Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Sergey Ryabkov, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile ABD Başkanı Donald Trump'ın Alaska'da gerçekleştirdiği zirvede varılan anlaşmanın uygulanması gerektiğini belirtti.

Ryabkov, yaptığı değerlendirmede, Vaşington'un söz konusu anlaşmaların hayata geçirilmesi konusunda kendi sorumluluğunu üstlenmesi gerektiğini vurguladı.

Ryabkov, “ABD yönetimini kendi sorumluluklarının bilincinde olmaya çağırıyoruz. Anchorage çerçevesini somut anlaşmalara ve kararlara dönüştürme yolunda üzerimize düşeni yapmaya hazırız” diyerek, Moskova’nın varılan uzlaşıları uygulama iradesine sahip olduğunu, aynı yaklaşımı ABD’den de beklediklerini ifade etti.

Anchorage çerçevesi

Rusya’nın “Anchorage çerçevesi” veya “Anchorage ruhu” olarak adlandırdığı bu uzlaşı, ABD Başkanı Donald Trump ile Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin arasında 15 Ağustos 2025 tarihinde Alaska’da gerçekleşen zirveye dayanmaktadır.

Bu çerçeve resmi, imzalı bir anlaşma metni olmaktan ziyade, Rusya-Ukrayna savaşını sonlandırmaya yönelik müzakerelerin zeminini oluşturan ve tarafların üzerinde prensipte görüştüğü bir anlayış birliği (mutabakat) niteliğindedir.

Öne çıkan ana maddeleri ve tarafların yaklaşımları kısaca şu şekildedir:

Camide bayram temizliği yapan imama yumruklu saldırı
Camide bayram temizliği yapan imama yumruklu saldırı
İçeriği Görüntüle

Mutabakatın İçeriği ve Temel Maddeler

Cephe Hattının Durumu: Rusya’nın kontrolündeki Donetsk ve Luhansk (Donbas) bölgelerinin tamamen Rusya’ya bırakılması; Herson ve Zaporijya bölgelerinde ise mevcut cephe hattının dondurulması.

Diplomatik Statü: Ukrayna’nın NATO’ya üye olmasının kalıcı olarak engellenmesi ve Kırım’ın Rusya toprağı olarak tanınması.

Yaptırımlar: Barış adımlarına paralel olarak ABD ve müttefiklerinin Rusya’ya yönelik ekonomik yaptırımları kademeli olarak hafifletmesi.

Kültürel ve Kurumsal Maddeler: Ukrayna genelinde Rus diline resmi statü verilmesi ve Rus Ortodoks Kilisesi’nin faaliyetlerinin güvenceye alınması.

Tarafların Yaklaşımları

Rusya: Moskova yönetimi bu görüşmeleri somut bir barış planının başlangıcı olarak kabul etmekte ve ABD’nin bu çerçeveye sadık kalarak adım atması gerektiğini savunuyor.

ABD: Vaşington kanadı ise konuyu kesinleşmiş bir anlaşmadan ziyade bir "prensip müzakeresi" olarak görüyor; net kararlar için Ukrayna ve Avrupalı müttefiklerin de dahil olacağı daha geniş güvenlik garantileri üzerinde duruyor.