Mekke Ortak Savunma Anlaşması
Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması, Birleşmiş Milletler Şartı'nın meşru müdafaa hakkını düzenleyen 51'inci maddesi temelinde şekillendi. Erdoğan, bu mutabakatın üçüncü ülkelere karşı bir ittifaktan ziyade, barışçıl ve müreffeh bir geleceğin inşası amacıyla oluşturulduğunu belirtti. Taraflardan birine yapılacak olası bir saldırı halinde verilecek yanıtın, saldırıya uğrayan ülkenin istihbarat, lojistik veya mühimmat gibi spesifik çağrıları ve ihtiyaçları doğrultusunda belirleneceğini vurguladı.
ABD ile Stratejik İletişim ve İsrail'in Söylemleri
Türkiye'nin ABD ile müttefiklik bağlarına dikkat çeken Erdoğan, Trump ile yürütülen doğrudan iletişimin sorunların aşılmasında büyük bir avantaj sağladığını ifade etti. İki ülke arasındaki ilişkilerin savunma sanayisinden ticarete kadar geniş bir yelpazede gelişme potansiyeli taşıdığını hatırlattı. İsrail yönetiminin Türkiye’yi bir tehdit unsuru olarak konumlandırma çabalarını ise İsrail'in iç siyasi dinamiklerine ve seçim atmosferine bağladı. İsrail'in uluslararası hukuku ihlal eden politikaları, bölgesel istikrarsızlığın derinleşmesine sebep oldu. Erdoğan, Türkiye'nin temel itirazının doğrudan bu kışkırtıcı politikalara yönelik olduğunu kaydetti.
Suriye'nin Bütünlüğü
"Terörsüz Türkiye" vizyonunu stratejik bir hedef olarak nitelendiren Erdoğan, PKK'nın feshi ve silah bırakma kararlarının sahada eksiksiz uygulanmasının şart olduğunu belirtti. Suriye'deki tüm silahlı unsurların merkezi devlet yapısı çatısı altında toplanması, eşit vatandaşlık ilkesinin güvence altına alınması ve ülkenin toprak bütünlüğünün tahkim edilmesi gerektiğinin altını çizdi. Türkiye'nin Kürtlerle bin yıllık kardeşlik bağlarına sahip olduğunu hatırlatarak, devletin güvenlik politikalarındaki temel ölçütün etnik kimliklerden arındırıldığını, adımların yalnızca terör ve milli güvenlik tehditleri üzerinden şekillendiğini kaydetti. İran'daki gelişmelerin de dış müdahalelerden uzak, doğrudan İran halkı tarafından çözüme kavuşturulması gerektiğine vurgu yaptı.
Rusya-Ukrayna Savaşı
Rusya-Ukrayna Savaşının uzaması, insani ve ekonomik maliyetlerin giderek büyümesine sebep oldu. Bu süreçte Türkiye'nin, krizin yeni ülkeleri içine çekecek şekilde genişlemesini durdurma misyonunu üstlendiğini belirten Erdoğan; İstanbul görüşmeleri, Karadeniz Tahıl Girişimi ve esir takasları gibi diplomatik başarıları hatırlattı. Karadeniz'de ticari deniz taşımacılığının güvenliğini sağlayacak kalıcı mekanizmaların kurulması için taraflarla diyalog sürecinin aktif tutulduğunu belirtti.
Türkiye'nin dış politika vizyonunda Batı ile Doğu arasında dayatılan kutuplaşmaları bütünüyle reddettiğini ifade eden Erdoğan; Türk Devletleri Teşkilatı, G20, ASEAN ve Şanghay İşbirliği Örgütü gibi farklı platformlardaki etkinliklerin artırıldığını söyledi. Asya ile Avrupa'yı birleştiren Hazar Geçişli Doğu-Batı Orta Koridoru ile Irak üzerinden Avrupa'ya uzanan Kalkınma Yolu Projesi'nin, Türkiye'nin çok yönlü ve bağımsız dış politika stratejisinin en somut göstergeleri olduğunu ifade etti.