Haberler

İşgal altındaki Batı Şeria'da sağlık sistemi çöküşün eşiğinde

Batı Şeria'daki Dura Hastanesi'nde görev yapan Dr. Hazim Faysal Abusondos, bölgedeki hastanelerin İsrail'in uyguladığı mali ablukalar nedeniyle yaşadığı insani felaketi kaleme anlattı. Kanser hastalarının geri çevrildiği ve ameliyatların durma noktasına geldiği sağlık sisteminde, doktorlar hem hastalarına şifa olmaya çalışıyor hem de kendi ailelerinin temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlanıyor.

Abone Ol

Terörist İsrail’in Filistin vergi gelirlerini (gümrük gelirleri) bloke etmesiyle başlayan ekonomik kriz, Batı Şeria'daki sağlık hizmetlerini bir felakete sürükledi. Dura Hastanesi'nde acil servis ve onkoloji biriminde görev yapan Dr. Hazim Faysal Abusondos, sistemin adım adım nasıl yok edildiğini tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor.

"İlaç rafları boş, ameliyatlar iptal"

Filistin Yönetimi'nin gelirlerinin yüzde 60'ından fazlasını oluşturan vergi fonlarının aylardır İsrail tarafından dondurulması, hastanelerin tedarikçilere ödeme yapmasını imkansız hale getirdi. Bu durum, hastanelerde ilaç, cerrahi malzeme ve tıbbi ekipman tedarik zincirinin tamamen kopmasına neden oldu.

Dr. Abusondos, yaşadıkları çaresizliği şu sözlerle özetliyor: "Hastalarımız artık sadece hastalıklarıyla değil, sistemin yokluğuyla mücadele ediyor. Onkoloji servisimiz umut ve şifa yeri olması gerekirken, reddedilmelerin ve bekleyişlerin mekanı haline geldi."

Tedavi edilebilir hastalıklar ölümcül hale geliyor

Ekonomik kısıtlamalar nedeniyle ilaçların hastaneye ulaşamaması, kanser hastalarının tedavi planlarını aksatıyor. Dr. Abusondos, tedavi kesintileri yüzünden basit bir kan hastalığı olan bir hastanın akut lösemiye ilerlediğine, başka bir genç hastanın ise ilaç bulunamadığı için tedaviye erişemeyip evine gönderildiğine dikkat çekiyor.

Sadece onkoloji değil, acil servisler ve ameliyathaneler de krizin merkezinde. Fıtık, safra kesesi enfeksiyonu gibi rutin ameliyatlar bile, personel maaşlarının ödenememesi ve hastane operasyon günlerinin azaltılması nedeniyle erteleniyor. Bekletilen basit bir fıtık ameliyatı, bağırsak çürümesine ve hayati tehlikeye yol açabiliyor.

"Hekimler de sistemle birlikte kırılıyor"

Sağlık çalışanları, maaşların gecikmesi veya hiç ödenmemesi nedeniyle büyük bir yıkım yaşıyor. Dr. Abusondos, meslektaşlarının içine düştüğü dramatik durumu şöyle aktarıyor: "Bir yanda hastamızın hayatı için verdiğimiz mücadele, diğer yanda eve götürecek ekmek bulamayan çocuklarının çaresizliği... Biz hastaneye her gün kırılmış olarak geliyoruz. Hekim, sistemin kendisiyle birlikte kırılıyor."

"Sistem bir çocuğu bile kurtaramadı"

Dr. Abusondos'un anlattığı trajik bir vaka, sistemdeki tıkanıklığı en somut şekilde ortaya koyuyor: Yüksekten düşerek beyin kanaması geçiren iki yaşındaki bir çocuk, dört farklı hastanenin mali kriz ve ekipman yetersizliği nedeniyle kabul edememesi sonucu kritik durumda kaldı. Küçük çocuk, donanımı yetersiz bir devlet hastanesine sevk edilmek zorunda kaldı.

"Dünya çok uzun zamandır gözlerini kapatıyor"

Dr. Abusondos, sağlık hizmetlerinin asla siyasi bir pazarlık unsuru haline getirilmemesi gerektiğini vurguluyor:

"Geride kalan her eksik ilaç, tedavi bekleyen bir hasta; ertelenen her ameliyat, korku içinde yaşayan bir aile; kapanan her klinik ise savunmasız bırakılmış bir toplum demektir. Bizler, sesini duyuramayanların sesi olmak zorundayız."

İşgal altındaki Batı Şeria'da sağlık çalışanları, tüm imkansızlıklara rağmen her gün görevlerinin başına giderek insani bir direniş sergilemeye devam ediyor. Ancak, sadece özveriyle yürütülen bu sistemin daha ne kadar ayakta kalabileceği büyük bir soru işareti.

Middle East Eye

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }