Sahil kumsalı üzerine büyük harflerle nakşedilen "Küresel Sumud Filosu" yazısının yanına dikilen Filistin ve Türk bayrakları, iki halk arasındaki güçlü bağı bir kez daha kanıtladı.
Saldırılarda vücudunun büyük bir kısmını kaybeden Ahmed el-Sufiri, tekerlekli sandalyesinden dünyaya seslendi. Sufiri, yıkık çadırların arasından gelerek verdikleri bu mesajın temel amacının, insanlık onuruna sahip çıkmak olduğunu belirtti. Türk halkına özel bir parantez açan Sufiri, yardım eli uzatan her bir bireyin çabasının Gazze halkının yaralarına merhem olduğunu ifade etti. Özellikle yaralıların tedavisi için gerekli olan protez ve tıbbi ekipmanların bölgeye sevkiyatı noktasında beklentilerin yüksek olduğunu vurguladı.
Dima Abid ise doğrudan Türkçe konuşarak sergilediği bu duruşla, kardeşliğin dilinin ortak olduğunu gösterdi. Göstericiler, İsrail ordusu tarafından hukuka aykırı şekilde tutulan aktivistler Thiago Avila ve Seyf Ebu Kişk’in fotoğraflarını taşıdı. Hatırlanacağı üzere, 29 Nisan’da Girit Adası açıklarında uluslararası sularda gerçekleşen müdahale, büyük bir infiale sebep oldu. 177 aktivistin maruz kaldığı sert muamele ve alıkonulan isimlerin gördüğü fiziki baskılar, Gazze sahilindeki bu eylemin ana motivasyon kaynağını oluşturdu. Gazzeli yaralılar, denizin diğer ucundaki dostlarına olan inançlarını koruyarak bekleyişlerini sürdürüyor.