ABD'nin Ohio eyaletine bağlı Hamden köyünde, polisin bir soruşturma kapsamında girdiği ev, insanlığın utanç duyacağı bir manzaraya ev sahipliği yapıyordu. İnsan dışkılarıyla dolu, sağlıksız, havasız ve tecrit edilmiş yaklaşık 13 metrekarelik bir odada tutulan 16 çocuk, tam 4 yıl boyunca dış dünyadan tamamen kopuk bir şekilde yaşamaya mahkûm edildi. Komşuların dahi varlıklarından haberdar olmadığı, okul yüzü görmemiş bu çocuklar, sadece fiziksel değil, zihinsel ve ruhsal bir yıkıma terk edilmiş durumdaydı.
İnsanlığın "sıfır" noktası
Olayın vahametini ortaya koyan detaylar ise, Batı’nın "insan hakları" ve "modern yaşam" safsatasının nasıl bir içi boş kabuktan ibaret olduğunu kanıtlıyor. Yetkililerin açıklamasına göre, kurtarılan çocuklardan bazıları konuşma yetisini dahi kaybetmiş durumda. Gelişimsel engeli bulunan 18 yaşındaki bir genç, bırakın hayata dair temel becerileri, kendi adını bile yazmaktan aciz bırakılmış. Çocukların maruz kaldığı ağır ihmal, sadece bir ebeveyn sorumsuzluğu değil; insanın "ilahi" değerlerinden koparıldığı, hayatın sadece maddeye ve nefsanî arzulara indirgendiği bir toplumun kaçınılmaz sonudur.
Dinsizliğin bataklığında boğulan bir uygarlık
Tarih boyunca "İslam olmasın da ne olursa olsun" diyerek hakikatten kaçan, dini hayatın dışına iten Batı, bugün kendi evinin içinde kendi neslini bile koruyamayan, barbarlığın en saf halini yaşayan bir bataklığa saplanmış durumda. Tarih boyunca Müslümanların gölgesinde hayata tutunanlar, bugün dinsizliğin yarattığı boşlukta insanlığı unutmuş haldedir. Çocukların bir kısmının kritik durumda hastanelere kaldırıldığı, anne, baba ve büyükanne-büyükbabanın gözaltına alındığı bu olay, aslında Batı uygarlığının çöküşünün bir fotoğrafıdır.
Manevi değerlerden koparılmış, hayatı sadece "madde"den ibaret gören bir uygarlığın, kendi içindeki fıtratı nasıl boğduğunun hikayesidir. Batı, kendi kurduğu bu "vahşi" düzenin içerisinde, kendi elleriyle doğurduğu felaketlerde boğulmaya mahkûmdur.
Baran Dergisi