Batı merkezli yayın kuruluşları, kendi toplumlarını bir arada tutan manevi değerleri tükettikten sonra şimdi de gözünü aile yapısının en güvenli limanı olan annelik makamına dikti.
Kendi sapkın anlayışlarını "modernlik" maskesi altında pazarlayan bu zihniyet; aileyi yıkan, dini hayattan dışlayan ve ahlakı yozlaştıran hamlelerine her gün bir yenisini ekliyor.
Kapitalist anlayışla kadını sadece iş gücü olarak gören ve bir meta gibi kullanan Batı zihniyeti, şimdi de kadını fıtratından kopararak yalnızlığa mahkûm etmek istiyor. Bu kirli propagandayüzyıllardır kutsal kabul edilen "anne" sıfatını bir pranga, bir "tuzak" gibi gösterme cüretini sergiliyor.
BBC Türkçe gibi mecralar üzerinden servis edilen bu haberler, bireysel pişmanlık hikâyelerini genelleştirerek toplumun temel taşı olan aile yapısını dinamitlemeyi hedefliyor. Bir evladın varlığını "kaçamayacağın bir tuzak" olarak nitelendirmek, sadece bir annenin değil, tüm insanlığın vicdanına yapılmış bir saldırı olarak karşımıza çıkıyor.
Kadını kadın yapan en yüce değerlerden biri olan anneliği adeta bir zulüm gibi sunan bu anlayış; aslında kendi içindeki manevi boşluğu ve aile kurumuna duyduğu köklü düşmanlığı açıkça dışa vuruyor.
Bu sinsi kuşatma aslında yeni de değil; aynı odakların geçtiğimiz yıl servis ettiği "Çocuk sahibi olmak ömrü kısaltıyor" başlıklı sözde bilimsel haberler, bu zehirli stratejinin ilk adımları olarak hafızalarda duruyor. Önce "çocuk doğurursanız ömrünüzden gider" diyerek kadınların kalbine korku salan bu anlayış, şimdi de "anne olduğunuz için pişman olun" diyerek zihinleri bulandırmaya çalışıyor. Alttan alta işlenen bu "çocuksuz ve ailesiz toplum" projesi, her yıl farklı kılıflarla önümüze sürülerek toplumun genetiğiyle oynamaya ve annelik makamını itibarsızlaştırmaya devam ediyor.
Son olarak paylaşılan haberde de görüldüğü üzere; anneliği bir "tükenmişlik" ve "pişmanlık" odağına oturtan bu yayınlar, toplumu köklerinden koparmayı amaçlıyor. Geçen sene "ömür kısalıyor" yalanıyla fizyolojik bir tehdit savuranlar, bu sene psikolojik bir çöküş senaryosu yazıyor.
Baran Dergisi





