Vaşington güdümlü politikaların peşine takılan Avrupa ise boşalan depoları ve Rusya’ya karşı devreye soktuğu tek taraflı yaptırımların neticesinde çaresizce çıkış yolu arıyor.

Avrupa, depolarını doldurma telaşında

Dünya gaz piyasasında kış ayları henüz kapıyı çalmadan gelecek senenin çetin mücadelesi patlak verdi. ABD’nin bölgedeki korsanca adımları ve İran ile tırmanan gerilim neticesinde Körfez hattından yapılan sıvılaştırılmış tabii gaz (LNG) sevkiyatının aksaması, bilhassa Avrupa’nın kışa hazırlık hesaplarını bozdu. Dünyanın iki dev enerji tüketicisi konumundaki Avrupa ile Asya, aynı kargoları temin edebilmek için kıyasıya bir kapışmanın içine sürüklendi. Vadeli piyasalardaki seyir, gaz tedarikindeki darboğazın kış mevsimiyle sınırlı kalmayacağını, yüksek fiyat dalgası ile tedarik riskinin önümüzdeki yaza kadar sarkacağını gösteriyor. Artık rekabet, sadece bugünkü tüketimi karşılamak değil, gelecek sezonun gazını şimdiden emniyete almak gayesiyle yürütülüyor.

Dünya çapında tabii gaz piyasasının yüzde 90’ından fazlasını temsil eden Milletlerarası Tabii Gaz Birliği (IGU) Genel Sekreteri Menelaos Ydreos, vadeli piyasalardaki hareketliliğin çatışmaların yayılacağı ve uzayacağı beklentisini yansıttığını dile getirdi. Ydreos, Avrupa’nın boşalan depolarını doldurma mecburiyeti sebebiyle Asya’nın önüne geçmeye başladığına dikkat çekiyor. Ne var ki bu defaki kriz, evvelki enerji şoklarından farklı olarak tek bir kıtayı değil, bütün dünya pazarlarını aynı anda baskı altında tutuyor.

Fiyatlar zirveye tırmanıyor

Piyasadaki göstergeler maruz kalınan tazyikin boyutlarını gözler önüne seriyor. Asya piyasasında gösterge kabul edilen Platts JKM fiyatı eylül ayı ortasında 30 dolar seviyesine tırmanırken, Avrupa teslimat fiyatı 24,62 doları buldu. Fiyatlar, krizin alevlenmesinden bu yana iki kattan fazla artış göstererek son yılların zirvesine ulaştı. Avrupa’nın son 15 senenin en düşük stok seviyeleriyle kışı karşılıyor olması da alıcıların sırtındaki yükü daha da ağırlaştırıyor.

Asya pazarındaki alıcılar ise fiyatlar yukarı fırladığında kenara çekilmek yerine yüksek bedeller ödemeyi göze alıyor. Nitekim Pakistan ve Bangladeş gibi ülkelerin 25 doların üzerindeki kargoları satın alması, geçmişte yüksek faturalar sebebiyle talebini kısmak zorunda kalan ülkelerin mecburi tutum değişikliğini belgeliyor. Ancak bu tahammülün de bir hududu bulunuyor. Hindistan sanayisi için 30 dolar seviyesi kritik eşik sayılırken, Hürmüz’deki tıkanıklığın sürmesi halinde fiyatların 35 dolara dayanacağı tahmin ediliyor.

Tedarik haritası yeniden şekilleniyor

Körfez kaynaklı 36 milyon tonluk arz kaybına rağmen, devreye giren yeni kapasitelerle net kaybın yaklaşık 5 milyon ton seviyesinde kalacağı hesaplansa da bu tablo piyasaları yatıştırmaya yetmiyor. Avrupa’nın ocak ayından itibaren Rus LNG’sine getirmeyi tasarladığı yasak hamlesi de piyasada yeni bir belirsizlik oluşturdu. Rus gazı alternatif müşterilere yönelse dahi, deniz ticaretindeki aksamalar arz baskısını daha da derinleştirecek bir potansiyel barındırıyor.

Milyarlık fon tezgâhında Kaya çiftinin mal varlığı donduruluyor
Milyarlık fon tezgâhında Kaya çiftinin mal varlığı donduruluyor
İçeriği Görüntüle

Körfez kapısının kilitlenmesi, ithalatçı ülkeleri Afrika’dan Güneydoğu Asya’ya kadar uzanan farklı kapıları çalmaya mecbur bıraktı. Tayland; Umman, Kuzey Amerika ve Batı Afrika seçeneklerini masaya koyarken Bangladeş rotasını Endonezya, Avustralya ve Çin’e çevirdi. Arjantin, Doğu Timor ve Tanzanya gibi yeni üreticilerin de iştahı kabardı. Doğu Timor yeni tesis projeleri hazırlığında olsa da bu nevi yatırımların devreye girmesi uzun seneler gerektiriyor.

Uzun vadeli mukavelelere yöneliş

Spot piyasadaki fahiş ve dengesiz fiyat hareketleri, Asyalı alıcıları uzun vadeli sözleşmelere sevk ediyor. Önümüzdeki birkaç sene zarfında devreye girmesi beklenen kapasiteler, uzun vadeli mukavelelerde fiyatların nispeten istikrarlı kalmasına zemin hazırlıyor. Alıcılar ani fiyat sıçramalarından korunmaya gayret ederken, üreticiler de gelecekteki gazı bugünden bağlamak istiyor. Avrupa cephesinde ise bürokratik çevre dayatmaları, uzun vadeli anlaşmalar akdetmeyi zorlaştırarak kıtayı kendi eliyle hazırladığı krizlerin ortasında bırakıyor.