Erdoğan'ın konuşmalarından öne çıkanlar şu şekilde:
Kıymetli misafirler, yalnızca bizler değil, artık tüm dünya şu gerçeği görüyor, ve anlıyor dünün reçeteleriyle bugünün sorunlarına çare bulunamaz.
81 yıl öncesinin güç ve imtiyaz sahipleri tarafından dizayn edilen mevcut uluslararası sistemin çıkmazlarını hepimiz yakından takip ediyoruz.
En başta bölgemiz olmak üzere dünyanın farklı yerlerinde cereyan eden hadiselere baktığımızda sistemin iflas bayrağını çektiği görülüyor. Şu anda on milyonlarca insan savaşların, çatışmaların, istikrarsızlıkların açlık ve yoksulluğun pençesinde hayata tutunmaya çalışıyor.
Ulum öyle bir hal aldı ki zulüm ve kötülük sıradanlaşırken barış ve sağduyu çağrısı yapanlar azınlıkta kaldı. Bakınız hemen yanı başımızda Gazze'de modern zamanların en büyük soykırımı yaşandı.
Ekim 2023'ten bu yana çoğu çocuk ve kadın olmak üzere Gazze'de 75 bin kişi İsrail saldırılarında acımasızca katledildi. 176 bin kişi Yaralandı. Bu rakam 1995'te yine tüm dünyanın gözleri önünde işlenen Srebrenitsa soykırımındaki şehit sayısının neredeyse on katına tekabül ediyor.
Sadece geride bıraktığımız bir sene içerisinde 1500 kardeşimiz hayatını kaybetti. Aynı saldırılarda 5500'e yakın Filistinli yaralandı.
Harabeye çevrilen Gazze'de bugün bile insanlar yıkık dökük evlerde enkaz yığınları içinde hayata tutunma mücadelesi veriyor.
Hastanelerde yakıt ve ekipman sıkıntısı çekiliyor. İnsani yardım girişleri hala engelleniyor. 2 milyonu aşkın sivil derme çatma çadırlarda, görenleri insanlığından utandıran iptidai şartlarda yaşamak zorunda bırakılıyordu. Gazze ile birlikte Batı Şeria'da bu acımasızlığın hedefi haline gelmiştir. Filistinlileri asırlardır yaşadıkları vatan topraklarından zorla göç ettirmeyi amaçlayan yerleşimci terörü modern dünyanın kayıtsız bakışları altında her gün daha da pervasız hale geliyor.
İnanıyorum ki sizler de takip ettiniz. Önceki hafta aralarında milletvekilleri, akademisyenler, ve siyasetçilerin de olduğu uluslararası bir heyetin Batı Şeria'ya girişine izin verilmedi. Yine 20 gün önce Amerika merkezli bir gazetenin foto muhabiri Batı Şeria'daki yerleşimci çete üyeleri tarafından darp edilerek ağır yaralandı. Sadece Ekim ayında Batı Şeria'da Filistinlilere yönelik 3000'den fazla saldırı ve ihlal kayıtlara geçti.
Değerli dostlar, çoğu kayıtlara bile girmeyen hak ihlallerini daha da uzatmak mümkün. Peki tüm bu olup biten karşısında bizim elimizi vicdanımıza koyup şunu sormamız gerekmiyor mu? Hangi gerekçe böyle bir insan kıyımını işgali, gaspı meşrulaştırabilir?
Çadır kentlere hastanelere, okullara, masum çocukların yaşadığı evlere bomba atmanın evleri zaten başlarına yıkılmış insanların üzerine ölüm yağdırmanın, insanları göçe zorlamanın, ne tür gerekçeleri olabilir? Hepimiz biliyoruz ki ne bu cinnet halinin ne de bu cinnet hali karşısında sergilenen acizliğin hiçbir haklı sebebi yoktur ve olamaz. Ortada Müslüman Hristiyan veya Musevi fark etmeksizin, vicdan taşıyan herkesin itiraz etmesi gereken apaçık bir zulüm vardır.
Ve bu zulüm bölgemizin tamamında öfkeyi ve nefreti körüklemektedir. Burada şunu da üzülerek ifade etmek istiyorum. Görevi barışı. güvenliği, istikrarı sağlamak olan uluslararası yapılar daha önce Ruanda'da Srebrenitsa'da ve kana bulanan pek çok yerde olduğu gibi Gazze'de de yaşananları tribünden seyretmektedir.
İnsanlık trajedilerini endişeyle izlemekten veya endişeyle karşılamaktan bütün bunlardan başka hiçbir adım atmıyorlar. İranlıların o meşhur atasözünde denildiği gibi nişestendu gafdendu berhâstend Yani oturuyorlar, konuşuyorlar ve dağılıyorlar.
Bizim de imzalanmasına katkı verdiğimiz Gazze Barış Anlaşması ne yazık ki uygulanmıyor. Uluslararası ilişkilerin temeli olan ahde vefa ilkesi hayata geçirilemiyor. Bu şekilde hiçbir sorunun çözülemeyeceğini artık herkes anlamalıdır. Bu şekilde ancak kin ve nefret ikliminin büyüyeceğini herkes görmelidir.
Şurası son derece dikkat çekici ve utanç vericidir. Gazze soykırımı sırasında 270'in üzerinde basın mensubu katledildi. Bunların çoğu işgal güçleri tarafından hedef gözetilerek kasten öldürüldü. Fakat kimi sözde bağımsız kuruluşların hazırladığı basın özgürlüğü raporlarına göz attığımızda İsrail'e halen iltimas geçildiğini görüyoruz.
Kaynak: AA, Star Haber




