MİT Başkanı Kalın, Hamas Siyasi Büro Başkanı Hayye ile görüştü
MİT Başkanı Kalın, Hamas Siyasi Büro Başkanı Hayye ile görüştü
İçeriği Görüntüle

Sinema, dizi, reklam ve sosyal medya eliyle yıllardır “özgürlükler ve fırsatlar ülkesi” olarak pazarlanan Amerika’nın cilalı görüntüsü, ülkeyi ziyaret eden influencerların açıklamalarıyla bir kez daha ifşalandı. New York gezilerinin ardından değerlendirmelerde bulunan sosyal medya kullanıcıları, karşılaştıkları manzaranın kendilerine anlatılan Amerika’dan tamamen farklı olduğunu belirtti.

Amerika’nın “şişirilmiş bir balon” olduğunu söyleyen influencerlar, New York’u İstanbul ve Avrupa şehirleriyle karşılaştırarak, “En büyük, en övülen ve en fazla reklamı yapılan şehir bile düşündüğümüzden çok kötüydü. Amerika’ya verilen 10 yıllık vizenin sebebini anladık; insan bir defa gidiyor, ardından bir daha gelmek istemiyor” ifadelerini kullandı.

New York’tan ayrılırken bir daha bu şehre dönmek zorunda kalmamayı temenni ettiğini belirten gezginler, Los Angeles ve Miami gibi diğer Amerikan şehirlerini de görmek istemediklerini söyledi. Şehirde kendilerini sürekli tehlike altında hissettiklerini aktaran influencerlar, bilhassa hava karardıktan sonra sokaklardaki atmosferin tamamen değiştiğini dile getirdi.

Açıklamalarda, evsizlerin sayısının yüksekliği kadar saldırgan tavırları da dikkat çekti. Avrupa şehirlerinde de evsizlerle karşılaştıklarını belirten sosyal medya kullanıcıları, New York’taki tablonun çok daha ürkütücü olduğunu, sokaklarda ruh sağlığını kaybetmiş ve uyuşturucu tesiri altında bulunan çok sayıda insanın dolaştığını ifade etti.

Amerikan kültürünü dünyaya pazarlayan dizilerdeki ihtişamlı New York görüntülerinin gerçeği yansıtmadığını söyleyen influencerlar, “Amerika vizesine başvurup vize alamayanlar hiç üzülmesin. Dünyada görülmesi gereken çok daha güzel ve huzurlu yerler var” sözleriyle değerlendirmelerini tamamladı.

Kendi memleketini küçümseyip Batı’nın reklamla parlatılmış hayatına özenenler için bu açıklamalar, çürümüş, her türlü pislik ve cürufun kol gezdiği bölgenin hakiki yüzünü gösteren yeni bir itiraf niteliği taşıdı. Dünyaya refah, güvenlik ve gelişmişlik dersi veren Amerika’nın büyük şehirlerindeki sefalet, korku ve çürüme, vitrinin arkasındaki pisliği bir kez daha gözler önüne serdi.