Platform üyeleri, Kadir Gecesi’nin manevi ikliminde bu davanın üzerindeki sis perdesinin aralanmasını ve adaletin tecelli etmesini temenni ettiklerini belirterek tüm duyarlı vatandaşları destek vermeye davet etti. Yıllardır karanlıkta kalan noktaların aydınlığa kavuşması için başlatılan bu girişim, kamuoyunda geniş yankı buldu.
Bayram Ali Öztürk Hoca kimdir?
Eğitim Hayatı 1952 yılında Trabzon’un Of ilçesinde doğan Bayram Ali Öztürk, çocukluğunu Adapazarı’nda geçirdi. Atatürk Üniversitesi İlahiyat Fakültesi mezunu olan Öztürk; Arapça, Farsça, Osmanlıca, İngilizce ve Fransızca dillerine hakimdi. İlahiyat eğitiminin yanı sıra hukuk eğitimi de alan hoca, ilmi derinliğiyle tanınıyordu.
Hizmet Yılları ve "Mektubatçı" Lakabı Üstadı Mahmud Efendi’nin davetiyle İstanbul’a gelen Öztürk, 1978-1985 yılları arasında Şehzadebaşı Damat İbrahim Paşa Camii’nde görev yaptı. İmam Rabbani (hz)'nin "Mektubat-ı Rabbani" eserine olan vukufiyeti sebebiyle "Mektubatçı Bayram Hoca" olarak anılmaya başlandı. 30 yaşında hafızlığını tamamlayan hoca, her pazar sabahı İsmailağa Camii’nde gerçekleştirdiği sohbetlerle binlerce kişinin gönlüne dokundu.
"Yürüyen kütüphane"
Kendi evinde 28 bin ciltlik devasa bir kütüphanesi bulunan Bayram Ali Öztürk, günde yaklaşık bin sayfa kitap okuması ve güçlü hafızası sebebiyle Mahmud Efendi tarafından "yürüyen kütüphane" olarak nitelendirildi. Sadece dini ilimlerde değil; felsefe, sosyoloji, psikoloji ve tarih gibi alanlarda da derin bilgi sahibiydi.
Mücadelesi ve duruşu
Ömrü boyunca "Dinlerarası Diyalog" faaliyetlerine ve FETÖ’nün itikadi sapkınlıklarına karşı sert bir duruş sergiledi. İslam birliğini savunan, Siyonizm karşıtı söylemleriyle öne çıkan Öztürk, Ehli Sünnet akidesinin korunması için büyük çaba sarf etti. Bu tavizsiz duruşu sebebiyle zaman zaman baskılara maruz kaldı ve farklı camilere tayin edilerek zorluklar yaşadı.
Şehadeti
3 Eylül 2006 tarihinde, İsmailağa Camii’nde sabah sohbetinin ardından dua ederken kalbine saplanan bir bıçak darbesiyle şehit edildi. Saldırı sonrası yaşanan arbede ve hukuki süreçteki ihmaller, davanın uzun süre karanlıkta kalmasına sebep oldu. Özellikle davaya bakan yargı mensuplarının büyük çoğunluğunun ilerleyen yıllarda FETÖ üyeliğinden ceza alması, suikastın arkasındaki güçlere dair önemli işaretler olarak kabul edildi.
İbda''cılar ve cenaze süreci
Bayram Ali Öztürk’ün şehadet haberi üzerine, sağlığında da yakın diyalog içerisinde olduğu İBDA mensupları İsmailağa’ya akın ederek hocalarına sahip çıktı. Cenaze sürecinde yaşanan hareketlilik dönemin medyasına "İBDA-C Şovu" şeklinde yansıtılmış, İstanbul Emniyet Müdürü Celalettin Cerrah’ın da yer aldığı kareler üzerinden çeşitli iddialar gündeme getirilmişti. Fatih Camii’ndeki cenaze töreni sırasında ise 22 kişi, "örgüt propagandası" ve "memura mukavemet" gerekçeleriyle gözaltına alınarak adliyeye sevk edildi. Bu süreç, kamuoyunda davanın asıl sorumlularından ziyade taziye için gelenlerin hedef seçildiği yönünde tartışmalara sebep oldu.




