Haberler

Kemalist yobazlardan heykel dayatması: 7. sınıf öğrencisine ceza!

22 Nisan günü bir okulda yaşanan olayda, dini değerleri gereği heykel önünde saygı duruşunda bulunmak istemeyen 7 yaşındaki ilkokul öğrencisi, okul idaresi tarafından zorla bahçeye çıkarıldı.

Abone Ol

22 Nisan tarihinde bir ilkokulda meydana gelen olayda, okulun son saatindeki tören esnasında 7 yaşındaki bir kız öğrenci, Atatürk heykelinin önünde saygı duruşuna geçmedi. İddiaya göre, durumun fark edilmesi üzerine okulun müdür yardımcısı, öğrenciyi kolundan tutarak zorla bahçeye çıkardı.

Öğrenci, ailesinin de bilgisi dahilinde, dini inançları gereği bir "insan sureti" önünde saygı duruşunda bulunmayı uygun bulmadığını ifade etti. Yaşanan bu olayın ardından öğrenci hakkında okul yönetimi tarafından tutanak tutulduğu öğrenildi.

Konuyla ilgili hukuki değerlendirmelerde bulunan Avukat Yunus Ari, müdür yardımcısının eylemlerinin Türk Ceza Kanunu ve Anayasa kapsamında suç teşkil ettiğini savundu. Ari, "Burada çocuğun beden dokunulmazlığı ihlal edilmiş, cebir ve zor kullanılmış, kişi özgürlüğü kısıtlanmış ve görev kötüye kullanılmıştır. En önemlisi de 7 yaşındaki bir çocuğa ağır psikolojik baskı uygulanmıştır" dedi. Anayasa’daki din ve vicdan hürriyetine dikkat çeken Ari, hiç kimsenin inancına aykırı bir ritüele zorlanamayacağını vurguladı.

Kemalist Yobazlardan Heykel Zorbalığı

Modernite maskesi takmış yobazlığın son kurbanı 7. sınıf öğrencisi bir evladımız oldu. Heykel önünde eğilmeyen iradeyi "tutanakla" korkutmaya, sürükleyerek diz çöktürmeye çalışan bu köhne sistem, aslında kendi bitişini ilan ediyor. Taşın önünde saygı bekleyenler, insan ruhuna savaş açmış durumdadır.

Heykel Tapıcılığı ve Eğitim Terörü

Eğitim yuvası olması gereken okullar, ne yazık ki birer ideolojik kışlaya, ruhsuz ritüellerin dayatıldığı baskı merkezlerine dönüşmüş durumda. 22 Nisan günü yaşanan hadise, basit bir disiplin meselesi değil, doğrudan doğruya bir inanç savaşıdır. Ortaokul çağındaki bir gencin temiz fıtratıyla verdiği "hayır" cevabı, sistemin onlarca yıllık beyin yıkama mekanizmasını felç etmiştir. Bir heykeli, canlı bir insanın onurundan ve bir gencin masumiyetinden üstün tutan bu kafa yapısı, tam bir "ideolojik körlük" ve "ritüel terörü" içindedir.

Okullarda çocuklara fikir hürriyeti dersi verenlerin, kendi tabuları söz konusu olduğunda tahammül sınavından geçemediği görülüyor. 7. sınıf öğrencisi bir kız çocuğunun inancı gereği sergilediği tavır, eğitim kurumlarında hâlâ süren ideolojik dayatmaları bir kez daha gündeme taşıdı.

Bu memleketin evlatları, siyasi dogmaların baskısı altında şekillendirilecek nesneler değildir. Çocukların inanç ve vicdan hürriyetine saygı gösterilmesi gerekirken, meseleyi disiplin ve tutanak düzeyine indiren anlayış, asıl sorgulanması gereken taraf olarak öne çıkmaktadır.

Zorbalık, bir öğrencinin inanç hassasiyeti karşısında meşruiyet kazanamaz. Bu hadise, eğitimde özgürlük söylemiyle ideolojik refleksler arasındaki çelişkiyi açık biçimde ortaya koymuştur.

{ "vars": { "account": "UA-216063560-1" }, "triggers": { "trackPageview": { "on": "visible", "request": "pageview" } } }