Haberler

Çocuklar çocukları katlediyor! Sorunun kaynağı ne ve nasıl çözülür?

Cezasızlık algısı oluşturan yasalar ve sosyal medyadaki mafya özentisi gençliği canavarlaştırıyor. Maneviyattan kopuk laik eğitim ve sokaktaki başıboşluk, çocukları suç örgütlerine açık hale getiriyor. Acil çözüm; sıkı siber denetim, aileye cezai sorumluluk ve maneviyat odaklı "Zorunlu Islah Kampları" ile kalıcı rehabilitasyondur.

Abone Ol

Güngören’de 14 Ocak’ta bıçaklanarak öldürülen 17 yaşındaki Atlas Çağlayan’la ilgili soruşturmada, sosyal medyada provokatif paylaşım yaptığı belirlenen iki kişinin daha gözaltına alınmasıyla toplam sayı 6’ya yükseldi. Daha önce yakalanan 4 şüphelinin emniyetteki işlemleri sürerken, paylaşımlara yönelik incelemenin devam ettiği bildirildi.

Olay, Mehmet Nesih Özmen Mahallesi’nde bir iş yeri önünde “yan baktın” tartışmasıyla başlayan kavganın büyümesi sonucu yaşandı. 15 yaşındaki E.Ç.’nin sustalı bıçakla yaraladığı Atlas Çağlayan hastanede hayatını kaybetti. E.Ç. tutuklanırken, olayla bağlantılı kişiler hakkında adli süreç sürüyor.

Çocuklar neden birer canavara dönüşüyor?

Güngören’de yaşanan bu acı hadise, sadece birkaç kişinin tutuklanmasıyla geçiştirilebilecek bir asayiş meselesi olmaktan çoktan çıkmıştır. Daha önce de benzer vakalara şahit olduk, benzer tutuklamalar yapıldı ancak sokaklarda çocukların çocuklar tarafından katledilmesinin önüne bir türlü geçilemedi. Buradaki asıl korkunç gerçek, küçücük çocukların nasıl bu kadar suça batmış olduğu ve nasıl birer canavara dönüştüğüdür. Manevi değerlerden, edep ve ahlaktan yoksun büyüyen, dinini ve vicdanını öğrenmeden yetişen bir nesil, ne yazık ki toplumun huzurunu tehdit eden büyük bir risk haline gelmektedir. "Yan baktın" gibi sudan sebeplerle cana kıyabilen bir neslin yetişmesi, sadece bireysel bir hata değil, toplumsal bir çöküşün habercisidir.

Devletin rehabilite etmesi şart!

Devletin ve toplumun, her geçen gün daha fazla suça meyil eden bu "başıboş" çocuklarla ilgili artık kalıcı çözümler üretmesi zorunludur. Çocuklarımızı birer birer kaybederken, onları bu tür suçlara özendiren sosyal medya içerikleri, çeteleşme kültürü ve denetimsizlik neden hala ortadan kaldırılmıyor? Sokaklarda tehlike arz eden, eğitimden ve aile şefkatinden uzak kalan bu çocukların devlet eliyle toplanması ve rehabilite edilmesi hayati önem taşımaktadır. Bu çocuklar için özel eğitim ve ıslah programları neden uygulanmıyor? Geleceğimiz olan evlatlarımızın birer katile dönüşmesini engellemek için sadece polisiye tedbirler değil, maneviyatı önceleyen ve suçu kaynağında kurutan ciddi bir devlet politikası şarttır.

Sorunun Kaynağı ve Neler yapılabilir?

Çocuk suçluluğu ve sokaktaki şiddet sarmalı, sadece hukuki değil; sosyolojik, pedagojik ve güvenlik politikalarını içeren çok boyutlu bir meseledir.

1. Hukuki Yaptırımların Yetersizliği ve Islah Sorunu

Türkiye’de çocuk suçlulara yönelik uygulanan Çocuk Koruma Kanunu, cezalandırmadan ziyade "çocuğun yüksek yararını" gözetir. Ancak bu durum, bazı durumlarda kamuoyunda "cezasızlık algısına" yol açmaktadır:

  • Yaş İndirimi ve İnfaz Yasası: 15-18 yaş grubundaki çocuklar ağır suçlar işlese bile, yetişkinlere oranla ciddi indirimler almaktadır. Bu durum, suç örgütleri tarafından çocukların birer "tetikçi" olarak kullanılmasına zemin hazırlamaktadır.

  • Islah Evlerinin Durumu: Mevcut çocuk cezaevleri ve ıslah evleri, çocukları suça iten psikolojik süreçleri tam anlamıyla tedavi etmekte yetersiz kalabiliyor. Cezaevinden çıkan çocuk, aynı "suç ortamına" geri döndüğünde daha profesyonel bir suçluya dönüşebiliyor.

2. Suça Özendiren Sebepler ve Çözüm Önerileri

Çocukların "canavarlaştığı" bu ortamı besleyen ana unsurlar şunlardır:

  • Dijital ve Görsel Özenti: Sosyal medyada (TikTok, Instagram vb.) "mafya", "çete" ve "gayrimeşru hayat" temalı içeriklerin denetimsizliği, çocukları şiddete özendirmektedir. Bu içeriklere karşı devletin siber denetimleri ve erişim engelleri çok daha sert uygulanmalıdır.

  • Maneviyat ve Değerler Eğitimi: Eğitim sistemi sadece akademik başarıya odaklanmakta, laik öğretiler ile birlikte dinden, ahlaktan uzaklaştırmaktan. Halbuki karakter inşası ve manevi değerler (merhamet, vicdan, kul hakkı) maalesef verilmemekte. Müfredata çocukların ruh dünyasını besleyecek ahlak ve edep derslerinin pratik hayata yansıyacak şekilde entegre edilmesi elzemdir.

  • Sokaktaki "Başıboşluk": Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın, risk altındaki mahallelerde "saha taraması" yaparak suça meyilli çocukları erkenden tespit etmesi gerekir. Okula gitmeyen veya sokakta denetimsiz kalan çocuklar için "Zorunlu Yatılı Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezleri" kurulmalıdır.

3. Devletin ve Toplumun Alması Gereken Önlemler

  • Erken Müdahale Programları: Risk grubundaki ailelere psikolojik destek ve sıkı denetim şarttır. Çocuğun suça karıştığı durumlarda ailenin de hukuki sorumluluğu artırılmalıdır.

  • Ateşli ve Kesici Silah Denetimi: Sustalı bıçak, muşta gibi aletlerin internet üzerinden erişimi tamamen engellenmeli ve taşımanın cezası caydırıcı hale getirilmelidir.

  • Toplumsal Rehabilitasyon: Bu çocukları sadece hapse atmak değil, onları "özel eğitim kampı" mantığıyla toplumdan izole ederek zanaat, spor ve maneviyatla yeniden inşa etmek en kalıcı çözümdür.

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }