İngiltere'deki İşçi Partisi (Keir Starmer) hükümeti, uzun yıllardır süren diplomatik baskılar ve Uluslararası Adalet Divanı'nın (UAD) kararları doğrultusunda, "Britanya Hint Okyanusu Toprakları" (BIOT) olarak bilinen Chagos Takımadaları'nın egemenliğini Mauritius'a devretmeyi kabul etti.

Anlaşmanın temel parametreleri şunlardır:

  • Egemenlik Devri: Adaların mülkiyeti ve egemenliği resmen Mauritius Cumhuriyeti'ne geçecek.

  • Üssün Durumu: ABD ve İngiltere'nin ortak kullandığı, stratejik öneme sahip Diego Garcia askeri üssü, en az 99 yıl boyunca İngiltere'nin kontrolünde kalmaya devam edecek. İngiltere, bu kullanım hakkı karşılığında Mauritius'a kira bedeli ve kalkınma yardımı ödeyecek.

  • Geri Dönüş Hakkı: 1960'larda ve 70'lerde adalardan zorla sürülen yerli halkın (Chagossians), Diego Garcia hariç diğer adalara dönüşüne izin verilecek.

Londra bu hamleyi "uluslararası hukuka uyum" ve "Afrika ile ilişkilerin düzeltilmesi" olarak savunsa da, zamanlama ve jeopolitik riskler tartışmayı alevlendirdi.

İran’dan ABD’ye bölgeyi terk etme çağrısı
İran’dan ABD’ye bölgeyi terk etme çağrısı
İçeriği Görüntüle

5D6551142E22Af171A3451C4

2. WASHINGTON CEPHESİ: TRUMP'IN "ZAYIFLIK" TEZİ

ABD'de Donald Trump, İngiltere'nin bu hamlesini sert bir dille eleştirerek konuyu "Batı İttifakı'nın yumuşak karnı" olarak çerçeveledi. Trump'ın eleştirileri şu üç noktada yoğunlaşıyor:

  1. "Zayıflık" Söylemi: Trump, İngiltere'nin egemenlikten vazgeçmesini bir diplomatik başarı değil, "tam bir zayıflık" (total weakness) göstergesi olarak tanımladı. Trump'a göre, küresel rekabetin arttığı bir dönemde toprak devretmek, rakiplere cesaret veren bir "geri çekilme" sinyali.

  2. Çin Tehdidi: Cumhuriyetçi kanat ve Pentagon şahinleri, Mauritius'un Çin ile artan ekonomik ilişkilerine dikkat çekiyor. Egemenliğin Mauritius'a geçmesiyle, Çin'in uzun vadede bölgede "bilimsel araştırma" veya "turizm" adı altında istihbarat faaliyetleri yürütebileceğinden, hatta Diego Garcia'yı elektronik olarak izleyebileceğinden endişe ediliyor.

  3. Grönland Kıyaslaması: Trump, kendi başkanlığı döneminde Danimarka'dan Grönland'ı satın alma isteğini hatırlatarak, stratejik vizyonunun "toprak kazanmak" üzerine kurulu olduğunu, müttefiki İngiltere'nin ise "toprak kaybettiğini" vurguladı.

3. MOSKOVA CEPHESİ: LAVROV'UN TARİHSEL İRONİSİ

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise konuyu sömürgecilik tarihi ve Batı'nın ahlaki üstünlük iddiasının çöküşü üzerinden ele aldı. Lavrov'un çıkışı, Rusya'nın "Küresel Güney" (Global South) ülkeleri nezdindeki söylemleriyle paralellik gösteriyor:

  • "Büyük" Sıfatı Tartışması: Lavrov, İngiltere'nin (Great Britain) ismindeki "Büyük" (Great) sıfatını artık hak etmediğini savundu. Lavrov, "İsminde 'Büyük' sıfatını resmi olarak kullanan tek ülke onlar ama bu büyüklükten geriye ne kaldı?" minvalindeki açıklamasıyla, İngiltere'nin imparatorluk bakiyesi statüsünün eridiğini ima etti.

  • Çifte Standart Vurgusu: Rusya, İngiltere'nin Chagos'u yıllarca uluslararası hukuka aykırı şekilde elinde tutmasını, Batı'nın "kurallara dayalı uluslararası düzen" söyleminin samimiyetsizliğine kanıt olarak sunuyor. Moskova'ya göre İngiltere, adaları "adalet" için değil, "artık elinde tutacak gücü kalmadığı için" veriyor.

4. STRATEJİK MERKEZ: DIEGO GARCIA NEDEN ÖNEMLİ?

Tartışmaların odağındaki Diego Garcia adası, haritada küçük bir nokta olsa da, askeri kapasitesi bakımından devasa bir öneme sahip. "Batmaz Uçak Gemisi" olarak adlandırılan üs şu özelliklere sahip:

  • Erişim Mesafesi: Hint Okyanusu'nun ortasındaki konumuyla, ABD bombardıman uçaklarının (B-1, B-2, B-52) yakıt ikmali yapmadan Orta Doğu, Doğu Afrika, Güney Asya ve Çin denizlerine operasyon düzenlemesine olanak tanıyor.

  • Geçmiş Operasyonlar: Afganistan ve Irak işgallerinde, ABD hava saldırılarının kilit kalkış noktası burasıydı.

  • Nükleer Denizaltı Desteği: Üs, nükleer denizaltılar için bakım ve ikmal yeteneğine sahip nadir derin su limanlarından biri.

  • Uzay ve İstihbarat: ABD Uzay Kuvvetleri için kritik izleme istasyonları ve küresel GPS sisteminin yer istasyonları burada bulunuyor.

5. TARİHSEL ARKA PLAN: BİR "İNSANLIK SUÇU" TARTIŞMASI

Meselenin hukuki boyutu 1965 yılına dayanıyor. İngiltere, Mauritius'a bağımsızlık vermeden hemen önce Chagos Takımadaları'nı ülkeden ayırdı (parçaladı).

  • Zorunlu Göç: 1968-1973 yılları arasında, ABD'nin üssü "insansız" bir adaya kurma şartı nedeniyle, İngiltere yaklaşık 2.000 yerliyi (Chagossians) zorla gemilere bindirerek adadan attı. Evcil hayvanların itlaf edildiği ve halkın sefalet içinde Mauritius'a bırakıldığı bu süreç, insan hakları örgütleri tarafından "insanlığa karşı suç" olarak nitelendiriliyor.

  • Hukuki Zafer: 2019 yılında Uluslararası Adalet Divanı (UAD), İngiltere'nin adalar üzerindeki hakimiyetinin yasa dışı olduğuna hükmetti. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu da ezici bir çoğunlukla İngiltere'nin çekilmesi yönünde oy kullandı. İngiltere, bugüne kadar bu kararları "tavsiye niteliğinde" diyerek görmezden gelmişti.

Chagos (Diego Garcia) meselesi, "Eski Dünya"nın (İngiltere) sömürge mirası ile yüzleşmesi, "Yeni Dünya"nın (ABD/Trump) güç projeksiyonu kaygıları ve "Revizyonist Güçlerin" (Rusya/Çin) Batı'nın geri çekilmesini tescilleme çabalarının kesiştiği bir kırılma noktası. İngiltere "Büyük" sıfatını korumaya çalışırken, sahadaki gerçeklik, küresel gücün Hint Okyanusu'nda yeniden tanımlandığını göstermektedir.