Haberler

Yavaş ilerleyen soykırım: Gazze’ye ilaç ve gıda girişi engelleniyor, sürgün ve ölüm devam ediyor

Ateşkes üzerinden aylar geçmesine rağmen terörist İsrail’in yardım, ilaç ve hareket kısıtlamaları sebebiyle Gazze’de hastalar tedaviye ulaşamıyor, çocuklar ölüyor, yüz binlerce kişi yıkıntılar arasında hayatta kalmaya çalışıyor.

Abone Ol

Ateşkes bombaların şiddetini düşürdü fakat Gazze’de hayatı kemiren felaketi durduramadı.

61 yaşındaki Najat Seyed el-Hessi, savaşın başladığı 7 Ekim 2023’ten bu yana kanser ilaçlarına ulaşamıyor. Ramallah’ta tedavi randevusu bulunan el-Hessi, o günden beri tek bir doz ilaç alamadığını söylüyor. Deir el-Belah’ta kurulan derme çatma çadırdan konuşan kadın, hastalığının her geçen gün ilerlediğini, hastanelerin ise temel tedavileri bile sunamadığını ifade ediyor. Gazze dışına tıbbi sevkler neredeyse tamamen durmuş durumda ve yıkıma uğramış sağlık sistemi ağır hastalar için işlevsiz hale gelmiş bulunuyor.

Filistin Sağlık Bakanlığı verilerine göre Gazze’de temel ilaçların yüzde 56’sı, tıbbi sarf malzemelerinin yüzde 68’i ve laboratuvar malzemelerinin yüzde 67’si temin edilemiyor. Gazze Kanser Merkezi Tıbbi Direktörü Dr. Muhammed Abunada, kanser ilaçlarında yaklaşık yüzde 70 oranında kıtlık yaşandığını, mevcut ilaçların ise eksik kombinasyonlar sebebiyle çoğu zaman etkisiz kaldığını belirtiyor. Abunada’ya göre kanser hastaları arasındaki ölüm oranı savaş öncesine kıyasla iki hatta üç kat artmış durumda.

Kriz yalnız hastalarla sınırlı değil. UNICEF, son üç ayda doğumda hayatını kaybeden bebek oranının yüzde 75 arttığını açıkladı. Kuruluş, ekim ayından bu yana 100 çocuğun öldürüldüğünü belgeledi ve bu dönemi “çocukları öldüren ateşkes” olarak tanımladı. Gazze’de yaşayan aileler, bombardımanların tamamen durmadığını, farklı bölgelerde hâlâ can kayıpları yaşandığını ifade ediyor. Sağlık Bakanlığı verilerine göre ateşkesin başladığı 10 Ekim’den bu yana en az 449 Filistinli öldü, 1.264 kişi yaralandı.

Yerinden edilme de devam ediyor. İsrail’in tek taraflı biçimde uygulamaya koyduğu “Sarı Hat” uygulaması, Gazze’de geniş alanları girilemez bölge ilan ediyor ve on binlerce insanın evlerine dönmesini engelliyor. Gazze’nin kıyı şeridinin yaklaşık yüzde 60’ını kapsadığı belirtilen bu hat, aileleri sürekli yeni bir göç dalgasına zorluyor. Şucaiye mahallesindeki evine ulaşamayan Abu Rafiq Ubeid, ailesiyle birlikte bir okul binasında yaşamını sürdürüyor ve “Tehditler aynı, sadece gürültü azaldı” sözleriyle durumu özetliyor.

Kış şartları ise felaketi daha da derinleştiriyor. Son aylarda etkili olan fırtınalar binlerce çadırı kullanılmaz hale getirdi, daha önce bombardımanda hasar gören binaların bir kısmı çöktü. Filistin’de kış şartlarına bağlı olarak 19'u çocuk toplam 31 kişi şehit oldu. Üç çocuk annesi Rajaa Jendiya, yağmur yağdığında bütün gece çocuklarını ve eşyalarını taşımak zorunda kaldığını, iki yıldır süren açlık ve yorgunluğun sağlıklarını ciddi biçimde bozduğunu anlatıyor.

Terörist Yahudilerin uyguladığı kısıtlamalar yalnız insani yardımı sınırlamıyor, aynı zamanda Gazze’nin kendi kendine yetebilme imkanlarını da ortadan kaldırıyor. Tarım arazilerinin en az yüzde 80’inin yok edildiği, balıkçılık sektörünün ise yaklaşık yüzde 95 oranında felç olduğu belirtiliyor. Gazze Balıkçılar Birliği Başkanı Zakaria Bakr, balıkçıların sistematik biçimde hedef alındığını, halkın gıda bağımsızlığının bilinçli olarak ortadan kaldırıldığını söylüyor. Gazze’nin bugün neredeyse tamamen dış yardıma bağımlı hale gelmesi, sahadaki gerçekliği özetleyen en çarpıcı göstergelerden biri olarak öne çıkıyor.

Ortaya çıkan tablo, ateşkesin sahada gerçek bir iyileşme üretmediğini, ölümün, hastalığın ve yerinden edilmenin daha düşük yoğunlukla fakat kesintisiz biçimde sürdüğünü gösteriyor. Gazze’de hayat, yıkımın içinde ağır ağır tükenmeye devam ediyor.

Middle East Eye

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }