Haberler

Hakan Fidan: "Mekke Savunma İttifakı Karargâhı kuruldu"

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Mekke Savunma ittifakının askeri teşkilatının vücut bulduğunu belirterek, “Karargâh kuruldu; geriye faaliyete geçmesi ve asker intikali kaldı.” ifadesinde bulundu

Abone Ol

Fidan, siyonist çetenin Suriye başta olmak üzere bölgeyi ateşe atan saldırganlığına karşı caydırıcı bir kuvvet inşasının ertelenemez bir mecburiyet olduğunu vurguladı.

Karargâh kuruldu, sıra asker intikalinde

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, İslâm coğrafyasını doğrudan hedef alan askerî ve siyasî tehditlere karşı başlatılan Mekke Savunma İttifakı projesinde gelinen son aşamayı paylaştı. İttifakı hafife alan yaklaşımlara mukabele eden Fidan, teşkilat yapısının süratle tamamlandığına dikkat çekti:

“Şu anda ittifakın askeri kurumlarını tesis etmek adına azami gayretle çalışıyoruz. Karargâh kuruldu, geriye tam manasıyla faaliyete geçmesi ve asker intikalinin yapılması kaldı.”

Çalışmaların bölgedeki hızlı ve tehlikeli gelişmeler sebebiyle öne çekildiğini ifade eden Fidan, teşkilatın kapısının diğer Müslüman ülkelere de açık tutulduğunu ve maksatlarının azami sayıda bölge ülkesini ortak bir savunma çatısı altında birleştirmek olduğunu dile getirdi.

Siyonist barbarlık ve Suriye hattı

İsrail’in Suriye sahasındaki gayrinizami askeri hareketliliğini Türkiye’nin anbean takip ettiğini belirten Fidan, Netanyahu hükümetinin pervasız siyasetinin yalnızca komşu devletler için değil, bütün dünya adına açık bir tehdit teşkil ettiğini vurguladı. Fidan, mezkûr haydutluğun devamı halinde tabiatı icabı gerekli mukabelenin er ya da geç sahada ortaya çıkacağını hatırlatarak; İsrail’in çılgınca tırmandırdığı gerilimin bedelini hem kendisinin hem de bölgenin ağır ödeyeceğine işaret etti.

Çok cepheli kriz ve birlik zarureti

İslâm dünyasının aynı anda pek çok cephede derin krizlerle boğuştuğunu aktaran Dışişleri Bakanı, ABD ile İran arasındaki müzakerelerin aylardır kördüğüme dönüştüğünü ve Gazze’den Yemen’e uzanan hatta fiili bir hesaplaşma yaşandığını belirtti. Fidan, tam da bu sebeple Türkiye-Pakistan-Suudi Arabistan omurgasında kurulan ortak savunma gücünün, lafta kalan bildirilerin ötesine geçerek sahada hakiki bir caydırıcılık temin edeceğinin altını çizdi.

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }