Şubat ayı sonunda Katar’daki tesislerden yükleme yapan Al Daayen ve Rasheeda isimli tankerler, rotalarını doğuya, Umman yönüne çevirmelerine rağmen boğaz girişinde geri dönmek mecburiyetinde kaldı.
Gemi takip sistemlerinden elde edilen veriler, bu iki geminin açık denize çıkma girişiminin sonuçsuz kaldığını kanıtlıyor. Özellikle Çin’e gitmesi planlanan Al Daayen gemisinin varış noktası kayıtlar üzerinde aynı görünse de mevcut siyasi atmosfer bu sevkiyatın tamamlanmasını imkansız kılıyor. Şubat ayının son günlerinde ABD ve İsrail’in İran topraklarına yönelik saldırılara başlaması, bölgedeki güvenlik dengelerinin tamamen sarsılmasına sebep oldu. Bu tarihten itibaren Katar kaynaklı herhangi bir LNG tankerinin Hürmüz Boğazı’nı aşarak dünya pazarlarına ulaştığına dair veriler boş kalıyor.
Tahran’ın seçici geçiş stratejisi
İran yönetimi, Hürmüz Boğazı üzerindeki denetimini sıkılaştırarak stratejik bir baskı unsuru oluşturuyor. Tahran yetkilileri, yalnızca kendi onay verdiği veya belirli ülkelere ait gemilerin geçişine müsaade ediyor. Son günlerde Fransa ve Japonya gibi ülkelerle bağlantılı gemilerin geçişine izin verilmiş olması dikkat çekse de Katar bağlantılı enerji gemileri bu önceliğin dışında tutuluyor.
Küresel arzın beşte biri tehlikede
Hürmüz Boğazı’nın fiili olarak kapalı kalması, dünya genelindeki LNG arzının beşte birinde büyük bir aksaklığa sebep oldu. Bölgedeki gemi trafiği; elektronik parazitler ve güvenlik gerekçesiyle kapatılan sinyal vericiler yüzünden takip edilmesi güç bir hal aldı. Seapeak ve Nakilat gibi işletmeci firmalar konuyla ilgili sessizliğini korurken, küresel piyasalar bu krizin enerji fiyatları üzerindeki etkisini endişeyle izliyor. Katar, bu süreçte sadece boğaz geçişi dışında kalan Kuveyt gibi komşu limanlara sevkiyat yapabiliyor.