ABD ile İsrail’in İran’a yönelik saldırılarının ardından Orta Doğu’da büyüyen kriz, savaşın artık yalnızca askeri hedeflerle sınırlı kalmadığını gösterdi. Körfez’deki veri merkezlerinin hedef alınması, küresel dijital hizmetlerin belkemiğini oluşturan bu tesislerin giderek stratejik hedefler haline geldiğini ortaya koydu.
ABD merkezli e-ticaret devi Amazon, 2 Mart’ta Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan iki veri merkezi ile Bahreyn’deki bir tesisin insansız hava aracı saldırısına uğradığını açıkladı. Şirket, saldırıların bazı yapılarda fiziksel hasara yol açtığını, enerji dağıtımında aksamalara neden olduğunu ve yangın söndürme sistemlerinin devreye girmesi nedeniyle bazı alanlarda su kaynaklı zarar oluştuğunu bildirdi.
Saldırıların yalnızca Körfez’le sınırlı kalmadığı, İran’daki dijital altyapının da hedef alındığı belirtildi. Holistic Resilience adlı sivil toplum kuruluşunun verilerine göre, ABD-İsrail saldırılarında Tahran’da biri İran Devrim Muhafızları ile bağlantılı olduğu belirtilen en az iki veri merkezi vuruldu.
King's College London bünyesindeki Savaş Çalışmaları Bölümü araştırmacısı Lukasz Olejnik, bu saldırıların bulut altyapısı için yeni bir stratejik risk ortaya çıkardığını söyledi. Olejnik’e göre bulut altyapısı teorik olarak fiziksel saldırılara karşı savunmasız olsa da bu risk şimdiye kadar yeterince hesaba katılmıyordu.
Carnegie Uluslararası Barış Vakfı Teknoloji ve Uluslararası İlişkiler Programı araştırmacısı Sam Winter-Levy ise yaşananların ticari veri merkezlerinin İHA veya füze saldırılarıyla hedef alındığı ilk örnekler arasında olabileceğini belirtti.
Veri merkezleri, binlerce sunucu, depolama sistemi ve ağ ekipmanını barındırarak bulut bilişim altyapısının temelini oluşturuyor. Bu tesisler sayesinde bireyler, şirketler ve kamu kurumları internet üzerinden veri erişimi sağlayabiliyor ve çeşitli uygulamaları çalıştırabiliyor.
Amazon’a ait veri merkezlerine yönelik saldırıların ardından BAE’de bazı dijital hizmetlerde kesintiler yaşandı. Bankacılık ve ödeme sistemlerinin yanı sıra taksi ve teslimat uygulamaları ile kurumsal yazılım hizmetlerinin de bu kesintilerden etkilendiği bildirildi. Kesintilerin geçici olduğu açıklansa da uzmanlar, modern ekonomilerin bulut altyapısına ne kadar bağımlı hale geldiğini gösterdiğini vurguladı.
Winter-Levy, veri merkezlerinde yaşanacak kesintilerin özellikle yapay zeka modellerinin eğitimi gibi yüksek işlem gücü gerektiren faaliyetlerde ciddi maliyetlere yol açabileceğini söyledi. Yapay zekanın sağlık, enerji, bankacılık ve kamu hizmetleri gibi alanlarda hızla yaygınlaştığını hatırlatan Winter-Levy, bu nedenle veri merkezlerindeki aksaklıkların geniş çaplı etkiler doğurabileceği uyarısında bulundu.
Savunma teknolojilerinden ekonomik sektörlere kadar birçok alanın yapay zeka ve dijital hizmetlere bağımlı hale gelmesi, veri merkezlerini de potansiyel saldırı hedefleri arasına sokuyor. Winter-Levy’e göre küresel ekonomi açısından önemi giderek artan bu tesisler, kesinti yaratmak isteyen devletler veya devlet dışı aktörler için daha cazip hedefler haline geliyor.
Uzmanlar ayrıca Körfez ülkelerinin önümüzdeki yıllarda kurmayı planladığı büyük yapay zeka veri merkezlerinin de benzer risklerle karşı karşıya kalabileceğini belirtiyor. Veri merkezlerinin hava saldırılarına karşı korunmasının zor olduğunu ifade eden Winter-Levy, özellikle soğutma sistemleri gibi bazı kritik bileşenlerin açık alanlarda bulunduğunu ve bu nedenle beton yapılarla korunmasının güç olduğunu söyledi.
Geçmişte Husiler gibi grupların Suudi Arabistan ve Körfez’deki petrol rafinerilerini hedef aldığını hatırlatan Winter-Levy, ekonomik altyapıya yönelik saldırıların geniş çaplı sonuçlar doğurabildiğini ve aynı durumun veri merkezleri için de geçerli olduğunu dile getirdi.
Bugüne kadar şirketler ve hükümetlerin daha çok siber saldırılar ve dijital kesintilere odaklandığını belirten uzmanlar, füze ve İHA saldırıları gibi fiziksel tehditlerin de artık ciddi biçimde hesaba katılması gerektiğini vurguluyor. Winter-Levy, bu nedenle şirketlerin alternatif veri merkezleri ve yedek sistemler kurarak iş yükünü farklı bölgelere aktarabilecek planlarını güçlendirmesi gerektiğini ifade etti