Haberler

"NATO tarihi bir dönemeçten geçiyor!"

İstanbul’da gerçekleştirilen NATO Parlamenter Zirvesi’nde konuşan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, dünya siyasetinin ve küresel sistemin kökten bir değişim sürecinden geçtiğini ifade etti

Abone Ol

Yakın dönemde yaşanan krizlerin küresel kurumların gücünü erittiğini belirten Erdoğan, Ankara’da düzenlenecek büyük liderler zirvesi öncesinde müttefik devletlere hitap etti.

"Uluslararası kurumların gücü ve inandırıcılığı eridi"

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Gazze ve Lübnan’da süregelen katliamların insanlık vicdanında çok ağır yaralar açılmasına sebep olduğunu vurguladı. Bu yaşanan acı olayların, aynı zamanda mevcut uluslararası mekanizmaların ve küresel teorilerin inandırıcılığını tamamen bitirdiğini söyledi. Eski dünyanın kavramlarıyla bugünkü karmaşık yapıyı anlamaya çalışmanın geçersiz kalacağını ifade eden Erdoğan, yeni dönemin gerçeklerine uygun adımlar atılmasını zorunlu gördüğünü belirtti. Dünyanın büyük bir kaos ve karmaşa sarmalına girdiğine dikkat çeken Cumhurbaşkanı, düzenin yerini kargaşaya bıraktığı, yarının tahmin edilmesinin zorlaştığı meçhullerle dolu bir zaman diliminin yaşandığını dile getirdi.

Türkiye’nin güvenlik halkasındaki vazgeçilmez yeri

Kriz bölgeleriyle bin sekiz yüz kilometreden fazla kara sınır hattı bulunan Türkiye’nin, yetmiş yılı aşkın süredir ittifakın en güçlü sütunlarından biri olduğunu hatırlatan Erdoğan, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin ve yerli savunma sanayisinin küresel barış için taşıdığı hayati önemi anlattı. Avrupa genelindeki savunma ve güvenlik girişimlerinde Türkiye’nin uzak tutulmaya çalışılmasının ittifakın kendi bünyesine zarar vereceğini aktardı. Siyasi çıkarlar yerine ortak geleceğe odaklanılması gerektiğini belirten Erdoğan, Teksas’tan Ankara’ya kadar uzanan, şartsız ve duraksız bir güvenlik kalkanının kurulması çağrısında bulundu. Ayrıca savunma sanayisi ticaretinin önündeki kısıtlamaların kaldırılmasının ittifak dayanışmasını pekiştireceğini ifade etti.

Müstakil Filistin Devleti kalıcı barışın yegane şartıdır

Orta Doğu’daki kargaşanın ve çatışmaların temel kaynağının Filistin topraklarının zorla ele geçirilmesi olduğunu belirten Erdoğan, bölgedeki saldırganlığın durdurulması ve işgalin son bulması halinde kalıcı barışın geleceğini savundu. Bölgesel huzurun tesisi için bin dokuz yüz atmış yedi sınırlarına sadık kalınarak müstakil, egemen ve toprak bütünlüğü korunan bir Filistin Devleti’nin kurulmasının şart olduğunu dile getirdi. Bölgesel istikrarı baltalamaya çalışan çevrelere karşı parlamenter düzeyde güçlü bir duruş sergilenmesini talep etti. Aynı zamanda Rusya-Ukrayna savaşının da adil bir diyalog zeminiyle neticelenmesi adına Türkiye'nin her iki tarafla konuşabilen güvenilir duruşunu sürdüreceğini beyan etti.

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }