Mustafa Kemal hakkında “diktatör” ifadesini kullandığı gerekçesiyle 5816 sayılı kanun kapsamında hakkında işlem yapılan İsmail Çalık, evinden ters kelepçeyle gözaltına alındı.

Çalık’ın çorabını ve ayakkabısını giymesine izin verilmeden evden çıkarıldığı, gözaltı sırasında annesinin işlem yapılmakla tehdit edilerek itilip kakıldığı belirtildi.

Çalık, gözaltı aracında darp ve cebre maruz kaldığını, daha sonra görüştüğü psikoloğun da kendisine “Atamıza karşı gelirsen buralara düşersin” minvalinde ifadeler kullandığını anlattı.

Olay, daha önce şeriata yönelik hakaretleri sebebiyle gözaltına alınan Feyza Altun’un hazırlanmasına ve rujunu sürmesine kadar zaman tanınan gözaltı görüntülerini de yeniden gündeme getirdi.

Suriye mahkemesinden Esad hakkında idam kararı
Suriye mahkemesinden Esad hakkında idam kararı
İçeriği Görüntüle

5816 sayılı kanun yürürlükte tutulduğu, Mustafa Kemal ve Cumhuriyet devrine ilişkin her sert tenkit “hakaret” kapsamına sokulduğu ve bu meselelerin serbestçe konuşulmasına müsaade edilmediği müddetçe yakın tarihin üzerindeki perde kalkmayacaktır.

Bir asırdır resmî tarih anlatısıyla millet kendi geçmişinden uzaklaştırıldı; Osmanlı’dan Cumhuriyet’e geçiş süreci, tartışılması gereken hadiseler ve şahsiyetler dokunulmaz alanlara dönüştürüldü.

Bugün alanında temayüz etmiş tarihçiler dahi belirlenmiş sınırların dışına çıktığında baskı, soruşturma veya linç tehdidiyle karşılaşıyor.

Kendi tarihine bu derece yabancılaştırılan bir toplumdan sağlam bir tarih şuuru ve geçmişinde ne yaşadığını bilmek nasıl beklensin?

Cumhuriyet’in üzerinden bir asır geçmişken hâlâ fikirlerin kanun ve ceza tehdidiyle susturulması, Türkiye’nin aşması gereken en temel meselelerden biri olarak önümüzde duruyor.