ve hayatların kararmasına doğrudan sebep oluyor

Abone Ol

10 yılda %34 artış

BM Genel Kurulu’nun 1987 yılında aldığı kararla ilan edilen 26 Haziran Uluslararası Uyuşturucu Kullanımı ve Kaçakçılığı ile Mücadele Günü, her yıl olduğu gibi bu yıl da derin bir ikiyüzlülüğün gölgesinde kalıyor. BM Uluslararası Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) tarafından paylaşılan Dünya Uyuşturucu Raporu, uluslararası toplumun ve küresel kurumların bu mücadelede tamamen havlu attığını kanıtlıyor. Rapordaki verilere göre, dünya genelinde uyuşturucu kullanan kişi sayısı 331 milyona ulaşmış durumda... Son 10 yılda uyuşturucu kullanım oranlarında gerçekleşen yüzde 34'lük muazzam artış, yürütülen küresel politikaların tamamen iflas ettiğini ve uyuşturucu baronlarının dünya genelinde nasıl zemin kazandığını net bir şekilde ispatlıyor...

Kitlesel uyuşma endüstrisi

Raporun detayları, modern insanın içine düştüğü boşluğun boyutlarını açıkça sergiliyor. Küresel ölçekte uyuşturucu tüketiminin dağılımına bakıldığında, tehlikenin boyutunun dehşet verici bir vaziyette olduğu görülüyor. Batı dünyasında özgürlük adı altında meşrulaştırılan kenevir, 256 milyon kullanıcıyla listenin başında yer alarak kitlesel uyuşmanın en yaygın aracı haline gelmiş durumda. Bunun yanı sıra, yaklaşık 63 milyon kişi tarafından tüketilen ve özellikle gelişmiş ülkelerdeki ani ölüm vakalarının merkezinde bulunan opioid adlı sentetik uyuşturucular tehlikeyi daha da arttırrıyor. Zihni ve fiziki yıkıma sebep olan amfetamin türü maddeler 32 milyon kişiyi esir alırken, lüks tüketim kisvesi altında küresel pazardaki yerini koruyan kokain 25 milyon kullanıcıya ulaşmış vaziyette. "Eğlence sektörü" eliyle gençliğe enjekte edilen ekstazinin ise 21 milyon kişinin hayatını karartığı görülüyor. Bu veriler, uyuşturucu sektörünün bir asayiş sorunu olmaktan öte, küresel ekonominin ve popüler kültürün bizzat beslediği devasa bir endüstriye dönüştüğünü kanıtlıyor.

Sağlık sisteminin iflası

Dünya genelinde uyuşturucu madde kullanım bozukluğu yaşayan, yani açıkça bağımlı olan kişi sayısı 63 milyon olarak açıklanıyor. Sistem, bu insanları bağımlılık batağına sürüklerken tedavi aşamasında tamamen yalnız bırakıyor. Bağımlıların sadece yüzde 8,2'lik küçük bir kısmının tedavi imkanına erişebilmesi, insan hayatına değer verdiğini iddia eden modern sağlık sistemlerinin bencil ve yetersiz yapısını ortaya koyuyor. Uyuşturucunun beraberinde getirdiği sağlık felaketleri ise ürkütücü boyutlarda... Vücutlarına uyuşturucu enjekte eden 14 milyon kişinin 6,9 milyonu Hepatit C virüsü taşırken, 1,7 milyon kişi HIV ile pençeleşiyor. Hem HIV hem de Hepatit C virüsünü bir arada taşıyarak ölümle burun buruna yaşayan insan sayısı ise 1,5 milyonu buluyor.

Arz artıyor, kanunlar sadece kullanıcıyı yakalıyor

Uyuşturucu ticaretinin kaynağı olan tarım alanları da küresel güçlerin gözü önünde hızla genişliyor. Rapora göre, kokainin ham maddesi olan koka ağacı ekim alanları yüzde 2 artarak 385 bin 100 hektara, afyon haşhaşı ekim alanları ise yüzde 5 artışla 113 bin 800 hektara yükseldi. Küresel mekanizmalar, bu üretimi kaynağında durdurmak yerine seyretmeyi tercih ediyor. Yargı ve emniyet boyutuna bakıldığında ise adalet sisteminin asıl suçluları ıskaladığı görülüyor. Uyuşturucu suçları sebebiyle 5,9 milyon kişi polisle temas kurmuş, 3,7 milyonu yargılanmış ve 2,2 milyonu hüküm giymiş durumda. Hüküm giyenlerin 1,2 milyon gibi büyük bir çoğunluğunu sadece uyuşturucu bulunduran ve kullanan kurbanlar oluştururken, uyuşturucu kaçakçılığı yapan büyük baronlardan sadece 770 bini ceza aldı. Sistem, bataklığı kurutmak yerine sivrisineklerle uğraşarak suç endüstrisinin devamlılığına zemin hazırlıyor

Sosyal medya: Zehrin yeni pazarı

Teknolojik ilerleme ve kontrolsüz dijitalleşme, uyuşturucu şebekelerinin ekmeğine yağ sürmüş durumda.... Sosyal medya platformları, gençlerin zehre erişimini kolaylaştıran popüler birer pazar yerine dönüştü. Yapılan çevrim içi anketler, Avrupalıların yüzde 19'unun uyuşturucu maddeleri doğrudan sosyal medya üzerinden satın aldığını gösteriyor. Sonuç olarak BM’nin bu raporu, maneviyattan koparılmış, tüketime endekslenmiş ve dijital köleliğe mahkum edilmiş modern toplumların uyuşturucu batağında nasıl boğulduğunun resmi bir vesikasıdır. Küresel kapitalizm kendi eliyle ürettiği bu bunalımı çözmekte aciz kalmaktadır; çünkü bizzat kendisi bu çürümenin asıl sebebidir!..

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }