Haberler

Süresiz nafaka iptal edildi: Aileyi korumak için yeni düzenleme şart

Anayasa Mahkemesi, boşanan eşe süresiz nafaka verilmesini mümkün kılan düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etti. Kararın gerekçesi daha sonra yazılacak, iptal hükmü ise 9 ay sonra yürürlüğe girecek. Bu süre içinde Meclis’in yeni bir düzenleme yapması bekleniyor.

Abone Ol

Anayasa Mahkemesi, boşanan eşe süresiz nafaka verilmesine imkân tanıyan düzenlemeyi oy çokluğuyla iptal etti. Kararın gerekçesi daha sonra Resmî Gazete’de yayımlanacak.

İptal kararının 9 ay sonra yürürlüğe gireceği bildirildi. Bu süre içinde Meclis’in yeni bir yasal düzenleme yapması bekleniyor.

Mevcut uygulamada, boşanma sebebiyle yoksulluğa düşecek taraf, diğer taraftan süresiz olarak yoksulluk nafakası talep edebiliyordu. Anayasa Mahkemesi’nin kararıyla birlikte, nafaka sisteminin süresi ve uygulanma şartlarına ilişkin yeni bir düzenleme yapılması gündeme geldi.

Kararın yürürlüğe girmesiyle birlikte nafakanın tamamen ortadan kalkması değil, süresiz nafaka uygulamasının yeniden düzenlenmesi bekleniyor. Yeni düzenlemede evlilik süresi, tarafların ekonomik durumu, çocukların varlığı, yaş, sağlık ve çalışma imkânı gibi kriterlerin dikkate alınması değerlendiriliyor.

Adalet Bakanı'ndan açıklama

Karar sonrası Adalet Bakanı Akın Gürlek resmi X hesabından açıklama yaptı. Bakan Gürlek'in açıklaması şöyle:

Boşanma sonrası süreçlerde hem tarafların haklarını koruyacak hem de toplumsal huzuru ve aile kurumunun saygınlığını zedelemeyecek, dengeli ve adil bir modelin inşası öncelikli gündem maddelerimizden biriydi. Vatandaşlarımızdan gelen yoğun talepler ve sahadaki uygulamalar doğrultusunda, bu konu zaten hazırlıklarına titizlikle katkı sunduğumuz Yargı Paketi’nin en temel konu başlıklarından birini oluşturmaktaydı. Bu çerçevede Anayasa Mahkemesinin, Türk Medeni Kanunu’ndaki "süresiz nafaka" düzenlemesine ilişkin verdiği iptal kararını adalet ve hakkaniyet ilkeleri adına son derece kıymetli buluyoruz. AYM’nin tanıdığı yasal süreci de dikkate alarak; bir tarafı ömür boyu adil olmayan bir yükümlülük altında mağdur etmeyen, hakkaniyete uygun yeni yasal düzenlemeyi yüce Meclisimizin takdirine sunacağız. Cumhurbaşkanımız Sayın Erdoğan’ın liderliğinde, Türkiye Yüzyılı’nı adaletin ve toplumsal huzurun yüzyılı kılmak adına reform adımlarımızı kararlılıkla sürdüreceğiz.

Aile kurmanın önündeki engel: Nafaka

Süresiz nafaka meselesi, uzun süredir toplumun geniş kesimlerinde ciddi bir rahatsızlık doğuruyordu. Kısa süren evliliklerden sonra bir tarafın ömür boyu mali yükümlülük altına sokulması, evliliği bir aile müessesesi olmaktan çıkarıp bitmeyen bir borç ilişkisine dönüştürüyordu.

Asgari ücretle geçinen ya da ekonomik olarak zor durumda olan eski eşlerin yıllarca nafaka ödemeye mahkûm edilmesi, yeni bir aile kurmalarını da imkânsız hâle getiriyordu. Bu yönüyle süresiz nafaka, evliliği teşvik eden değil, evlilikten uzaklaştıran bir uygulama olarak öne çıkıyordu.

Süreli nafaka tek başına çözüm değil

Ancak mesele sadece “süresiz nafaka kalksın” kolaycılığıyla çözülemez. Nafakanın süreli hâle getirilmesi de tek başına yeterli değildir. Çünkü yanlış kurulmuş bir süreli nafaka sistemi, bu defa boşanmayı kolaylaştıran başka bir mekanizmaya dönüşebilir. Aileyi korumayan her düzenleme, hangi gerekçeyle yapılırsa yapılsın, yeni bir toplumsal krizin kapısını aralar.

Hakkaniyetli sistem ihtiyacı

Burada asıl ihtiyaç, nafakayı otomatik bir cezaya da keyfî bir yardıma da dönüştürmeyen hakkaniyetli bir sistemdir. Evlilik süresi, çocukların durumu, tarafların yaşı, sağlık şartları, çalışma imkânı, ekonomik güç, kusur oranı ve ev içi emek dikkate alınmalıdır. Kısa süren, çocuksuz ve iki tarafın da çalışabilir olduğu evliliklerde ömür boyu nafaka kabul edilemez. Fakat uzun yıllar ailesi için emek vermiş, çalışma hayatından kopmuş, çocuk büyütmüş ve geçimini sağlayamayacak durumda olan bir insanın da birkaç yıl sonra ortada bırakılması adalet değildir.

Aile hukuku ideolojik çekişmeye bırakılamaz

Bu yüzden mesele, kadın-erkek kavgasına sıkıştırılmadan ele alınmalıdır. Aile hukuku, modern ideolojik çekişmelerin değil, adaletin, hakkaniyetin ve aileyi ayakta tutma iradesinin konusu olmalıdır.

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }