İsrail medyasında yayınlanan analizlerde, Şara’nın hamleleri Filistin’in efsanevi lideri Yaser Arafat’ın stratejilerine benzetiliyor. Arafat’ın askeri güçleri birleştirerek Filistin ruhunu dirilten zekasını, bugün Şara’nın Suriye ekseninde başarıyla hayata geçirdiği ifade ediliyor. Bu yeni dönemde Şam yönetimi, temel ilkelerini ve toprak bütünlüğünü muhafaza ederek Batı’nın dayattığı ağır yaptırımların büyük bölümünü ortadan kaldırmayı başardı.
Tel Aviv’in Endişesi
Suriye liderinin ABD Başkanı Donald Trump, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres ve Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ile gerçekleştirdiği üst düzey görüşmeler, uluslararası arenadaki güçlü devlet adamı imajını sağlamlaştırdı. İsrail basını, Şara’nın Batı dünyasına hitap ederken son derece isabetli kelimeler seçtiğini ve usta bir devlet adamı profili çizdiğini itiraf ediyor.
"Arkasındaki asıl güç Türkiye"
Terörist İsrail’i asıl korkutan gelişme ise Şam ile Ankara arasındaki güçlü bağ. Haberde, Suriye’nin elde ettiği bu diplomatik başarının arkasındaki temel gücün Türkiye olduğu açıkça vurgulanıyor. Türkiye'nin ABD ile yürüttüğü yakın ilişkilerin sonuçlarının doğrudan Suriye sahasında kendini gösterdiği, Erdoğan’ın Trump üzerindeki etkisinin Şara’nın zaferlerine zemin hazırladığı belirtiliyor.
Türkiye ve Suriye arasında savunma sanayii ile askeri işbirliği alanında atılan stratejik adımlar, İsrail’in bölgedeki manevra alanının daralmasına sebep oldu. Suriye ile masaya oturması yönünde uluslararası baskıya maruz kalan Tel Aviv yönetiminin, yakın gelecekte işgal altında tuttuğu Golan Tepeleri’nden çekilme talepleriyle yüzleşmesi kaçınılmaz olarak görülüyor.




