Haberler

Hamas’tan Filistinli esirler için küresel dayanışma çağrısı

Hamas, 17 Nisan Filistinli Esirler Günü dolayısıyla yayımladığı kapsamlı açıklamada, işgal hapishanelerinde tutulan Filistinlilerin durumuna dikkat çekerek esirlerin özgürlüğünün yalnızca yerel bir mesele değil, “adil, ulusal ve küresel bir dava” olduğunu vurguladı. Hareket, esirlerle dayanışmanın önceliklerinin en üst sırasında yer aldığını belirterek, onların özgürlüğüne kavuşması için her türlü imkânın seferber edileceğini açıkladı.

Abone Ol

Açıklamada, terörist İsrail'in hapishanelerdeki uygulamaları sert bir dille eleştirilirken, esirlere yönelik artan baskılar, sistematik kötü muameleler ve tıbbi ihmallerin kritik seviyelere ulaştığı ifade edildi. Hamas, özellikle gündeme getirilen “idam yasası” düzenlemesini uluslararası hukukun açık ihlali olarak nitelendirerek, bu girişimin hem insan haklarına hem de Dördüncü Cenevre Sözleşmesi hükümlerine aykırı olduğunu kaydetti. Söz konusu düzenlemenin, toplu cezalandırma ve zorla kaybetme gibi uygulamaları yasaklayan temel prensipleri ihlal ettiği vurgulandı.

Hamas, işgal hapishanelerindeki Filistinli esirlerin korunması, hak ihlallerinin derhal durdurulması ve idam yasasının iptal edilmesi için uluslararası kamuoyuna çağrıda bulundu. Açıklamada, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere insan hakları kuruluşlarının somut adımlar atması gerektiği belirtilerek, İsrail yönetimi üzerinde etkin bir baskı kurulması talep edildi.

Batı Şeria, Kudüs ve 1948 toprakları başta olmak üzere tüm Filistinliler ile dünya genelindeki destekçilere seslenen Hamas, esirlerle dayanışmanın artırılması çağrısında bulundu. Cezaevlerindeki şartların her geçen gün ağırlaştığına dikkat çekilen açıklamada, bu sürecin esir hareketi açısından kritik bir eşiğe ulaştığı ifade edildi.

Filistinli gruplar tarafından her yıl 17 Nisan’da anılan Filistinli Esirler Günü’nün, bu yıl yaklaşık 9 bin 500 tutuklunun bulunduğu bir ortamda karşılandığına işaret edildi. Açıklamada, artan tutuklamalar ve idari gözaltı uygulamalarıyla birlikte cezaevlerindeki yoğunluğun rekor seviyelere ulaştığı belirtilirken, esirlerin maruz kaldığı ihlallerin uluslararası vicdanı harekete geçirmesi gerektiği vurgulandı.

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }