BİRİNCİ TAHLİL YAHUDİ

Bir Arap lideri Arap-İsrail harbini bir operet oyunu diye vasıflandırmış ve Arap mağlûbiyetini bu oyuna geldiği için kınamıştı. Böylece, gerçek Arabın anlayışiyle, bugünkü Arap geçinen çürümüş toplulukların farkını da belirtmiş oluyordu.

Sadece cihangirlik sevdalısı iki kutup devletin karşılıklı oyununa alet vazifesini gören, üstelik gerek Türkiye, gerekse öbür ülkeler Müslümanlarını bir ân için ümit ve heyecana düşüren, sonra da aldığı garip şekillerle apıştıran, inkısara uğratan ve yalnız ve yalnız Suudi Arabistan'dan gördüğü 2 milyar dolarlık yardıma kadar bütün İslâmî gayret ve fedakârlıkları sıfır olarak gösteren mahut savaş, bir Yahudi zaferi haline getirilmek istidadını hâlâ muhafaza etmekte ve hemen hemen bütün dünyaya hükmedici Yahudi dehâsına yeni bir misal vermek üzere bulunmaktadır.

Bu münasebetle Yahudinin tarih boyunca oynadığı rol ve hiç değiştirmediği çehresi üzerinde üç bölümlü bir portre çizmek yerinde olur.

Para ve kapitalizma dünyasını icat eden, Yahudi... Bu dünya yerine yerleştikten ve bütün kuvvet ve illetleriyle ortaya çıktıktan sonra, onu, materyalizma ve komünizma sistemiyle tahribe davranan da (Karl Marks), Yahudi... Daha sonra bu sisteme, Yirminci Asrın en büyük dehâsı eliyle (Bergson) fikirde en keskin darbeyi vuran, yine Yahudi... Yani, sermayenin hem icatçısı, hem tahripçisi, hem de tahripçisinin tahripçisi, hep Yahudi...

Şu tezad dolu misale göre, Yahudinin maksadı nasıl izah edilebilir, Yahudi ne yapmak ister ve hangi gayeyi güder?

Bu sualin cevabını verebilmek için evvelâ Yahudiyi teşhis ve tespit etmek lazımdır:

Yahudi, tarihte kavimlerin en istidatlısı ve kol kol peygamber halkalanışına çerçevelik etmiş olan İsrail oğullarının soyunu değil, bu asil soy içinde apayrı ve hain bir şubeyi temsil eder.

Yahudi ilk hiyanetini kendi öz Peygamberine ve daha nice Peygambere gösterdikten sonra, bu hiyanet ruhunu dölleştirmiş, asırlar boyunca bu dölü geliştirmiş, örnekleştirmiş ve nihayet ondan ibaret kalmış, İsrail oğulları içinde, fakat apayrı bir ruh vâhidinin kavmi ifadesi olmuştur.

Esasa ait ilk tespit...

22 Aralık 1978

İKİNCİ TAHLİL YAHUDİ

Dedik ki, o, Yahudi, İsrail oğullarının peygamberlere yataklık eden mücerret ruhu içinde, tamamiyle ters tarafından tecelli edici bir küfür nefsâniyetinin şubesi olarak gitgide dölleşmiş, eski İsrail oğullarını silip süpürmüş ve insanlığın damarlarına mikrop gibi yerleşmiş bir hiyanet nesli... Yeni ve (orjinal) olduğunu sandığımız bu yekûn halindeki tarif ve tespitten sonra, iş, Yahudiyi gayesi bakımından çerçevelemeye geliyor:

Yahudi, öteden beri kendi dışındaki insan topluluklarının olanca birlik ve bütünlük müessiselerine düşmandır. Evvelâ dinî birlik, sonra millî, ırkî, iktisadî birlikler...

İşte onun içindir ki, Yahudi, topyekûn insanlık vücuduna mikrop gibi yerleşirken, kendi gizli tesir şebekesini hâkim kılmak için, zaif bünyeli, sebatsız ve istikrarsız, tezatlar ve (kakofoni)ler panayırı, hiçbir sahada tam olmayan ve bütünlüğe kavuşmayan bir beşeriyet muhafaza etmek, daima birbirini kemirici ve her oluşu öbürüne kemirtici insanlığa illet bünyesini kıyamete kadar sürdürmek ve hastalık kıvamında tutmak borcu altındadır.

Ve işte bu yüzden, kendi öz menfaat ve istismar sahası olarak kapitalizmayı kuran Yahudi, insanlık bu sahada kuvvet kazanınca onu sosyalizma ve komünizma ile tahrip etmek yolunu tutmuş, aynı tahrip sistemi kuvvet kazanmaya başlayınca da, kapitalizma adına tahripçiyi tahrip etmeye davranmıştır.

O, nerede birlik ve bütünlük görürse, türlü yollardan üzerine çullanır, her (tez)in (antitez)ini imal eder ve hiçbir inanış manzumesinin ruhlarda mihraklaşmasına müsaade etmez.

Bütün bunları da, her zamanki usulüne zıt olarak bir plân altında yapmasa bile, soysuzlaştırdığı soyunun insiyaki dehâsiyle meydana getirir.

Yahudi işte budur: Biricik gayesi de insanlığı kendi zaafları içinde boğarak maddede ve mânada sömürmek ve ondan tarihi intikamını almaktır.

Bu sebeple Yahudi, inkılâpçı geçinen cereyanlarda, bu dâvanın sözde idealistleri yanında yer alır, onlar kuvvetlenince karşı cepheye geçer, boyuna yer ve renk değiştirir ve dünyada ne kadar yön ve yol varsa hepsini birden karartmayı ve tıkamayı bilir.

O hiçbir zaman ortada ve öz hüviyetiyle mevcut değil, zaman ve mekânın mesele ve dertleri içindedir. Böylece maddî Yahudi vücudiyle görünmek ve (Napolyon) vâri ferman edası takınmak budalalığına düşmez ve her tarafa sârî ve mânevî Yahudi havasiyle ruhlara ve o yoldan bütün dünyaya hükmeder.

Usule ait ikinci tespit...

23 Aralık 1978

ÜÇÜNCÜ TAHLİL YAHUDİ

Babasız hak Peygamber İsa dininin tevhid yıkıcı nazariyeler kolunda o vardır. Ortaçağ (Skolastik) papaz istibdatının güdümü, dolayısiyle onun elindedir. Büyük Fransız İhtilâlini fikirde hazırlayan "Ansiklopediciler" arasında o dolaşır. Kilise bütünlüğünü yıkma ve Allah itikadını topyekûn sarsma davranışını o idare eder. Nihayet Büyük İnkılâp kulis şamatalarını o tertipler, (Napolyon)u o devirir, Yirminci Asır başlarında (Lenin) gibi budalacasına inanmışların etrafını o halkalar.

Birinci Dünya Harbi, onun dünyasını hâkim kılma hamlesi, İkinci Dünya Savaşı da ona karşı uyanan ırkî kinî boğdurma hareketidir.

İslâma karşı, Batı taklitçisi, çeyrek entellektüel (yakışıklı orangotan maymunu) Nâsır ve benzerleri, ters tarafından onun esiridir. Amerikan kapitalizmasının itaatli kayası şu veya bu Başkan, sermayeciliğin doğrudan doğruya nasbettiği en sadık bir (ajan) olarak onun adamıdır.

Kanuniye hulûlden başlayarak Türk alçalma tarihini açan, Yahudi... Kanunî'nin oğlu Sarı Selim'in karısı "Nurbânû" Sultandan itibaren saray haremine giren ve bu haremi devlet idaresine musallat kılan, Yahudi... Züyuf akçe kahramanı ve Türk malî gücünün kemiricisi, Yahudi... Sahte Kahramanların ve Mason büyüklerinin (1), (2), (3) ve (4) numaralı kayıtlarına malik, Mustafa Reşit, Ali, Fuad ve Midhat Paşaların arkasında Tanzimat isimli felâket çığırını açan, Yahudi... İttihat ve Terakki kuklalariyle Abdülhamid Hân'ı tahtından alaşağı ederek koca İmparatorluğu tasfiye masasına yatıran, Yahudi...

Ve, ve, ve...

Başıboş hürriyetçilik Başıboş hürriyetçilik

Millî Kurtuluş Hareketiyle var olma cehdini gösteren Türk Milletinin istiklâlini Lozan'da İsmet Paşa'ya İslâmın yok edilmesi bedeli olarak kim sağladı? Yahudi!!!

Türkçe yerine uydurukçayı da o icat ve idare etti.

