Amerikan güvenlik şemsiyesi hesap pusulasına döndü

Batı ittifakı içinde uzun süredir varlığını koruyan çıkar farklılıkları, küresel krizlerin aynı anda derinleşmesiyle daha açık bir gerilime dönüştü. Amerika, İngiltere, kıta Avrupası, Almanya, Fransa ve diğer Avrupa başkentleri arasındaki farklı öncelikler, Soğuk Savaş sonrası dönemde ortak tehdit algısı ve Amerikan güvenlik mimarisiyle dengelenmişti. Ancak Ukrayna savaşı, İran gerilimi, Hürmüz Boğazı, enerji güvenliği, savunma bütçeleri ve Çin rekabeti bu dengeyi sarsıyor.

Amerika ile kıta Avrupası arasındaki asıl gerilim, aynı ittifak çatısı altında büyüyen maliyet kavgasında kendisini gösteriyor. Washington, Ukrayna savaşının yükünü başından itibaren büyük ölçüde Avrupa’nın sırtına bindirdi. Savaş uzadıkça Avrupa’dan daha fazla para, daha fazla silah ve daha güçlü siyasî angajman talep ediliyor. Amerika ise aynı süreçte İran ve Çin başlıklarına daha fazla yoğunlaşıyor.

Ukrayna, İran ve Çin aynı dosyada birleşiyor

Amerika açısından Ukrayna, İran ve Çin birbirinden kopuk başlıklar olarak görülmüyor. Washington, Ukrayna’da Avrupa’dan daha fazla savunma desteği isterken, İran geriliminde daha açık bir siyasî tutum, Çin rekabetinde ise Atlantik çizgisine daha sıkı bağlılık bekliyor. Bu durum, Avrupa’nın kendi bütçesini, enerji politikasını, sanayi rekabetini ve toplumlarının krizlere dayanma kapasitesini doğrudan etkiliyor.

Amerikalı yetkililerin son açıklamalarında Avrupa’nın kıtanın savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenmesi gerektiği vurgulanıyor. 2026 Ulusal Savunma Stratejisi’nde de müttefiklerin ortak savunma yükünü daha fazla omuzlaması gerektiği açık biçimde kayda geçiriliyor. Belgede Çin’in caydırılması, Amerikan ana vatanının savunulması, savunma sanayisinin güçlendirilmesi ve müttefiklerin daha fazla yük paylaşması aynı çerçevede ele alınıyor.

Hürmüz Boğazı NATO içi gerilime taşındı

Trump’ın İtalya ve İspanya’daki Amerikan askerlerinin çekilip çekilmeyeceğine ilişkin soruya “muhtemelen” cevabını vermesi, NATO içindeki çatlağın yeni bir göstergesi oldu. Trump’ın bu çıkışında, söz konusu ülkelerin İran savaşı ve Hürmüz Boğazı konusunda Amerika’ya yeterince destek vermemesini gerekçe göstermesi dikkat çekti. Aynı kapsamda Almanya’daki Amerikan askerî varlığının azaltılmasının da gündeme geldiği aktarıldı.

Almanya’da camiye saldırı
Almanya’da camiye saldırı
İçeriği Görüntüle

Bu tablo, Avrupa açısından eski ittifak dilinin çözüldüğünü gösteriyor. İtalya ve İspanya İran konusunda mesafeli davranırken, Amerika askerî varlığını pazarlık başlığına dönüştürüyor. Hürmüz Boğazı ise enerji güvenliği üzerinden NATO içi gerilimin merkez başlıklarından biri hâline geliyor.

Ukrayna üzerinden başlayan yük paylaşımı tartışması, böylece Orta Doğu, enerji hatları ve Çin rekabetiyle genişleyen büyük bir stratejik hesaplaşmaya dönüşüyor. Amerika, küresel önceliklerini yeniden düzenlerken Avrupa’dan bu yeni düzene mali, askerî ve siyasî olarak uyum sağlamasını istiyor. Ancak bu talep, Avrupa’nın iç dengelerini ve Atlantik ittifakının geleceğini doğrudan baskı altına alıyor.