Terörist İsrail’in aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben-Gvir, Birleşmiş Milletler (BM) Polis Şefleri Zirvesi’ne katılmak üzere New York’a yapacağı ziyareti son anda iptal etti. İsrail basınına yansıyan haberlere göre, bu iptal kararının arkasında, Ben-Gvir’in ABD topraklarına ayak basması durumunda "gözaltına alınma" veya hakkında soruşturma başlatılması endişesi yatıyor. Belçika merkezli Hind Receb Vakfı’nın, Filistinli esirlere yönelik politikaları nedeniyle Ben-Gvir hakkında ABD Adalet Bakanlığına yasal şikayette bulunması ve New York Eyalet Başsavcılığını harekete geçmeye çağırması, Siyonist rejimin "dokunulmazlık" zırhının nasıl parçalandığını gözler önüne seriyor.
Sadece bir seyahat iptali gibi görünen bu gelişme, aslında İsrail terör şebekesinin yeryüzünde artık hiçbir yerde "rahat" olamayacağının tescilidir. Yıllarca dünyayı kendi arka bahçeleri ve dokunulmazlık kaleleri sanan bu katiller sürüsü için artık vakit daralıyor. Ben-Gvir’in, en büyük destekçileri olan Amerika Birleşik Devletleri’nde dahi hukuki bir baskı ile karşılaşması ve ziyareti iptal etmek zorunda kalması, "uluslararası meşruiyet" maskesinin nasıl düştüğünün ispatıdır.
Bu olaydan sonra artık hiçbir Yahudi terörist, işlediği savaş suçlarının gölgesi üzerinde olmadan adım atamayacak. Gittikleri her yerde gözaltına alınma, protesto edilme ve halkın öfkesiyle yüzleşme korkusu, onların hayatını bir "ateş çemberine" çevirmiş durumda. Fransa ve İrlanda’ya girişinin engellenmesi, Avrupa ülkelerinden yükselen yaptırım talepleri ve Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) nezdindeki yakalama kararı arayışları, Yahudilerin artık kendi yalanlarının ve suçlarının hapishanesine düştüğünü gösteriyor.
ABD’nin bile artık onlar için "güvenli liman" olmaktan çıktığı bu tablo, meselenin vahametini ve İsrail'in çöküş sürecinin hızını ortaya koyuyor. Bürokrasinin, hukukun ve kamuoyunun "dokunulmaz" zannettiği bu figürler, okyanusun ötesinde bile kendi suçlarının ağırlığı altında eziliyor. İsrail’in en radikal figürlerinden birinin bu kaçışı, suçluluk psikolojisiyle titreyen bir korkağın kaçışıdır. Bilinmelidir ki; kaçacakları hiçbir delik, sığınacakları hiçbir müttefik kalmayana dek mazlumların ahı bu ateşi daha da harlayacaktır. Siyonistler için artık sadece "ateş çemberi" değil, bizzat sonun başlangıcı olan büyük hesap vakti yaklaşmaktadır.
AA, Baran Dergisi




