Milyarlarca liralık organize kazancın sadece kâr kısmını iade ederek kenara çekilmek, meselenin adlî ve ahlâkî boyutunu örtbas edemez. Millet, siyaset nüfuzunun gölgesinde dönen bu kirli çarkın hesabının yargı önünde sonuna kadar sorulmasını bekliyor.

Parayı iade etmek suçu ortadan kaldırır mı?

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Terörizmin Finansmanı ve Aklama Suçları Soruşturma Bürosu koordinesinde yürütülen fon soruşturmasında yeni gelişme yaşandı. Dosya kapsamında bütün mal varlıklarının dondurulması talep edilen eski Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya ile eşi İlyas Kaya, anapara dışındaki meblağı Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu’nun (TMSF) isteğe bağlı iade hesabına yatırdı.

Milyarlarca liralık vurgun iddiası adlî makamların masasında dururken atılan bu adım, kamuoyunda meşru bir soruyu beraberinde getiriyor: Köşeye sıkışınca parayı devlete teslim etmek, işlenen fiilin hesabını vermekten kurtulmaya yeter mi?

Yıllık enflasyon yüzde 30 sınırına dayandı
Yıllık enflasyon yüzde 30 sınırına dayandı
İçeriği Görüntüle

İki milyar lirayı aşan şaibeli kazanç

Yürütülen soruşturmada Kaya çiftinin Özata Denizcilik bağlantılı işlemler üzerinden muazzam bir servet transferine imza attığı iddia ediliyor. Paylaşılan bilgilere göre Fatma Betül Sayan Kaya, 63 milyon liralık hisse alımı yapmış ve fon krizinin patlak vermesinden hemen evvel bu payları 1,3 milyar liraya satarak nakde geçmişti.

Eşi İlyas Kaya’nın ise 2026 senesi başlarında pay başına 55 liradan aldığı hisseleri 4 bin 482 liradan elden çıkardığı; fona yatırdığı 99 milyon 687 bin liraya karşılık 826 milyon lira çektiği kaydedilmişti. Toplam kazanç 2 milyar 200 milyon lirayı aşıyordu.