Diplomasiden cephe hattına
General Ibro’nun açıklamaları, bölgedeki gerilimin artık geri dönülemez bir noktaya ulaştığını kanıtlıyor. Devlet Başkanı Abdourahamane Tiani’nin en yakın kurmaylarından olan Ibro, halkın coşkulu desteği eşliğinde yaptığı konuşmada, hazırlık aşamasının bittiğini ve sömürgeci müdahaleye karşı savunma savaşının başladığını duyurdu. Bu hamle, Sahel bölgesinde Fransız etkisinin tamamen silinmesi hedefine yönelik en sert adım niteliği taşıyor.
Suçlamaların odağında Macron var
Nijer yönetimini bu radikal karara iten süreç, Ocak 2026 sonunda Niamey Uluslararası Havalimanı’na yönelik gerçekleştirilen saldırıyla hız kazandı. General Tiani, bu saldırının arkasında doğrudan Emmanuel Macron yönetiminin bulunduğunu belirtiyor. Nijer makamlarına göre Fransa; Benin ve Fildişi Sahili üzerinden terör gruplarına lojistik destek sağlayarak ülkenin güvenliğine kasteden bir "terör sponsoru" konumunda.
Savaşın bir diğer kritik cephesi ise yer altı kaynakları üzerinde kuruldu. Fransız uranyum devi Orano’nun maden haklarının elinden alınması ve bu kaynakların millileştirilmesi, Paris ile köprülerin atılmasına sebep oldu. Niamey, Fransa'yı uranyum üzerinden "ekonomik sabotaj" yapmakla suçluyor.
Bölgesel ittifak ve halkın silahlanması
Nijer, bu mücadelede komşuları Mali ve Burkina Faso ile kurduğu Sahel Devletleri Konfederasyonu (AES) çatısı altında hareket ediyor. "Fransa’nın bölgeden sökülüp atılması" vizyonuyla birleşen bu üç ülke, ortak bir savunma hattı oluşturmuş durumda.
Paris ise bu iddiaları "bilgi savaşı" ve "dezenformasyon" olarak nitelendirerek reddediyor. Ancak Nijer yönetimi, Fransız askerlerinin Benin ve Fildişi Sahili’ndeki varlığını kendisine doğrultulmuş birer namlu olarak görüyor. Bu sebeple General Ibro’nun çağrısı, sadece askerî birlikleri değil, "Vatan Savunma Gönüllüleri" benzeri yapılar üzerinden sivil halkın da topyekûn silahlanmasını kapsıyor.