Yahudi, bugün dünyada ve Türkiye'de en kuvvetli demlerini yaşamaktadır; ve esrarlı bir kâhin çadırı içinde, her millete gaipten haber verici ve istikbâl tâyin edici bir eda ile telkin etmektedir.

Tarihte onu korkutan tek mânâ İslâmiyet olmuş, şahıslar da İkinci Abdülhamid ve Hitler'den ibaret kalmıştır.

İkinci Abdülhamid, şiddetten nefret eden melek hilkatli bir hükümdar, Hitler ise, sadece gözü-kara, deli mizaçlı bir hesapsız olduğu için muvaffak olamadı. İslâmiyet ise şahıslardan münezzeh bir sonsuzluk dâvası olduğuna göre, Yahudinin en medenî şekilde tasfiyesini ona ve onun hız verdiği ruhlara ısmarlamak lazımdır.

Bugün, ruhî, ahlâkî, siyasî, idarî, iktisadî, harsî buhranımızın köklerinde Yahudi mikrobundan başka birşey aramamak gerektiği şuuru altında İslâm dünyası hiç olmazsa kendi içinden ve emperyalizma yolu ve petrol kaynakları sahasından Yahudiyi tasfiye edici bir plân üzerinde birleşmek borcundadır.

Bu da netice üzerinde ilk ve son hüküm...

24 Aralık 1978

TERKİP VE TEŞHİS YAHUDİ

Yahudi hakkında kalın çizgilerle belirttiğimiz üç tahlil yazısından çıkarılacak ve bugüne tatbik edilecek terkip ve teşhis hükmü şöylece özleştirilebilir:

Yahudi, her zaman olduğu gibi, birdenbire göz plânında nazara çarpmasa da bugün insanlığın en büyük belâsı olmakta devam ve belki de bu belânın zirve noktasını teşkil etmektedir.

Üçüncü dünya harbi onun yüzünden çıkabilir.

Etrafını çevreleyen 50 milyonu aşkın Arap çemberinin kıstırıp boğamadığı Yahudi bir nevi petrol gözcüsü ve strateji nöbetçisi olarak Arap ve İslâm ağacının gövdesine kakılmış mâdenî bir kazıktır; ve Kıbrıs isimli "batmaz uçak gemisi"nin vereceği işaretle Bakü'den Libya'ya kadar bütün petrol sahasının havadan kontrolünü sağlamak ve hususiyle Rusyayı en hassas yerinden vurdurmak avantajındadır. Eğer İran, Rus tesirine kapılacak olursa o da aynı kontrol sahasına İsrail yoliyle eklenecek ve hatta bu âkıbet belki de üçüncü dünya harbine ve kapitalizma-komünizma düğümünün çözülmesi hareketine yol açacaktır.

Bu dâvanın küçük kurmay heyeti İsrail’de, büyüğü de Amerika’dadır.

Türkiye'ye gelince, yine yahudi plânı gereğince bu vatanın 1918 şartlarından beter hale getirilmesi hedef tutulmakta ve bu gaye uğrunda madde ve ruh yönünden kaç türlü iflâs vasıtası varsa hepsi birden çalıştırılmaktadır. Bugün Türkiye’de kâğıt, gazete, kitap, ilaç, dil, kültür, üniversite, profesör, petrol, yedek parça, intihar sanayileşmesi, kıymet ihtilâli, ruh ve ahlâk iflâsı olarak bütün meselelerin gerisinde, ismiyle veya tesiriyle Yahudi dehâsı payanda kurmuş bulunuyor.

Bugün Ulu Hakan Abdülhamid Hânın Yahudilik temsilcisi (Hertzel)e karşı, 150 milyon altun lira mukabilinde de olsa kurabiye kadar olsun toprak vermeyi reddetmesindeki hikmet, keramet çapında tecelli etmiştir.

Bu belânın çaresini Arap ve İslâm dünyasının önüne düşerek veya bu dünyayı peşimize takarak aramak, ona göre (aktif) ve şahsiyetli bir politika takip etmek ve bu arayıcılığın yeni idare ve rejimini getirmek, vücut hikmetimizin başı olmuş- tur.

Ya bu deve güdülür, ya bu diyardan gidilir.

25 Aralık 1978

Necip Fazıl Kısakürek, Çerçeve 6, 298-304