İsrail polisi, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından, olayın görüntülerini yayımladı.
Açıklamada, saldırıyı gerçekleştiren 36 yaşındaki fanatik Yahudi'nin tespit edildiği ve ırkçı motivasyonlu saldırı şüphesiyle gözaltına alındığı aktarıldı.
Görüntülerde fanatik Yahudi'nin rahibeyi arkadan ittiği, rahibenin yere düşerken kafasını taşa çarptığı ve saldırganın daha sonra rahibeye tekme attığı görülüyor.
Bir fanatik Yahudi'nin saldırısı sonucunda Kudüs Fransız İncil ve Arkeoloji Okulu'nda görevli rahibe, başından yaralanmıştı.
Okulun müdürü Olivier Poquillon, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformundaki hesabından yaptığı açıklamada, saldırıyı en güçlü şekilde kınadıklarını vurgulayarak, İsrailli yetkililerden derhal harekete geçmelerini istemişti.
Kudüs Latin Patrikhanesi: Kudüs’te rahibeye yönelik saldırı "aşağılık ve son derece tehlikeli"
Kudüs Latin Patrikhanesi Genel Vekili Piskopos William Şomali, Kudüs'te Fransız rahibeye yönelik saldırının ardından AA'ya konuştu.
"Rahibe fiziksel olarak zayıftı ve saldırı son derece ciddiydi, neredeyse hayatına mal olacaktı." diye konuşan Şomali, saldırıyı gösteren görüntüleri izlediğini belirterek, olayın “acı verici, korkutucu ve son derece tehlikeli” olduğunu ifade etti.
Rahibenin zayıf yapılı olduğunu aktaran Şomali, saldırganın rahibeyi arkadan sert şekilde ittiğini, yere düşen rahibenin başının yükseltiye çarptığını ve ardından saldırganın tekrar dönerek ona tekme attığını söyledi.
Şomali, bir kişinin araya girerek saldırganı rahibeden uzaklaştırdığını ancak bu kişinin kimliğinin bilinmediğini kaydetti.
Rahibenin bu şekilde yere düşmesinin ölümüne yol açabilecek kadar tehlikeli olduğunu belirten Şomali, saldırganın rahibe yaralandıktan sonra yeniden tekme atmasının, suçun vahametini artırdığını ve bu davranışın "aşağılık" olduğunu dile getirdi.
Şomali, radikal İsraillilerin kullandığı sloganlarda "ölüm çağrısı" içeren ifadelerin yer aldığını belirterek, bu durumdan endişe duyduklarını ifade etti.
Polisin saldırganı gözaltına almasına ilişkin de değerlendirmede bulunan Şomali, geçmişte benzer olaylarda yeterince hızlı hareket edilmediğini, ancak bu kez atılan adımın önemli olduğunu söyledi.
Şomali, rahibenin hastaneye kaldırılmadan önce resmi şikayette bulunmasının soruşturmanın başlatılmasında etkili olduğunu, benzer olaylarda şikayet yapılmadığında ise soruşturmanın çoğu zaman ilerlemediğini söyledi.
Şomali, saldırganın İsrail yasalarına göre yargılanacağını belirterek, ırkçı düşünceye sahip kişilerin yeniden eğitilmesi gerektiğinin altını çizdi.
Kudüs Rum Ortodoks Patrikhanesi Sebastia Başpiskoposu'ndan saldırıya tepki
Kudüs Rum Ortodoks Patrikhanesi Sebastia Başpiskoposu Atallah Hanna, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, söz konusu videoyu da paylaşarak "Kudüs kentinde bir rahibeye yönelik saldırı, kentteki Hristiyan kurumlarına karşı ihlallerin artışıyla aynı döneme denk geliyor." ifadelerini kullandı.
"Bu durum kutsal topraklardaki tarihi Hristiyan varlığının geleceğine ilişkin endişeleri artırıyor" diyen Hanna, bu saldırıların "artık münferit olaylar olmadığını aksine Hristiyan varlığını tehdit ve tekrar eden bir bağlam içinde gerçekleştiğini" vurguladı.
Başpiskopos Hanna, bu ihlallerin durdurulması için uluslararası topluma harekete geçme çağrısında bulundu.
Eski İsrailli büyükelçi, saldırıyı "Yahudi terörü" olarak nitelendirdi
İsrail'in eski Yeni Delhi Büyükelçisi Daniel Carmon, işgal altındaki Doğu Kudüs'te fanatik bir Yahudi tarafından Fransız rahibeye düzenlenen saldırıyı "Yahudi terörü" olarak nitelendirdi.
Carmon, ABD merkezli X şirketinin sosyal medya platformunda yaptığı paylaşımda, "Kudüs’te bir sokakta huzur içinde yürüyen bir rahibe, Yahudi olmadığı anlaşılınca itilerek yere düşürüldü ve daha sonra aynı saldırgan tarafından tekmelendi.” ifadelerini kullandı.
Eski İsrailli Büyükelçi Carmon, yaşanan olayı "Bu Yahudi terörü değilse nedir?" şeklinde sorguladı.
İsrail'in soykırım uyguladığı Gazze Şeridi, işgal altında tuttuğu Batı Şeria, Doğu Kudüs ve Lübnan'ın güneyinde yaşayan Hristiyan toplumu, İsrail hükümeti ile aşırı sağcı grupların fiziksel saldırılarına, mülke zarar verme eylemlerine, sistematik tükürme olaylarına ve kutsal mekanları kundaklama girişimlerine maruz kalıyor.
Lübnan'ın güneyindeki Deyr Seyran beldesinde 19 Nisan'da, Hazreti İsa'yı simgeleyen heykelin bir İsrail askeri tarafından balyozla parçalandığı fotoğraf sosyal medyada paylaşılmış, İsrail ordusu fotoğrafın gerçek olduğunu kabul ederek soruşturma başlattığını duyurmuştu.
İsrail askerinin dini sembole yönelik bu saldırısı, Hristiyan dünyasından büyük tepki toplamıştı.