Terörist İsrail ordusunda askerlik yapan, Gazze’de Müslüman kanı döken çifte vatandaş Armağan Bayraktaroğlu (Maton Baron), elini kolunu sallayarak Antalya’da tatil yaparken, bu siyonist katile "burada ne işin var?" diyecek tek bir yetkili çıkmıyor ama bu toprakların onurlu Müslümanları, katile tepki göstermeye gittiklerinde derhal "bomba ihbarı" yalanıyla gözaltına alınıyor.

Devlet siyonist katilleri koruyor, Müslümanları gözaltına alıyor

Gaziantep'ten yola çıkan bir grup Müslüman, yanlarında en ufak bir şiddet aleti dahi taşımadan, sadece terörist bir İsrail askerinin varlığını protesto etmek istediler. Ancak karşılarında çifte vatandaş teröristin konforunu düşünen bir mekanizma buldular. Antalya İl Emniyeti, protestocu Müslümanları "bomba ihbarı" bahanesiyle gözaltına aldı. Araçlarda hiçbir şey çıkmadı, herkes suçsuzdu. Peki, bu asılsız ihbarı kim yaptı? Devletin polisi, siyonist katili korumak için niçin bu kadar hevesli?

Müslümanların evlerine ve dükkanlarına kadar tehditler ulaştı

Müslümanlar serbest bırakıldıktan sonra rezaletin ikinci perdesi, daha karanlık ve organize bir şekilde açıldı. Siyonist odaklar, Müslümanları açıkça hedef tahtasına oturttu. Yabancı numaralardan telefonlar açılarak Müslümanların can güvenliğine yönelik tehditler savruldu, konum bilgileri istendi. Protestonun mesuliyetini üstlenen Emin Demirbaş'ın sade bir yerde bulunan dükkanının önünde plakasız motorlar ile yaklaşık 13-14 tur atılarak, "Sizi izliyoruz, sizi biliyoruz" mesajı veren tacizler gerçekleştirildi.

İslamiyetle alay eden Deniz Göktaş adlı soytarı havalimanında yakalandı
İslamiyetle alay eden Deniz Göktaş adlı soytarı havalimanında yakalandı
İçeriği Görüntüle

İşin vahameti bununla da sınırlı kalmadı; Emin Demirbaş’ın evine kadar giden siyonist maşalar, kapıyı çalarak "Emin Demirbaş burada mı?" diye soracak kadar cüretkârlaştı. Kendi evinde, ailesinin yanında bir vatandaşı tehdit etme cüreti, bu ajanların Türkiye içinde nasıl bir istihbarat ağı kurduklarının ve devleti hiçe saydıklarının en somut kanıtıdır. Bu, sadece bir tehdit değil, aynı zamanda devletin güvenlik zafiyetinin ilanıdır. Kendi vatandaşını tehdit eden Siyonist ajanlar, bu topraklarda nasıl bu kadar cüretkâr olabiliyor?

Siyonist katilleri kollayan emniyetin Müslümanlara çifte standardı

Devlet, Gazze’de bebek katleden bir teröristin tatil konforunu mu korumalıdır, yoksa bu vatanın asıl sahibi Müslümanların can güvenliğini mi?

Siyonist katilleri korumak için "bomba ihbarı" tiyatrosu oynayan emniyet, kendi evinde tehdit edilen, kapısına kadar gelen siyonist aparatlar tarafından taciz edilen Müslümanlara kılını kıpırdatmıyor mu?

Eğer bir devlet, kendi vatandaşı olan Müslümanı değil de, dışarıdan gelen bir siyonist katili korumayı vazife biliyorsa, orada büyük bir ihanet var demektir. Ya bu işgalci siyonist aparatlar bu topraklardan süpürülür ya da tarih bu utancı, en zelil şekilde omuzlarınızda bir yük olarak taşır! Müslümanların bu hoyrat siyonist tehdide tahammül edecek 1 gram sabrı yoktur, olmayacaktır!

Baran Dergisi